evsizler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evsizler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2017 Pazartesi

KIŞ BAŞLAYINCA



02.12.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi

Başkentin, doğalgaz ve elektrik kurumlarıyla sınandığı mevsim oldu kış. Son 6 yıldır, her kış sorunlarla gündeme geldiler. İletilen sorunların çözüleni oldu, çözülmeyeni daha çok oldu. Vatandaştan hariç, koca koca kurumlar, firmalar arıyordu “Derdimize çare, bizi dinlemiyorlar” diye. Bizi de pek dinlemediler, her kış aynı konuları hazırlatıp durduk belki bu kez işe yarar diye.

Açılışı yaptık!
Bu yıl açılışı, Hürriyet Ankara Gazetesi’ndeki ‘Ankaralılar’a Kış Öncesi Doğalgaz Sayacı Şoku’ başlıklı haberiyle Fatih Tekeci arkadaşımız yaptı. Başkentgaz, soğuk havaların hissedilmesiyle ön ödemeli (kartlı) doğalgaz sayaçlarının değiştirilmesi için abonelere tebligat göndermiş, “Tebliğ tarihinden itibaren 14 gün içinde sayacını değiştirmeyen abonenin gazının keserim” demiş.

Ön ödemeli sayacını mekanik sayaç ile değiştirmek zorunda olan abonelerin, ocak kullanımı için 20 TL, ocak-şofben, ocak-kombi için 60 TL, güvence bedeli olarak da 406 TL ödemesi isteniyormuş. Tebligatı alan vatandaş da zamanında bu sayaçları alırken ödedikleri 300 doları sormuş. Tek yönlü iletişim olduğu için bu kurumlarımızda, sorduğuyla kalmış.

Muhatap bulana aşkolsun
Kışla beraber vatandaşlar aramaya, kesinti ve arızlardan şikayet etmeye başlamıştı ki evvelki gün Hotel Yeni’nin sahibi Ahmet Çavuşoğlu’nun hararetli, isyanla karışık yakınışını dinledik: “5 saattir elektrikler kesik, 5 saattir hiçbir muhatap bulamıyoruz. Turistler kalıyor bu otelde, hem paralarını alıyor hem rezil ediyoruz, kendimiz de rezil oluyoruz” dedi.

Ankara Ticaret Odası Başkanlığı yapmış, babadan otelci, başkentin en eski oteli Cihan Palas’ın sahiplerindendir. ‘Yeni’ adıyla Ulus’ta hizmet vermeye devam eden otelinde, yılların birikiminin en temel ihtiyaçlar nedeniyle heba olmasına çok kızgındı.
İstersen sorgula!..
Benim dahil olduğum kadarıyla biz de vatandaşla ne doğalgaz ne elektrik kurumlarımızda, 6 yıldır muhatap bulamıyoruz Ahmet bey” dedim. Zamanın Ankara Valisi bile söz geçirememişti. İnşaatı bitmiş, içine insanların girip oturduğu koca koca sitelere bağlanmayan gazlar, elektrikler yazmıştık. Çağrı merkezi eğliyor, yetkilileri, pinpon topu gibi birbirine hoplatıyordu mağdurları. Arıza çağrılarına lütuf buyurup yanıt verilirse o da “Siz kazdırın, arızanın yerini tespit edin, gelir tamir ederiz” şeklinde oluyordu. Lakin tahsilatta, masraf çıkarmada, son teknoloji en hızlı iletişim kanalları ışık hızıyla işliyordu maşallah.

Bu altyapıyla nasıl olacak?
Bu arada elektrik kurumumuz, koca bahar ve yaz geçti, kazı çalışmalarının yapılamayacağı mevsimde sokakları kazıp hat döşemeye başladı. Bıraktıkları çamurun üzerinden zıplıyor, sıçrama menzilimiz kısa kalırsa içine düşüyoruz bir aydır. Nereyi anlatıyoruz; memleketin başkenti Ankara’yı...

Yüksek teknolojili sanayi üretimine geçiş hazırlıkları yapan, doğa, tarih, kültür, kongre ve fuarcılık turizmine yönelik yeni yatırımlar planlayan, ülkenin en eğitimli insanlarının yaşadığı başkentte, en temel ihtiyaçların çözülemeyişini şikayet ediyoruz 2017’de.

Dikkatinize: Kışın hele ki başkent ayazının dayanılmaz soğuğunda sokakta kalanlar ve evsizler için Ankara Valiliği ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetleri var. Valiliğe ve Belediye’nin ALO 153 hattına haber verirseniz gelip, ilgileniyorlar.

10 Ocak 2015 Cumartesi

SOĞUK SOKAĞIN İNSANLARI



09.01.2015 Milliyet-Ankara Gazetesi


Soğuk, çok soğuk. Biraz sokakta dolanınca “soğuk” demek te yetmiyor. Bu Sibirya soğukları, mesken belledi bizim memleketi. Her yıl turist gibi 15 gün, 1 ay uğruyor. Otur oturduğun Sibirya’da, burada ne işin var a çok soğuk? Hele Ankara, zaten kış ayazıyla meşhur, şanına niye gölge düşürüyorsun? Şanıyla beraber sokaklarını da perişan ediyor, fakirlere evsizlere, çaresizlikten çaresizlik beğendiriyorsun.



Kimsesizlerin kimsesi olabiliriz

Soğuklar basınca biraz insafı olanın aklına düşüyor fakir fukara. Ankara’da vicdanlarımızın rahatlığını, Ankara Valiliği’nin yaklaşık 4 yıldır sürdürdüğü bir uygulamaya borçluyuz. ‘Kimsesizlerin Kimsesi’ uygulamasında evsizleri, kimsesizleri sokaklardan topluyor, aklayıp paklayıp otele yerleştiriyor, hastalığı olanı tedavi ettiriyor, işsiz işle kayıplar, ailesiyle buluşturuluyor. Devlete de millete de en yakışanı yapılıyor. Bizler de bu duruma düşmüş vatandaşları,  ALO 183’ten haber verebiliyoruz.



Sığınmacıların sefaleti

2 yıl önce yine Milliyet Ankara Gazetesi olarak, haberden öte yüreğimiz dayanmamış, Afgan mültecilerin derdine düşmüştük. Aylarca yaşadıkları Lozan Parkı’na soğuk inince uluslararası yardım örgütleri değil, vatandaş sahip çıktı mültecilere. Çok geçmeden daha beteri geldi başımıza.



Suriye’deki iç savaştan kaçan yüzbinlerce Suriyeli sığınmacı, sel gibi aktı kent merkezlerimize. Binlercesi de Ankara’nın payına düştü. Kışın bile ılıman iklimin sürdüğü ülkeden, kış ayazı meşhur Ankara sokaklarına kaçmışlardı. Üstündekilerle gelmiş, yokluk ve sefalet içinde bulduğu boşluğa yerleşmişlerdi. Bırakın turist Sibirya soğuklarını, bizim paltoyla botla dayanamadığımız Ankara ayazında, ince eşofman üstü ve çıplak ayakla dolaşan çocuklar doldu sokaklara.



Bir naylon bir kilim

Yazı İşleri Müdürümüz Ömür Ünver’in İsmetpaşa Mahallesi’ndeki Suriyeliler’in durumunu yansıtan haberi ise katmerlisiydi; kendilerinden başka bir şey olmayan çadırlarda, boşaltılmış yarı yıkık gecekondularda, yaşam mücadelesi veriyorlardı. Soğukta, bir ince naylon ya da kilim üzerinde yatıyordu bebekler. Ne soba ne kömür ne battaniye ne kışlık giysi, bakiyesi üstündekilerden ibaretti tüm varlıklarının. Çok soğuk, anlatırken içi üşüyor insanın!



Uluslararası görmezler duymazlar

Bu sefalet manzarasına şahitlik ederken kendi fakirimizi unuttuk resmen. Ancak bizim kalbimiz, işine gelmeyince kör, işine gelmeyince sağır olan uluslararası kuruluşlar ve yardım dernekleri gibi dayanmaz böylesi acizliğe. Dayanmıyor da... Gelin hem kendi evsizlerimize hem Suriyeli kardeşlerimize, gücümüz yettiğince sahip çıkalım. Hem onların eline hem unutulan insanlığımıza dokunalım.


Not: Yazıyı yazdığımız sırada Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar’ın, Suriyeli sığınmacıların yoğunlukla yaşadığı İsmetpaşa’yı ziyaret ettiği haberini aldık.