pursaklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pursaklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2015 Pazartesi

SEÇİM TEMELİYMİŞ



21.08.2015 Milliyet-Ankara Gazetesi


Taze düzlenmiş arazi, üzerinde beton dökülmeye hazır temel kalıpları, ufku yaran büyük kepçeler, yükseğe çimento pompalayan vinçler, etrafa düzenle sıralanmış, hepsinin aynı biçimde damperleri kaldırılmış kamyonlar, sahnenin önüne yığılmış halk ve sahnede baş aktörler... Akyurt’taki Ankara Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nin temeli atılıyor. Tarih, 26 Mayıs 2015.



Hızlı ilerliyoruz!

5 yıldır lafı vardı Merkez’in, bu törenden sonra şimdi sular, çamurlar içinde bir temeli var artık. O kadar. 5 yılda Ankapark kadar olmasa da hızlı ilerliyoruz yani!



Daha önemli ve stratejik bir yatırım olmasına karşın 4 yıl sonra gelip öne geçti Ankapark. Maliyeti, 2 milyarı (katrilyonu) bulacakmış bitince. Fuar ve Kongre Merkezi ise yaklaşık 20’de 1’ine mal olacak; 150 milyon lira (trilyon) civarı. Hangisine daha çok ihtiyacımız vardı, hangisini daha kolay yapabilirmişiz, biraz da baş aktörler düşünsün sahnedeki.



Bizim hesabımız şöyle:

Üniversiteler kentinin, ülkenin savunma ve havacılık sanayisi gibi yüksek teknolojili sanayisini barındıran bir kentin, bizzat ülkenin başkentinin, fuar ve kongre merkezi yok. Olanı da kaptırdı. Her yağışta etrafı çamur ve göl olan Atatürk Kültür Merkezi’ne 20 tane tezgah kuruluyor, fuar diye bildiğimiz bundan ibaret. Kongre desen... Kongreye gelecek adamı eğleyecek bir kent olmadığımız için “Aman iyi ki gelmiyorlar” diye seviniyorduk bile.



Üflemek istiyorlar

Ancak Türkiye gibi Ankara da kabına sığamıyor artık. Yola çıkmak, dünyaya açılmak, birikimlerini değere dönüştürmek, bir dünya kenti olmak istiyor. Üzerindeki ölü toprağını atmak, tozlanmış yöneticileri ve bürokrasisine üflemek istiyor. Ancak tozlu idaresi ve pas tutmuş bürokrasisiyle istemek, davranmaya yetmiyor. Akılla organlar eşgüdümlü değil, başkent ahenkli yürüyemiyor.



Ankara Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve motorlu araç satış yerleşkesi OTONOMİ’yle beraber kuzeydeki zayıf ayağını güçlendirecek Ankara. Akyurt, Çubuk, Kazan, Pursaklar ve Kalecik arasındaki havzada, kuzeyin ve kentin şehirleşmesi biraz daha tamamlanacak. Bölge, ciddi bir ekonomik hareketin de merkezi olacak, başkentin uzunlamasına büyümesi de dengelenecek.



Ne temeliymiş?

Tamamlandığında, dünyanın ilk 100 fuar alanı içinde yer alacağını, yine dünyada, havalimanlarına yakınlığı dolayısıyla Dubai, Paris ve Berlin'den sonra, havacılık fuarı düzenlenebilecek dördüncü alan olacağını, kendi ağzıyla söyledi yetkililer. Kim itiraz etti de bu nitelikte bir tesisi başkente ve ülkeye kazandırmayı bekliyoruz? Üretmeden eğlenebilir mi insan?



Projeler önemli, törenler gösterişli, Ankara sabırsız ama elimizdeki bu; su birikintisi içinde bir temel numunesi. Seçim öncesi “Ankara sanayisinin, turizminin ve işsizlerin, çok acil ihtiyacıdır. Seçim temeli olmaması ümidiyle ülkeye ve Ankaralılar’a, hayırlı olmasını temenni ediyoruz” demiştik. Yaprak kımıldamadığına göre ne temeliymiş?

27 Mart 2015 Cuma

BEKLE Kİ FUAR KURULSUN



27.03.2015 Milliyet-Ankara Gazetesi


Tam bir Ankara klasiği, lafı var kendi yok işlerden oldu. Sanayicisinden turizmcisine, tüccarından üniversitesine kadar herkes, hafif eğilmiş eli kulağında, Akyurt’tan gelecek çekiç seslerini bekliyor. Lafı edileli 5’inci yılını, şirketi kurulalı 3’üncü yılını geçti, fuar ve kongre merkezinin temeli bile atılamadı hala. Ankara’nın her işi gibi bu işinde de kimsenin acelesi yok.



Yapamamaktan yoruluyoruz

Temmuz-Ağustos gibi bekliyorduk ama 2014’ün Kasım ayında da olsa ilk kazma vuruldu diye sevinmiştik. Hatta Büyükşehir Belediye Başkanımız Melih Gökçek, Akyurt’taki AK Parti 5. Olağan İlçe Kongresi’nde, “İnşallah en geç Ocak ayı itibariyle ihale yapılmış ve inşaata başlamış olacağız. Bunun da müjdesini size vermiş olayım” demişti. Mart ayının sonundayız.



Öğrendik ki temelin atılmasına 2 ay daha varmış. Bu yılı da ortalamış sayılacağız yani. O da temel atılırsa eğer. Altyapısı bitmeden üstyapıya ilişkin bir adım atmak mümkün olmadığı için cümle alem kulağımız Akyurt’ta. Hayal kurmaya devam ediyoruz. Fikrin ve Ankara’ya can suyu olacak kapının ışıltısı soluyor, planlar ertelendikçe erteleniyor, bittiğinde sevinecek ve sahip çıkacak takatimiz kalmayacak. Yaparken değil yapamamaktan yoruluyoruz.



Stratejik bir yatırım

Akyurt Kongre ve Fuar Merkezi, Ankara’nın en stratejik yatırımlarından biri olacak. Dediğimiz gibi sanayiyi, ticareti, üniversiteleri, en önemlisi de hiç olmayan turizmimizi ciddi biçimde etkileyecek. Şehrin kalkınması, canlanması için taze kan olacak damarlarında.



Yatırımlar ve özellikle sosyal hareketlilik açısından kuzeyi, en zayıf bölgesi Ankara’nın. Şehir merkezine bu kadar yakın ama zihinlerimizde uzak kalan Akyurt, Çubuk ve Pursaklar gibi ilçeler, bu tür yatırımlarla başkentin yaşamına, kültürüne de dahil olacaklar. Kazan’ın bu ilçelerle bağı güçlenecek, 20 dakika uzaklıktaki Kalecik’in turizmini, acilen gözden geçirmek zorunda kalacağız. Bu yatırım, bütün il sınırları içini ve çevre illeri de etkileyeceği gibi böylece kuzeyi cılız Ankara, eksik bir gelişmesini de tamamlamış olacak.



Bir ülkenin en iyi üniversitelerinin olduğu, büyüklükte ikinci ama nitelikte birinci sanayi yapısı olan, hele ki hiç turizmi olmayan başkentinde, uluslararası bir fuar ve kongre merkezi olmaması yeterince ayıptı zaten. Bir sürü etkinliğini kaptırdığımız gibi çadırda fuar yapar duruma düşmüştük epeydir. Ve o merkezi kurmak için hala nazlanıyoruz. Çok değişik bir düşünce yapısı var bu Ankara’nın, akıl ve mantıkla açıklanamıyor bazen.



Bu tavırla zor

Önü kestirilemeyen işlerde yavaş gitmek bazen daha iyidir. Ancak hesabı kitabı bu kadar belli işlerde gecikmek, kısa sürede fikri bile çürütebilir. Fuar ve kongre organizasyonları, yıllar önce planlanır. Bu yıl kurdum, hemen ertesi yıl kongreye gelsinler, fuar açsınlar demekle olacak iş değildir yani. Her geciktiğimiz gün, cebimizden gidiyor.


Ayrıca biliyorsunuz Türkiye’ye bir 2023 hedefi kondu. O tarihe, büyük yatırımlar ve gelişmelerle girmek istiyoruz. Bu planların içinde başkente biçilmiş görevler de var, çoktan yapmış olması gereken yatırımlar da. Gelin görün ki hiç acelesi olan bir kente benzemiyoruz. Yavaşlığı ve tavrı böyle devam ederse atılan hedefe epey geç ulaşacak Ankara’nın okları.