mobese etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mobese etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2012 Perşembe

KALE’DE ÇALIŞMA MEVSİMİ


06.03.2012 Milliyet-Ankara Gazetesi

Geçtiğimiz hafta iki gün Kale’deydim. Şehir dışından misafirlerimi, bir yemek ya da çay, kahve için mutlaka götürmeye çalışıyorum. Hamamönü’nde, Hacı Bayram’da yapılan düzenlemeleri gösteriyor, ardından Kale’ye çıkarıp, yapılacak düzenlemeleri anlatıyorum. Bazılarıyla günün yarısını, geze dinlene Kale çevresinde geçiriyor, akşamı orada ediyoruz. “İyi bakın, birkaç yıl sonra buraya gelmek için siz beni zorlayacaksınız” diyorum.

Kale’de kar keyfi
Biri gece, diğeri öğlen yemeğiydi. 28 Şubat günkü öğlen yemeği öncesi atıştıran kar, yemek sırasında şiddetlendi. İlk kez kar yağışını Kale’de karşılıyordum. Paha biçilmez görsel bir şölenmiş meğer. Arkadaşlarım ilk kez, bense bir kez daha aşık oldum Kale’ye. Kar beyazı, bu kadar mı yakışır bir yere? Gramofon Kafe’de, gramofona bir de taş plak attırdık, çayları, kahveleri yudumlarken şarkılara, hep beraber eşlik ettik. Kar taneleri, bu kadar mı yakışırmış kat kat alçalan, kiremitleri baygın yorgun çatılara!

Keyfinden, uçaklarını kaçırıyordu az kalsın arkadaşlarım. Kalkamadık çünkü bir türlü. Kale’ye, Sıhhiye’den, Kızılay’dan  başka bir kar yağıyordu sanki. Büyülendik adeta, içmeden sarhoş olduk cümleten. Soba üstünde kestane bile çevirdik, daha ne diyeyim!

Kale’de son durum
Huylu huyundan vazgeçmiyor, 2 gün dolaştığımız yerlerde sormazlık edemedim; Kale Toplantıları’ndan sonra gelişmeler, altyapı çalışmaları ne aşamadaydı acaba? Esnaf için neydi son durum? Gördüklerimle beraber son durum şöyleydi:

Hisar Kapı’ya kadar gelmişti altyapı çalışmaları. Hatta içeri bile girmişti. Ancak içeride ne olduysa müteahhidin kaçtığı söyleniyor esnaf arasında. Kapıdan içerisi kazılmış ancak bir şey yapılmadan kapatılmıştı tekrar.

Hisar Kapı’ya kadar geldiği halde meydanda, gece aydınlatmasına ilişkin bir çalışma göremedik yemeğe gittiğimizde. Çukurhan’dan yansıyan ışıkla aydınlanıyor meydan. Hatipoğlu Restoran’a ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne doğru, bildiğiniz karanlık sokak.

Trafik düzenlemesi yapılacaktı, Kale’ye araç giriş saatlerini gösteren tek bir tabeladan ibaret kalmış düzenleme. O da üzerine atılmış, asılmış eşyalardan görünmüyordu biz gittiğimizde.

Bir tane numunelik mobese kamerası var, hepsi o. Çukurhan’ın aydınlatması yansımasa karanlık çekerek boşuna çalışmış sayılacak.

Yeni bir güvenlik noktası oluşturulması söz konusuydu, oluşturulmamış. Gerçi hem kişisel tecrübelerim hem de Emniyet istatistiklerine göre suç oranı çok düşük bir bölge ama psikolojik bir etkisi var sanırım. Görmek istiyor insanlar. Aynı aydınlatma konusundaki psikolojik etki gibi. Aydınlanmayan bir sokak ya da mahalle, ne kadar güvenli olsa da ürkütüyor insanları. Simgesel de olsa polis noktası, o yüzden isteniyor.

Çukurhan’ın yanında yıkılan binanın, eskisine uygun yeniden yapılma çalışmaları başlamak üzereymiş. Erimtan Vakfı’na ait bina. Bitince bir halkası daha tamamlanacak tarihi dokunun.
Yakında başka sürprizler de duyacağız tarihi canlandırma çalışmalarına ilişkin.

Üstüne geçelim artık
Var, çok şikayet var, ümitsizlik var esnafta. “Ümitlendik ama bu sefer de olmayacak galiba” diyorlar. Olacak efendim, olmak zorunda. Ancak altyapı çalışmaları bitmeden Kale Eylem Planı’daki pek çok maddeyi gerçekleştirmek mümkün değil. Altyapı bitmeden üstüne geçilemiyor. Reklamcı tabiriyle Ankara’nın en güçlü ‘marka’sı Kale’dir. Turizm planları varsa birinci maddedir Kale. Ümitsizliğe kapılmayınız.

Karlı Kale’de bizim yaşadığımız keyif, inşallah aynı anda binlerce Ankaralı tarafından yaşanacak önümüzdeki yıllarda. Misafirlerimiz sürükleyecek bizi, Kale’de zaman geçirmek için. Mevsimi geldi, kaldığı yerden devam etsin de bitsin şu altyapı çalışmaları. Herkes üstünü görmek istiyor çünkü artık.

19 Şubat 2011 Cumartesi

KALE UYANIYOR UYUMA ANKARA


18.02.2011 Milliyet-Ankara Gazetesi

15 Şubat 2011 tarihini, bir uyanışın kıpırdanma günü olarak kaydedebilirsiniz. Ankara, Ankara Kalesi’nden başını kaldırıp, uyanmaya hazırlanıyor. Ankara Valiliği, bir ‘Ankara Kalesi Toplantısı' düzenledi, dinlerken koltuğuma sığamadım keyfimden. 40 kişi bir masanın etrafında, hepsi konusunun uzmanı. Haberlerimizde de okumuşsunuzdur, hepsi hedefe yönelik, etkin isimler. Ağızlardan hep aklın sesi çıktı. Dersini eksik çalışanlar azınlıktaydı! Yani bıdı bıdı konuşma toplantısı olmadı. Dopdolu bir 3 buçuk saatti; güncel, mantıklı, somut öneri ve önlemler konuşuldu. Bir koşu Kale burçlarına çıkıp, Bentderesi’ne doğru derin boşluğa nara atıp, geri gelmek geçti bir ara içimden. Önemli bir şey kaçırırım diye dışa vuramadım içimi!

Röntgen filmi
Neler öğrendik:
Ankara Kalesi Derneği Başkanı Şevket Bülent Yahnici’yi, 10 yıldır kimsenin dinlemediğini.. Ankara’yı, yılda en fazla 35 bin yabancının gezdiğini.. Gelen turistin, eksik ve yanlış tabelalar dolayısıyla Kale’yi bulamadığını.. Ulaşımın, değil turist, Kaleiçi ve çevresinde çalışanlar için bile zor olduğunu.. Bir turizm danışma bürosunun olmadığını.. Daha beteri Kaleiçi’nde, umumi tuvalete ihtiyaç duyulmadığını.. 800 yaşındaki Alaeddin Camii, ibadet dışında kapalı tutulduğu için, turistlerin kapı kilitlerini incelediğini.. Daracık Kaleiçi sokaklarını, arabalarla yayaların paylaşamadığını.. Sadece yerel yemekler sunan lokantaların, hala olmadığını.. Akşamüzeri, daha ortalık sakinleşmeden, turistlerin, çöp yığınlarıyla tanışma olanağı bulabildiğini.. Altyapı çalışmalarının, çok başlılık nedeniyle sürekli geç ya da eksik yapılabildiğini.. Kale ve çevresindeki düzenleme çalışmalarında en önemli engelin, miras sorunları ve işgalcilerden kaynaklandığını, en çok sesi de işgalcilerin çıkardığını.. ‘Kaleli Şehirler Birliği’ diye anılan uluslararası derneğe, Altındağ Belediye Başkanımız’ın, çağırıldığı halde üye olmaya utandığını..

Tedavi için
Yanı sıra olumlu şeyler de öğrendik:
Büyükşehir Belediyesi’nin, altyapı çalışmalarına başlayacağını örneğin. ‘Altyapı’ bir sözcük olarak geçiyor ama Kale’nin, en zor çalışması aslında. Elektrik, su, kanal, aydınlatma, kabloların yeraltına alınması gibi çok kapsamlı bir içeriği var. Güvenlik ve trafik düzenlemesine yönelik planın da hızla gerçekleşeceği izlenimi edindik. Güvenlik konusunda çok ilginç bir saptaması oldu Emniyet Müdürümüz Zeki Çatalkaya’nın; bölgede, suç oranı çok düşük olmasına karşın bir güvensizlik algılaması olduğuna değindi. Orada yaşamadığım için, hep savunmaya çekindiğim bir düşünceyi doğrulamış oldu; Kale’den korkmayın! Yine de güvenlik için gerekli önlemlerin, ziyaretçileri de rahatsız etmeyecek biçimde, hızla alınacağını belirtti. Esnafın talebiyle Mobeseler, plana dahil edildi. Ankara Ticaret Odası, ziyaretçileri, sadece Kale çevresinde değil, Ankara’da da gezdirmek için elektrikli tren, turistik traktör ya da otobüs gibi ihtiyaçları karşılama önerisi getirdi. Esnaf, Kale sakinlerine, çevredeki okullarda eğitim vermeye hazırlanıyor; ziyaretçilerin nasıl ağırlanacağını, çevrelerine sahip çıkmayı anlatacaklar. TRT’yle Altındağ Kaymakamlığı, bir dizi belgesel çekimi için hazırlık yapmış. Bir özel havayolu şirketi, Ankara’dan değişik illere günlük uçuşlar için 14 uçak satın almış, üstelik uçuşlar başlamış.

Her ay toplantı her ay ziyaret
Kale Eylem Planı’ şikayetler, öneriler ve yapılacaklar listesiyle gözümüzün önünde, büyük bir ekranda sıralanarak yapıldı. Görevler, hemen toplantı bitiminde dağıtıldı. Büyükşehir, Altındağ Belediyesi’ne, Valilik, her ikisine maddi ve manevi destek olma sözü verdi. Kale, rampaya oturdu. Her ay toplanılacak, bitirilen iş, listeden silinecek. Sonraki toplantı tarihi 15 Mart. Vali Alaaddin Yüksel, kasketini takıp, ailesiyle Kale sokaklarında gezmeye çıkıyormuş; haberiniz olsun. Birinci elden bilgi sahibi, olacaksa mazeretiniz sağlam olsun!

Kale uyanıyor, laf değil Ankaralılar. Her ay bir Kale ziyareti öneriyorum. 6 ay sonra uzaktan ışıl ışıl, 1 yıl sonra sokakları kıpır kıpır, sanki görüyorum. Kale’yi kurtardık mı tanıyamayacaksınız Ankara’yı, inanın, adım gibi biliyorum.