uluslararası fuar ve kongre merkezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uluslararası fuar ve kongre merkezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2018 Pazartesi

BİR ANKARA KLASİĞİ DAHA: FUAR ALANI



06.01.2018 Milliyet - Ankara Gazetesi

Başkentin, bir başka ortak çalışamama örneği... İşbirliği yapamama, ortak aklı kullanamama, ortak çıkarı gözetememe örneği... Sonra da İstanbullar gelir, önünüzdekini alır, afiyetle tadını çıkarır tabii. Herkes sadece kendiyle ilgili kısımla ilgilenir, kişisel çıkarlar şehrin çıkarlarından önce gelirse sanayiniz de ticaretiniz de o kadar olur haliyle. İşin bütünü değil, bir kısmı hallolur çünkü.



Bir hovardalık hali

Oysa kent yararı için günü kurtaran çözümler, bir kesimin işini halletmek çare değil. Neredeyse bir asırdır, kuyruğunu kovalayan bu kısır döngüden kurtulamıyor ülkenin başkenti. Vatandaşından siyasetçisine, iş adamından uzmanlarına, ortak çıkarlarda söz ve işbirliği yapmayı beceremiyor. O yüzden nimetler kadar kişiliğini de kaybetmiş bir şehir var ‘başkent’ diye elimizde. En olabiliri bile olamaz hale getiren bir kargaşa, dağınıklık yumağı.



Her konusu böyle olmaz ki bir şehrin. Çarşıya dükkan eklenirse çarşı büyür. Çarşı büyürse üretim artar. Üretim olursa iş, ekonomi ve toplumsal yaşam olur. Şehir dediğin önce bu temel sorunlarını çözme becerisine sahip olacak. Memur maaşlarına talip ekonomi anlayışı, tüketici bir şehirden öteye götürmedi Ankara’yı. Şimdi üretmeye talip, denizi bulmadan su birikintisinde boğulacak neredeyse; hayati konularda işbirliği yapmamak gibi bir hovardalık hali içinde.

8 yıldır Akyurt'taki fuar ve kongre merkezi bu aşamada
Ankapark girdi araya

Akyurt’ta kurulması düşünülen Ankara Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi, “Şirketi kurduk, başlıyoruz” dendikten sonra 8’inci yılına giriyor. 26 Mayıs 2015’de atılan göstermelik temeli, kurbağalara ev sahipliği yapan bir su birikintisi o günden bu yana. Alanın maliyeti, ihalesi tartışılırken bir de baktık yaklaşık 2 milyar (katrilyon) maliyetli, şimdi başımızdan nasıl atacağımızı düşündüğümüz Ankapark girdi araya.



Oysa Akyurt Fuar ve Kongre Merkezi, 20’de 1’ine mal olacaktı Ankapark’ın ve sanayi üretiminin geldiği noktada çok acil bir ihtiyaçtı üretilenin pazarlanması açısından. Savunma, havacılık, raylı ulaşım sistemleri, tıbbi araçlar, haberleşme, nükleer enerji, yenilenebilir enerji, kauçuk, iş ve inşaat makineleri alanlarında kümelenmelerini tamamladı, yeni ürünler ve bunlar için pazarlar yaratmaya hazırlanmıştı Ankara.



Ayrıca başkentte, fuarlar kadar bir kongre merkezi olma altyapısı da oluşuyordu yavaş yavaş. Yavaş yavaş çünkü unu, şekeri, suyu birleştirecek söz ve işbirliği orada da yapılamıyordu. Sonuçta 8’inci yılına girerken fuar ve kongre merkezi, bir türlü yapılmadı, yapılamadı.



Mustafa Tuna
Başkan patladı

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna, 4 Ocak’ta Habertürk televizyon kanalında adeta isyan etti: “..Fuar alanı konusu ben 2005-2006 yıllarında milletvekiliyken de gündeme gelen bir proje.. Ben göreve geldiğimde, ‘Nerede ve nasıl istiyorsanız bir an önce yapılsın..’ dedim. Toplantıda ihalenin tarihi kararlaştırıldı. Nasıl oldu ne oldu, Sayın Cumhurbaşkanımız’ın da katıldığı ATO’daki bir toplantıda TOBB ve ATO Başkanları, farklı bir şeyler söylemiş, benim haberim yok. ‘Biz fuar alanının yerini uygun görmüyoruz’ demişler. AŞTİ’nin olduğu yeri önermişler.. Odalar, ulaşımla ilgili sıkıntı olacağı gerekçesiyle Akyurt’u istemediler.. ” dedikten sonra “..12-13 senedir konuşulan mevzuda ben geldikten sonra mı yer sorun oldu.. Hala bu konu konuşuluyorsa fuar alanı istemiyorsunuz demektir..” diye patlamış Başkan.



Demek istediğimiz buydu

Başbakan’la görüşüp, metro hattının çözülmesi konusunda söz alınınca konu tatlıya bağlanmış. İşte demek istediğimiz buydu; konuyu ortak akılla değil, kendine göre çözmeye çalışmak derken. Bunca zamandır bizim duyumlarımıza göre maliyetler nedeniyle gecikiyordu alanın inşaatı. Onu halletsen bu çıkıyor. Halbuki uzmanları da katıp fikir üretilse merkezin yeri önemli olmayacak, ziyaretçileri şehre katacak önlemler alınabilecekti.


Görüldüğü gibi kendi ayağına dolanmakta pek mahir memleketin başkenti. Fuar alanı da sündürülen klasikler arasında yerini aldı böylece.

31 Ekim 2017 Salı

ANKARA 2019’A YETİŞİR Mİ?



31.10.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi


Aday da olsa emanetçi de, şimdi de seçimden sonra da hangi partiden olsa fark etmez, gelecek başkanın Allah yardımcısı olsun. Başkenti 2019 yerel seçimlerine yetiştirmekse mevcut koşullar içinde imkansız gibi bir şey. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ilişki ve işlem tarzını anlamaya bile yetmeyecek bir tarih 2019. Şahsına münhasır bir belediye, dönemler lazım normale çevirmek için.

Hiç ihtimal yok mu? Var...

Ne bekliyor başkanı?
Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturacak başkan ya da başkanları, öncelikle kemikleşmiş ilişkiler ağı bekliyor. Fosilleşmiş kadrolar dışında kamu kurumlarının içinde olmaması gereken ilişkiler, yüksek bir duvar gibi daha giriş kapısında dikilecek yeni başkanın karşısına.

2 yıl önce yaklaşık 6 milyar yani 6 katrilyon borcu telaffuz ediliyordu belediyenin. Tam rakamı, hiçbir zaman hiç kimse bilemiyor. Birçok Belediye Meclisi Üyesi, birçok projenin maliyetinden habersiz. Yeni başkanı, açınca içinden yaylı kukla fırlayan sürpriz bir kasa bekliyor olabilir. Yutkunarak, sürprize hazırlıklı aralamalı kapısını.
Yaklaşık 2 katrilyona mal olan Ankapark için 8 Kasım 2016’da, “Bu (Ankapark)Belediye’nin sırtına yük olur” dedi Melih Gökçek
Zor kararlar
Başlamış, israf sayılabilecek ya da tartışmalı projeler, ateşten alınmış kestane olarak doğrudan eline bırakılmış olacak yeni başkanın. O kadar para harcanmış, devam mı etsin, durdursun mu mesela Ankapark’ı? Ya da ODTÜ Ormanı’nın ağaçlarını geri mi diksin, Atatürk Orman Çiftliği’ndeki yol ve yapıları kaldırsın mı yanlışlık varsa?

Toplu taşımaya çare 1994 Ulaşım Ana Planı’nda yer alan ama çivi çakılmayan Kızılay-Dikmen, Dikmen-Sokullu, Söğütözü-100.Yıl, Dikimevi-Önder, Dikimevi-Doğukent, Etlik-Tandoğan metrolarını mı yapsın, borç mu ödesin? Esenboğa hattını da ekleyelim... Yoksa Ulaştırma Bakanlığı mı yardımcı olur?

Her yağışta sel olan cadde ve sokaklar için altyapı çalışmasına girse, 2019’a ne kadarı yetişir? Şehrin altı, 40 yıl öncenin hatırası bir yandan.
7 yılda Akyurt Kongre ve Fuar Merkezi için yapılan bu kadar
Bekleyen bitemeyenler
Hemen başlasa Akyurt Kongre ve Fuar Merkezi’nin meyvesini toplamak en az 10 yıl alır. “Yapılacak” diye diye, 7 yılı harcadık bu arada. Ankara Kalesi’nin altyapı ve çevre düzenlemesi de 7 yıldır bitmedi. Yani hiç olmayan turizmi için hiçbir şey yapılmayan bir şehir devralacak yeni başkan, “Başladım” dese en az iki dönem başkanlığa ihtiyacı var sonuçlarını görmek için.

Geri getirilemeyecek pek çok tarihi Cumhuriyet yapısı yanında özgün yapısı tamamen bozulan Hacıbayram ya da İsmetpaşa Mahallesi’ne ne yapabilir, Saraçoğlu Mahallesi’ne ne? Kentsel dönüşüm kontrolden çıktı, toplumu dönüştürüyor olumsuz uygulamalarıyla.
Genelsemte dönen sanayide olağanlaşan ticaret

Genelev yıkıldı, sokağa indi fuhuş, ‘genelsemt’ oldu bazı bölgeler. Cümleten izliyoruz yetkililerle. Merkezi İş Alanları (MİA) yapılacak diye yıkılıp 14 yıldır mezbeleye dönüşen İskitler’deki Demir Sanayi ve Ata Sanayi bölgeleri de maalesef bu genelsemtlerimizden biri oldu.

Çaresi var
Dosyalar açıldıkça açmazlarla boğuşacak yeni başkan. Çeyrek yüzyıldır uzmanlarla çalışmayan bir şehirleşmeyi çözmeye çalışacak. Daha pek çok birikmiş arapsaçı misali girift sorunla Süpermen olsa 2019’a yetiştiremez Ankara’yı. Ama çare var...

Çare; ya bir defaya mahsus devlet el atacak ve ilgili tüm kurumlarıyla devletin başkentini sağlığına kavuşturacak çalışmalara hızla başlayacak ya da belki başkent gelecekte de korumaya alınacak biçimde özel bir yasaya tabi tutulacak. Bu iyi niyet gösterilirse her şeyin 2019’a kadar yetişmesinin önemi kalmaz. Niyetten emin olursa Ankaralı, alışık, sabretmesini de bilir.

18 Şubat 2017 Cumartesi

AKYURT PROJESİ TEMELDE ÇATLADI



17.02.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi

Bırakın Akyurt’u Çubuk’u, Ankara’ya, bölgeye, Türkiye’ye çok katkısı olacak bir projeydi. 7’nci yılını idrak ediyoruz, elimizde kurbağaların tatil diyarı su birikintisinden temel çukurları var sadece. Akyurt Kongre ve Fuar Merkezi, başkentin metro gibi sündürülmüş ‘ciklet projeler’ sıralamasına üst sıralardan girmeyi başardı hakkıyla.

2014 Kasımı’nda ilk kazma vuruldu, Büyükşehir Belediye Başkanımız Melih Gökçek, Akyurt’taki AK Parti 5. Olağan İlçe Kongresi’nde, “İnşallah en geç Ocak (2015) ayı itibariyle ihale yapılmış ve inşaata başlamış olacağız. Bunun da müjdesini size vermiş olayım” dedi, 26 Mayıs 2015’i buldu temelin atılması. Seçim öncesiydi... Ağustos’un 21’inde ‘Seçim Temeliymiş’ diye yazdık, yaprak kımıldamıyordu çünkü. İstihareye yattık o günden sonra.
Akyurt Kongre ve Fuar Merkezi temeli kısa süre sonra bu hale gelmişti
Rahatsızlık göstergesi
2017’ye geldik, 13 Şubat’ta Ankara Uluslararası Fuar Alanı ve Kongre Merkezi’nin şirket yönetim kurulu toplandı. Şirket Yönetim Kurulu Başkanı Melih Gökçek başkanlığındaki toplantıya Ankara Sanayi Odası(ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş ile Ankara Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği Başkanı(ANKESOB) Mehmet Yiğiner katıldı ama Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği(TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ankara Ticaret Odası(ATO) Başkanı Gürsel Baran ile Ankara Ticaret Borsası(ATB) Başkanı Faik Yavuz üçüncü kez katılmadı.

Üyeler üçüncü kez katılmayınca Genel Kurul, 27 Şubat’ta olağanüstü toplantıya gitme kararı aldı. Her ne kadar üyeler mazeretleri dolayısıyla katılamadıklarını belirtse de bu süreç, uzun zamandır bu projenin gecikmesinden duyulan rahatsızlığın şirket içindeki dışavurumudur. Dünya büyük bir ekonomik savaşın içine girmişken 2017 yılında, hiçbir iş bu kadar sünemez.

Eğleşme çağı geçti
Dönemin Ankara Valisi Alaaddin Yüksel’in kentin turizmi açısından da büyük katkıları olacağını düşünerek ön ayak olduğu bu projenin gecikmesinden, sadece şirket yönetim kurulu üyeleri rahatsız değil. İlçeler, turizmciler, ürünlerini dünya pazarına açmak isteyen sanayiciler, uluslararası etkinliklerle ticaretini canlandırmak isteyen tüccar, üniversiteler, teknokentler, herkes rahatsız. Ne üyelerin ne Ankara’nın ne de Türkiye’nin böyle gecikmelere tahammülü var. Bir hedef koyuyorsanız hemen harekete geçeceksiniz, hayallerle eğleşme çağı geçti.

Fuar dediğiniz, kongre dediğiniz, ‘bugün açtım yarın gelsinler’ işi değil. Organizasyonu en az 2 yıl önce başlayan, bazıları yıllar öncesinden planlanan işler. Her gün, her hafta, her ay, katlanan gecikmeler olarak dönüyor size. Çünkü başka ülke ya da şehirlere kayıyor o organizasyonlar. Şu anda dünyada oluşan ekonomik durum, her zaman da ele geçmeyecek bir fırsatlar ortamı. “Tren değil füze bu seferki” demiştik, kaçırdınızmı bir kere, yüzlerce yıla mal olacak yakalama çabalarımız. Öte yandan ömrümüzden gidiyor.

Olmayacaksa bilelim
Akyurt Kongre ve Fuar Merkezi, gecikmemesi gereken bir projeydi, çok gecikti. Proje daha temeldeyken çatladı sabır taşları. Yapılamayacaksa şirket kapansın, biz de bilelim, hayallerle avunmayalım. Belki Sincan, Çayyolu, Keçiören metroları gibi, ona da bakanlıklar el atar da başkentin en hayati projelerinden biri daha, füze kalkmadan gerçekleşmiş olur.