sezon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sezon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2016 Pazar

HAY ALLAH YİNE OLMADI!



16.09.2016 Milliyet - Ankara Gazetesi

Eveeett, Eylül-Ekim gelir, Kale’de muhasebe zamanıdır. Allah için Ankara Kalesi’ne bu yaz ne yapıldığının hesabına düşülür. 6 yıl sonra hala bu yıl da Kale’nin bitmeyen işleri itibariyle başkenti bir ‘istikrar abidesi’ olarak tanımlayabilir ya da ‘huylu huyundan vazgeçmiyor’ şeklinde veciz bir ifadeyle kestirip atan kanaat beyanında bulunabiliriz. Kolay olabilecek şeylerin olmadığı gibi sünüşü, kararsız düşüncelere garkediyor, duygularımız karışık...

Başa geleceği biliyoruz
Nihayetinde turizm mevsimi olan altıncı yazını da toz toprak inşaatla geçirdi Kale. Bu yıl da Kale girişinde 25 Nisan’da başlayan meydan düzenlemesi bir güzel mahalle sakini ve esnafını yıldırdı. 29 Nisan’da ‘Kale’deBir Adım Daha Atılıyor’ başlıklı yazımızda “..sezona yetiştirilmesi, esnafın zaten kısa olan bir yaz sezonunu daha kaybetmesini önleyecek” demiştik, o kadarcık meydanda çalışma bitmediği gibi durdu bir de. Yaklaşık bir aydır, tahta paravanların sakladığı bir sır.

Yani o cümleyi boşuna etmemiştik; hissi kablel vuku, çalışmanın bitmeyeceği içimize doğmuştu sanki. Yok efendim ne doğması.. 6 yılın tecrübesi... 6 yıldır kuruyoruz bu cümleleri. Başa geleceği biliyoruz. Temenni cümlesidir o düz cümle kılığında. İşte yine yaz bitti, meydan bitmedi, Kale esnafının ve dahi Ankara turizminin altıncı yazı da hikaye oldu.

Meydan düzenlemesi bitmediği gibi durdu sezon ortasında
Memur tuvalet
Bir türlü tamamlanamayan sokak aydınlatmaları, otopark sorunu, Kale duvarlarına yazı yazılması ve duvar menziline hacet giderilmesi, tuvalet derdi, bitmedi 6 yıldır. Hatta daha dün Milliyet Ankara Gazetemiz’in haberiydi ‘Memur Tuvalet’.

Kale içinde Büyükşehir Belediyesi’nin Turizm Danışma Bürosu var, arkasında da umumi tuvalet. İkisi de mesaili çalışıyor. Hafta içi ve Cumartesi günü akşam 5’te kapanıyor, Pazar tatiller. Resmi tatil ve bayramlarda da kapanıyorlar. Soru bombardımanı: Tuvalet ihtiyacının mesaisi mi olur, turist ya da ziyaretçi zaten tatilde geliyor, nasıl danışma bürosusun sen?

İki klozet iki çeşme
Memur büro ve tuvaletin, vallahi biz gazetecilerden daha düzenli bir hayatı var, bizden çok tatil yapıyorlar, kanına dokunuyor insanın. “Tuvalet kadar forsumuz yok, kendi başına bir başkentin turizmine damga vuruyor iki klozet iki çeşme” diye ağlayası geliyor insanın.
Kale'nin memur Turizm Danışma Bürosu ve tuvaleti
Bir de Kale girişinde, kuruyemişçilerin yukarısında bir tuvalet var, o da böyle ekabir, üstelik mesai mevhumu da yok onda. Kafasına göre açılır, kapanır. Şansı yaver olan fayanslarına, “Abi açık olduğunuz için teşekkür ederim, minnettarlığımın göstergesi olarak çıkarken ücretinizin 2 katını takdim edeceğimi bilmelisiniz” derken bulabilir kendini. Tuvalet değil hacet çetesi sanki, “Abi” dedirtecek ızdıraplı vatandaşa. Kim yüz veriyor bunlara?

Görüldüğü gibi bu mekanlar, şahsileşmiştir Ankaralı ve ziyaretçiler nazarında. Sorunlu semtin sorunlu şahsiyetleridirler, yıllardır da “Dur” diyenleri yok. “Duy” diyenleri dinleyenleri de yok. Bizim Kale ve turizm projesi, aydınlatmasından otoparkına, tuvaletinden meydan düzenlemesine, bu yaz da tehir, bir nevi mundar oldu.

2 Temmuz 2016 Cumartesi

TURİZM ALGIMIZ


01.07.2016 Milliyet - Ankara Gazetesi


Anıtkabir’le seçimler olmasa geleni gideni olmayacak başkentin. Yerli ya da yabancı, turist kavramı oluşturulamıyor başkentlinin kafasında. Kendi kendine, kendi başının çaresine bakan turlar ve turistler, hasbelkader kazara Ankara’yı ziyarete gelmiş gibi dolaşıp gidiyor şehirden. Otel yapmak dışında hiçbir turizm altyapımız yok. Diplomatlarla vize almaya gelenleri, bir de aktarmalı havayolu yolcularını turistten sayıyor, onları da geldiğine geleceğine, gezdiğine gezeceğine pişman ediyoruz zaten.

Sezon öncesi uyarıları
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü’nden, 81 il valiliğine olduğu gibi Ankara Valiliği’ne de 10 Haziran 2016 tarihli yazı gönderiliyor. Konu; (Turizmde) Yoğun Sezondan Önce Alınması Gerekli Tedbirler. 17 Nisan 2012 tarihli 85297 sayılı bu yazı, belli ki her yıl tekrarlanıyor. Ancak Genel Müdürlük hazır yazıyı Haziran’ın 10’unda yolluyor, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 13’ünde işletmelere aktarmaya başlıyor, bazı işletmeciler yazıyı, 30 Haziran’da görebiliyor.

Birçok ilde sezonun ortası gelmiş, Ankara’da 2 ay geçmiş, çok faideli uyarılar içeren ‘Yoğun Sezondan Önce..’ ibareli yazı geliyor. İşletmeci bakıyor, bir de etrafına bakıyor, “Komşu pansiyonun işi kesin bu, işletmemizi işletiyor” şeklinde şüpheye kapılıyor. Tarih itibarıyla çıktığı kaynaktan ulaştığı son adrese kadar, aleni işletme kastıyla gönderildiğini düşündürecek hissiyata gark ediyor okuyanı çünkü. Belki en geç Mart ki bazı iller için o tarih bile geç, yollanması gereken yazı, Haziran’ın sonunda işletmecilerin elinde oluyor.

Bir maddeye takıldık
Ankara’da hiç şaşırmayız böyle şeylere biz. Turizm de turist de yok nasılsa. Bir avuç tur Kapadokya ya da İstanbul’a geçerken uğruyordu, onlar da sanki bizim kaçırdıklarımız yetmezmiş gibi, son patlamaların ardından birer birer iptal etti turlarını. Sen ben bizim oğlan, birbirimizi ağırlıyoruz bu yıl da.

Yazıda gerçekten çok faydalı uyarılar var, rehberinden ulaşımına, kılık kıyafetten çevre kirliliğine, fiyat ve temizlik denetiminden güvenlik konularına kadar her şeye değiniliyor. Atık yağlar, piller bile düşünülmüş. Uygulasak memleketin her köşesi, turizm cennetinden geçilmez. Bizim gözümüz, bir maddeye takıldı kaldı. Şöyle diyor:
Kış şartları nedeniyle bozulan şehiriçi yolların, kaldırımların ve su, elektrik, telefon, kanalizasyon ve bunun gibi altyapı çalışmalarıyla ilgili bakım ve onarımların, yoğun sezondan önce yapılması..
Kale meydan düzenlemesi Haziran'da başladı
Ne biçim uygulardık!
Tüh, yazı geç gönderilmese iyiydi ya! Biz, Ankara Kalesi’nde 6 yıldır bitmeyen altyapı çalışmalarını tam sezonun ortasında başlatıyor, turizm sezonuyla bitiriyoruz. Yazının dediklerini hiç taktığımız yok. Bu yıl da aynen devam ediyoruz mesela. Ve bu 6 yılın her birinde, toz toprak ve otopark sorunu nedeniyle yeni tur iptalleriyle karşılaşıyorduk zaten. Yazı geç geldiği için miydi acaba?
Düzenleme, 2-3 işçiyle bu yazı da bitirir
İstanbul’a, Antalya’ya, Ege koylarına turist gelmeyince turist duasına çıkıldı ama bir de Ankara’nın halini düşünün; duasına çıkılacak turizmi bile yok. Meğer yazı geç geliyormuş, ondanmış. İdrak edene kadar sezon kapanıyormuş. 

Bakanlık’tan İl Müdürlüğü’ne, yerel yönetiminden işletmecisine, turizm algımızı takdimimizdir. Uyarılar 10 numara ama... Bir de turizm olsa Şam’da kayısı, ne biçim uygulardık vallahi!