sulak alan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sulak alan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2017 Cumartesi

MOGAN’IN SORUMSUZ KUŞLARI

23.09.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi


Gölbaşı’nın Mogan Gölü, ateşlerden önce betonla yakılmaya başlanmıştı zaten. 2013 yılından sonra, durup dururken sazlıklarda çıkan ateşler yakmaya başladı. Büyük ihtimalle içtiği sigara izmaritini söndürmeden atan ya da muhabbetten sonra ateşi söndürmeyen kuşlar çıkarıyor bu yangınları!
Şubat 2014 yangınlarından biri


Dünya Kuşları Koruma Kurumu’nun, Türkiye’deki 184 ‘Önemli Kuş Alanı’ndan biri olarak belirlediği Mogan Gölü’nde, geçtiğimiz Perşembe 21 Eylül’de, bir yangın çıktı. Kimi bütün yıl kimi mevsimine göre Mogan’da ikamet eden sorumsuz kuşlar, iyi yaktı barındığı, ürediği, yaşadığı sazlıkları; 700 dönüm kül oldu. Sosyal medyadan ilk gelen fotoğraf ve ifadelerde, aynı anda 3-4 yerde çıktığı belirtiliyordu yangının.

Sen ‘A Sınıfı Önemli Kuş Alanı’ ilan et, sonra da ettiğine bak şu kanatlı hovardaların!

Eylül 2017 yangınında 700 dönüm kuş yuvası kül oldu
Sonun başlangıcı
Haymanana yolu ile Konya yolu yönünde gölün bitiş bölgesi, 201 deniyor ama 227 kuş türünün sazlıklar arasındaki korunaklı evidir. Bazısı yazlık olarak kullanıyor, bazısı daimi kalıyor. Özellikle üreme bölgesi olarak kullanıyorlar gölün bu kısmını.

2013 yılından itibaren ama daha çok 2014 yılında, sık sık yanmaya başladı Mogan’ın sazlıkları. Yanış nedeni ya da yakanı tespit edemeyince geriye ev sahibi kuşlar kaldı şüphelenecek.
23 Ocak 2014 11 villa haberi
Haymana yolu tarafında gölün kıyısında bir tepe var, üzerine çıkınca göreceksiniz göl havzasında olmaması gereken barakaları, konteynır evleri, istiflenmiş moloz yığınlarını. Oraya kadar olan yerlerde göl çevresi yapılaşmıştı zaten, kuşların son kalesine gelmişti sıra. 2014 yılında 11 villa inşaatı, bir yılan gibi kıvrılarak başını uzattı buraya. Bu çimento özlü uzanış, gölün alemci kuşları için sonun başlangıcıydı.
Oh olsun!..
İnsanoğlu, bu gölün kıymetini bilmeyen kuşlara aman vermeyecek, alacaktı elinden parsel parsel yapılaşmasıyla. Alimallah birinci derecede korunması gereken ‘A Sınıfı Önemli Kuş Alanı’nı, aymaz ‘cik cik, vak vak, gak gak’ öten yaygaracı kuşların elinden, gözünün yaşına bakmadan söke söke almaya başladı. Siz kime kafa tutuyorsunuz oğlum!..

Bir defada 25 binden fazla su kuşu barındıran göller ‘A sınıfı’ sulak alan sayılıyor. Sayımlarda, bir defada 40 binden fazla kuşun sayıldığı dönemler olmuş. Üstelik bu, kış nüfusu. İnsan evladı (ise eğer), hiçbir korumanın işlemediği, kentin ve ilçenin en değerli doğal hazinelerinden biri olan bu sulak alanı, hayta kuşlara yar etmeyip işgalle iştigal ediyor şimdi çılgıncasına. Oh olsun!..


İnsan kadar akıl yok
Rantiyenin baş tacı yapıp, dağ tepe, göl dere demeden yapılaşmak suretiyle aklı ermeyen kuşlardan daha iyi değerlendirmenin gururunu yaşıyoruz nadide Mogan Gölü’nde. Sahip çıkmayanın malına, böyle ‘A sınıfı’ konulur işte sizi gidi kuşgiller. Yahu şu kuş milletinin, insan kadar aklı yok vallahi; bunca bin yıl uyanamamışlar ya göl manzaralı kaymaklı kadayıf arazinin rantına!

30 Mayıs 2013 Perşembe

ANKARA’DA BİR HALİÇ


28.05.2013 Milliyet-Ankara Gazetesi



Gölbaşı’nın gölü Mogan. “Karda, yağmurda, sabahında, akşamında, her mevsimde, günün her saatinde verecek ayrı bir pozu vardır Mogan Gölü’nün” derim anlatırken. Yakışıklı mı desem alımlı mı desem, göz alır. Hele karda ya da yağmurda,  hafif bir tepe üzerinden izlemeye doyulmaz. Ne kadar yakından bakarsanız o kadar az görürsünüz sanki Mogan’ı. Çevresi yemyeşil ve ferah olmalıdır ama şehir ve yapılar geldi, betonla sarıyor çevresini. Bir de can düşmanı taş ocakları var, tozu talaşıyla dibini doldurdu bu doğal güzelliğin. Böyle devam ederse Mogan’ın, “İmdat” çığlıkları da kalmayacak. Yapay park göletine çevirir, kuru su birikintisinde, otururuz manzara diye.



201 kuş türü yaşıyor

Mogan Gölü, ‘A’ sınıfı bir sulak alandır. Yani bir defada 25 binden fazla sukuşu barındırıyor demektir. Göl sadece insanların değildir, Türkiye’deki 456 kuş türünden 201’i, Mogan sakinidir. Balıkçıllar, sukuşları, kıyı kuşları, ötücüler ve yırtıcılarıyla 201 kuş türü… Ancak bundan daha fazlasıdır Mogan; 20 yılı aşkın süredir kış aylarında gerçekleştirilen su kuşu sayımlarında, bir defada 40 binden fazla kuş sayıldığı dönemler olmuş. Dünya Kuşları Koruma Kurumu’nun bilimsel ölçülerine göre Türkiye’deki 184 ‘Önemli Kuş Alanı’ndan biridir. Kuşun sevdiği yer güzeldir.



Cennet köşesinde ölen balıklar

Mogan Gölü’nü, 11 dere besler; Sukesen, Başpınar, Gölova, Yavrucak, Çolakpınar, Tatlım, Kaldırım ve Gölcük dereleri, başlıcalarıdır. Mogan da az ilerisindeki Eymir Gölü’nü besler. İnsanoğlu bıraksa tam bir cennet köşesi olacak yerler. Yine bıraksak Sazan, Kadife, Turna, Gümüş balıkları ve kerevit yuvası olacak ama her yıl özellikle yazın, suyun kirliliği ve oksijensizlikten toplu balık ölümleri gerçekleşir. Hemen “Konuyla ilgili inceleme başlatıldı” açıklamaları yapılır, gelin görün ki yıllarca incele incele bitmez, balıklar ölmeye devam eder. Bir zamanlar İstanbul’da, kokusuyla bile insanları öldürecek hale gelen Haliç gibi.



Eylem planı acil!

Ankara’nın Haliç’i olmaya aday Mogan Gölü için 23 Mayıs’ta bir açıkoturum düzenlendi. Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sedat V. Yerli, Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ahmet Altındağ, Prof. Dr. Nilsun Demir ve Doç. Dr. Akasya Topçu ile Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü uzmanlarından Sücaattin Baran konuşmacı olarak katıldı. Kısaca şu başlıklara dikkat çektiler:

- Elmadağ’dan inen derelerin sürüklediği kum, çakıl ve taşlar, Mogan’ı tehdit ediyor.

- Kirlilik nedeni Sukesen deresi için acil önlem gerekiyor. (Bu kirliliğin baş nedeni, andezit taşı ocakları)

- Koruma, kullanma esaslarının belirlenmesini sağlayacak bir eylem planının ivedilikle hazırlanması gerekiyor.

- Mogan Gölü de Haliç gibi temizlenerek kurtarılmalıdır.


Göl yoksa turizm de yok
Gölün su seviyesi 2-2 buçuk metrelere düşmüş durumda. En az 4-4 buçuk metreye çıkarmak gerekiyor. Bunun maliyeti de aşağı yukarı 90 milyon (trilyon) lira civarında. Tek başına Belediye’nin altından kalkabileceği bir iş değil. İstanbul’a,   nimetler sunmakta bonkör devletimiz, önce bu kirliliğin kaynağını kurutarak, sonra da ülkenin doğa harikalarından birini yeniden canlandırarak Mogan’ı geri kazanmamızı sağlayabilir. Sağlamazsa sağlayacak adam yok çünkü. Kenarında yemeyi içmeyi biliyor herkes. Mogan yoksa turizm de olmaz Gölbaşı’nda. Ankara Kalesi gibi, Atatürk Orman Çiftliği gibi, dünya güzeli Mogan Gölüne de sahip çıkamayan Ankaralılar ve içindeki devlet kurumları, utanır da sonra sahip çıkarız belki.