zafer parkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zafer parkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2018 Çarşamba

ZAFER PARKI’NDAN METRO ÇIKACAK


24.07.2018 Milliyet - Ankara Gazetesi

Zafer Meydanı, yüzü yeni şehire dönük Mareşal Atatürk Anıtı ve yanlara açılmış kollar gibi parklarıyla eski şehrin yenisini kucakladığı yerdir. Geniş ve ferah iki parkla bu kucaklaşmayı Ankaralılar’ın da paylaştığı yer olması tasarlanmış büyük ihtimal. Eski Ankara’nın, yeni devlete ve dünyaya açıldığı yer Zafer Meydanı.
Bugün anıtı bile seçilemeyen Zafer Meydanı..
Bunu anlayamayan yöneticiler yönetti bu şehri. 1960’da başlayıp 1968’de biten Zafer Çarşısı, bir kolunu kırdı bu kucağın. 28 Mart 1986’da az kalsın diğer kolu kırılacaktı Danıştay mensupları pencereden görüp de parka inmeseydi eğer. O arada 3 çınar ağacı kesilmişti bile. Dava açtılar, 60 yıllık ağaçları kesecek proje iptal edildi. Ha, çok ulvi bir amaç için kesiliyorlardı; otopark yapılacaktı yerine!
Gülseren Gönül'ü 2017 Ocak ayında kaybetmiştik

Gülseren zincirlemişti
Kendi gibi kalbi de büyük ülke çapında ünlü basketbolcumuz Gülseren Gönül’ün dedesi, park yapılması koşuluyla bağışlamıştı araziyi. Gönül, kendisini ağaçlara zincirlemek zorunda kalmıştı kesilmesinler diye.

Ağaçların mı parkın laneti midir, Zafer Çarşısı ölü doğmuş bir çarşıydı adeta, davetkar değildi, tutmadı. Okullar açılırken kitap ihtiyacı olanlar da doldurmasa rağbet görmedi oldum olası. Anlaşılması zor, eskiden içinde çay bahçesi olan çarşının yerindeki park, işlevsiz boş bir alan olarak kaldı hep.
Zafer Çarşısı yapılmadan önce..

Taciz bitmiyor
Anlayamayan yöneticilerin Zafer Meydanı ve parklarını tacizi, bitmek bilmedi. 1927’de yapılan Mareşal Atatürk Anıtı yolun ortasına sıkıştıkça sıkıştırıldı, azameti ve anıt niteliğini kaybetti neredeyse. Yol ortasında reklam tabelası kadar dikkat çekmiyor artık. Daha ilk yağışta ve sonraki her yağışta su basan Zafer Çarşısı, 1 buçuk yıl önce sözde yenilenmişti.
Bir avuç kalan Zafer Parkı'nın diğer kolunu da metro kıracak
Mülkiyeti Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan Zafer Parkı, 2004 yılında Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu tarafından tescil edilmişti. Bir ay önce aynı Kurul’un onayı ile yeniden düzenlenmesi şartıyla Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na geçici olarak tahsis edildi. Kızılay Metro Hattı Yapım ve Elektromekanik Sistemleri Temin, Montaj ve İşletmeye Alma İşleri kapsamında kullanılmak üzere, 2020 yılı sonuna kadar bedelsiz olarak... Keçiören metrosu, buradan çıkacak anlaşılan.

‘Mağlup Meydanı’ olacak
Zafer Meydanı, sonunda ‘Mağlup Meydanı’ olacak ve eski devletin yeni devlete, eski ülkenin yenisine açıldığı simgesel eşik, kendi torunları eliyle tamamen ortadan kaldırılmış olacak. Şehrin ortasında soluklanacak yer de bırakmayacak biçimde hafızayı sile sile gidiyoruz bakalım. 90 yıl öncekinden çok daha kötü bir şehirleşme ve tarih bilinciyle...
Ağaçlar numaralanmış, çıkış yerleri işaretlenmiş
Fotolar: Mimarlar Odası Ankara Şubesi

8 Şubat 2017 Çarşamba

ÖLÜ DOĞAN ÇARŞI: ZAFER ÇARŞISI



07.02.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi

Kaç metrekare kaldı Zafer Parkı’nın diğer yarısı, sıra ona geliyor galiba. Yıkılan Danıştay binasının yerine başlayan inşaat çalışmaları, oncağız parkın bir kısmını hırpalamaya başlamış bile. 28 Mart 2012’de ‘Zafer Değil Mağlup Meydanı’ demiştik geldiği hale, hırsımızı alamadık, tuş etmeye hazırlanıyoruz herhalde.

Kırıldı kolu
1927’de yapıldı Zafer Anıtı. Kurulan yeni şehre dönüktü Mustafa Kemal’in heykeli. Sonra o semtin adı Yenişehir oldu zaten. Yolun iki yanında, iki parkla genişletilmişti görüş alanı. Yeni Türkiye’yi kucaklamak için iki yana açılmış kollar gibiydi parklar. Dar sokaklı, varsa eğer caddesi de dar Türkiye, geniş bir bulvarla buradan dünyaya açılışını ilan ediyordu adeta. O bulvarı daralttı, parkları binalar arasında boğdu, bir kolunu da kırdı sonra dar görüşlüler.
Zafer Parkı'nın Zafer Çarşısı için kırılan kolu
1960 yılında, yer yokmuş gibi, şimdi Zafer Çarşısı’nın üstünde kalan parkın yarısını çarşı yapma kararı alındı. 1968’de inşaatı bitmeden esnaf dükkanları açmaya başladı. Yerin altı çarşı, üstü sözde kır kahvesi, gazino olacakmıştı. O günden beri böyle bir şey gören var mı? Çarşıya kurban edildi Yenişehir’e açılan yeşil vaha.

İkinci sivri akıllılık
28 Mart 1986 günü... Karşı taraf, Zafer Parkı’nın diğer yarısı... Danıştay mensupları, testere sesleriyle irkildi. Camdan baktıklarında, Yenişehir’in 60-70 yaşındaki ilk ağaçlarına kıyıldığını gördüler. Çevredeki vatandaşlarla testerelerin önünde durdu, üzerine bastılar ayaklarıyla. Dava açıldı, proje iptal edildi. Otopark yapmaya kesiliyormuş meğer ağaçlar. Anayasa Mahkemesi Başkan Vekilliği de yapmış Güven Dinçer’di birinci el şahidimiz.

İkinci sivri akıllılık denemesi başarısızlıkla sonuçlanıyor, gırtlağına basmış binalar arasında bugüne kadar dayanıyordu bir kanadı kırık parkımız. Yazın o küçücük alanın, ne çok kullanılan bir park olduğuna şaşıyoruz hala.
Zafer Çarşısı'nın üstü beton asfalt yığını ölü bir alan yıllardır
Esnafla gitti kalan da
Zafer Çarşısı’na dönersek... Kitapçıları vardı ama onlar da canlandıramadı çarşıyı. Çok kokladık kitap esansını, çok gezdik sergi salonundaki sergilerini, çay ocağında çok çay içtik ama bir türlü sahiplenme duygumuzu ateşleyecek enerjisini yakalayamadık. Çarşılar davetkar olur, bu “Git” diyordu kalmak isteyen bile varsa. İhtiyacını gören çıkıp gidiyor; kalmak, zaman geçirmek için cazip bir özelliği, ruhu yok çünkü.

Yaklaşık 2 buçuk yıl önce çarşı tadilata sokuldu. Esnafın burnundan getirilerek 2 yıl sürdü 2 ay denen çalışma. 1969’dan beri dükkanı işleyen Ankara’nın meşhur ‘İpekçi Cemal’i Cemalettin Tatlı gibi esnaf dayanamadı, terk etmek zorunda kaldı ayağı alışmış müşterilerini. Azıcık bir hatırı varsa esnafın gidişiyle rahmetli oldu o da. Yeni halini bir kez gezdik, çok geçmeden ilk yağmurlarda su bastı çarşıyı.
‘Gibi’si fazla
Zafer Meydanı’na, boşuna ‘Mağlup Meydanı’ demedik; kendi halkına yenildi zaferin ve yeni Türkiye’ye açılan kapının simgesi. Trafiğin ortasında kayboldu Mustafa Kemal’in heykeli. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında kopan çelengi de yerine konmadı 6 aydır. Zafer Çarşısı’nın üstü, ot bitmeyen, hiçbir işe yaramayan asfalt yığını şimdi, çöp biriktiriliyor. Yıkılan Danıştay binasının yerindeki inşaat da zaferin parkının diğer kanadını kırmaya hazırlanıyor gibi. Sanki ‘gibi’si mi fazla bu cümlenin?