şevket bülent yahnici etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şevket bülent yahnici etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Haziran 2011 Salı

KALE’NİN GÖZKAPAĞI KIPIRDADI


07.06.2011 Milliyet-Ankara Gazetesi

Uyanacak galiba. “15 Şubat 2011 tarihini, bir uyanışın kıpırdanma günü olarak kaydedebilirsiniz. Ankara, Ankara Kalesi’nden başını kaldırıp, uyanmaya hazırlanıyor” demiştim. Neşeli, heyecanlıydım. Aradan sessiz ve toplantısız bir dört ay geçince, “Kendi kendine sevindiğiyle kalan meczup muamelesi görürüm artık” diye hayıflanmaya başladım. Ümidimiz kırılmak üzereydi. 2 Haziran 2011’de yapılan üçüncü ‘Kale Toplantısı’, geç te olsa yeniden yeşertti ümitlerimizi.

İlk kazma vuruldu
Vali Alaaddin Yüksel, bizim karamsarlığımızın aksine heyecanla açtı toplantıyı. Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, kısa bir sunum yaptı altyapı çalışmalarıyla ilgili. Konya Sokak’tan ilk kazmanın vurulduğunu müjdeledi. İşte kulaklarımın, duymak istediği! Hacı Bayram’da, yeniden düzenleme sürerken eksik  kamulaştırmalar bitmek üzereymiş. “Gelecek yıla bitmiş olur Hacı Bayram” dedi. Kale’nin tüm altyapı çalışmaları ise en geç 8 ayda bitermiş. Seçim çalışmaları nedeniyle erken ayrılmak zorunda kaldı Gökçek, yardımcısı ayrıntılı sunuma devam etti.
- Trafiği ve esnafı zora sokmadan, altyapı çalışmalarının aşamalarını, harita ve fotoğraflarla gördük.
- Kale envanter çalışması bitirilmiş.
- Kent içinde Kale’ye yönlendiren tabela yerleri saptanmış.
- Çıkrıkçılar Yokuşu’nda, Saraçlar Çarşısı’nın üzeri kapatılacakmış.

Ancak keşke Melih Gökçek, bütün toplantı boyunca konuşulanları kendi kulağıyla duyabilseydi; altyapı çalışmaları bitmeden Kale’de hiçbir düzenleme başlayamaz çünkü. Su kanalları, boruların yenilenmesi, aydınlatma ve kabloların yeraltına alınması bitmeden üst-yapı çalışmaları başlayamıyor. Bedaş ve Türk Telekom, Büyükşehir Belediyesi’nin ağzına bakıyor. Bu konuda bir uyumlu çalışma sorunu var belliki.

Güvenlik, eğitim, tanıtım
Ankara Emniyet Müdürü Zeki Çatalkaya, zaten suç oranı oldukça düşük Kale bölgesi için, yüreğimize su serpen rakamlar verdi. En önemlisi, ilk 5 aydaki toplam suç oranının düşmesiydi; 3 suçtan biri, işlenmez olmuştu. 2 Mobese kamerasıyla siftah yapmış, gözlemeye başlamışlardı. Kaleiçi ve çevresindeki tabela, ve yolların yeniden yönlendirilmesi çalışması bitmiş, uygulanmaya hazırdı. Korsan otoparkçılar, sıkı takipte. 13’ü, emniyetin misafiri olmuştu bile.

Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gazi Üniversitesi Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi, bir anlaşma yapmış, Ankara ve Kale için eğitime başlamışlardı. Çalışmalarını, eğiticilerin eğitimi, esnafın eğitimi ile Ankara ve Kale sakinlerinin eğitimi olarak üçe ayırmışlardı. Şu an 900 çocuğumuza, bir yandan gezerek Ankara’yı tanıtıyorlar.

TÜRSAB’ın yurtdışında tanıtım için 3 dilde hazırladığı, AKA Kültür Akademisi’nin, Ankara’yı anlatan kapsamlı kitap çalışmaları, birkaç aya bitmek üzere. Yanı sıra Altındağ Kaymakamlığı ile TRT’nin tanıtım ve belgesel çalışmaları, 3-4 ay içinde bitmek üzere. Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, ne görev verilirse hazır olduğunu yineledi. Yine bir görev verilmedi kendisine!

Karamsarlar dahil kıpırtı görüldü
Önceki toplantının en yorgun ve karamsar üyesi, Kale Derneği Başkanı Şevket Bülent Yahnici’ydi. Bu toplantıda, yüzü gülüyordu. 15 Şubat’tan beri bir yol alındığına, altyapı engeli aşılınca Kale’deki gelişmelerin hızlanacağına inanıyordu. “Herkesin bir hazırlık yaptığını, gözlerimle gördüm çünkü. Esnafta biraz sıkıntımız var, bilinçlendirmeye çalışıyoruz” diyordu. Sayın Yahnici benim ibrem; o gülüyorsa araba gidiyor demektir!

15 Şubat’tan bu yana yapılanları ele aldık. Öneriler, yapılmayanlar ve yapılamayanlar var ayrıca. Tuvalet sorunu gibi, turizm danışma bürosuna dil bilen birini bulamamak gibi, Ankara’nın simgesinin olmaması gibi… Köşemiz yetmedi şimdilik, sonra devam ederiz. Yalnız gözkapağının kıpırdadığını bilmenizi isterim; er ya da geç uyanacak Kale. Ancak Vali Alaaddin Yüksel ve Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in, Kale’yi ayırıp, özel  ilgilerini yoğunlaştırmaları şart. Neyin en büyüğünü yapsanız, hiçbiri Kale’den daha büyük olamaz Ankara’da. ‘En Çılgın Proje’diyorum ben. Tarih sayfaları önünüzde, buyurun, doldurun sayfalarını!

19 Şubat 2011 Cumartesi

KALE UYANIYOR UYUMA ANKARA


18.02.2011 Milliyet-Ankara Gazetesi

15 Şubat 2011 tarihini, bir uyanışın kıpırdanma günü olarak kaydedebilirsiniz. Ankara, Ankara Kalesi’nden başını kaldırıp, uyanmaya hazırlanıyor. Ankara Valiliği, bir ‘Ankara Kalesi Toplantısı' düzenledi, dinlerken koltuğuma sığamadım keyfimden. 40 kişi bir masanın etrafında, hepsi konusunun uzmanı. Haberlerimizde de okumuşsunuzdur, hepsi hedefe yönelik, etkin isimler. Ağızlardan hep aklın sesi çıktı. Dersini eksik çalışanlar azınlıktaydı! Yani bıdı bıdı konuşma toplantısı olmadı. Dopdolu bir 3 buçuk saatti; güncel, mantıklı, somut öneri ve önlemler konuşuldu. Bir koşu Kale burçlarına çıkıp, Bentderesi’ne doğru derin boşluğa nara atıp, geri gelmek geçti bir ara içimden. Önemli bir şey kaçırırım diye dışa vuramadım içimi!

Röntgen filmi
Neler öğrendik:
Ankara Kalesi Derneği Başkanı Şevket Bülent Yahnici’yi, 10 yıldır kimsenin dinlemediğini.. Ankara’yı, yılda en fazla 35 bin yabancının gezdiğini.. Gelen turistin, eksik ve yanlış tabelalar dolayısıyla Kale’yi bulamadığını.. Ulaşımın, değil turist, Kaleiçi ve çevresinde çalışanlar için bile zor olduğunu.. Bir turizm danışma bürosunun olmadığını.. Daha beteri Kaleiçi’nde, umumi tuvalete ihtiyaç duyulmadığını.. 800 yaşındaki Alaeddin Camii, ibadet dışında kapalı tutulduğu için, turistlerin kapı kilitlerini incelediğini.. Daracık Kaleiçi sokaklarını, arabalarla yayaların paylaşamadığını.. Sadece yerel yemekler sunan lokantaların, hala olmadığını.. Akşamüzeri, daha ortalık sakinleşmeden, turistlerin, çöp yığınlarıyla tanışma olanağı bulabildiğini.. Altyapı çalışmalarının, çok başlılık nedeniyle sürekli geç ya da eksik yapılabildiğini.. Kale ve çevresindeki düzenleme çalışmalarında en önemli engelin, miras sorunları ve işgalcilerden kaynaklandığını, en çok sesi de işgalcilerin çıkardığını.. ‘Kaleli Şehirler Birliği’ diye anılan uluslararası derneğe, Altındağ Belediye Başkanımız’ın, çağırıldığı halde üye olmaya utandığını..

Tedavi için
Yanı sıra olumlu şeyler de öğrendik:
Büyükşehir Belediyesi’nin, altyapı çalışmalarına başlayacağını örneğin. ‘Altyapı’ bir sözcük olarak geçiyor ama Kale’nin, en zor çalışması aslında. Elektrik, su, kanal, aydınlatma, kabloların yeraltına alınması gibi çok kapsamlı bir içeriği var. Güvenlik ve trafik düzenlemesine yönelik planın da hızla gerçekleşeceği izlenimi edindik. Güvenlik konusunda çok ilginç bir saptaması oldu Emniyet Müdürümüz Zeki Çatalkaya’nın; bölgede, suç oranı çok düşük olmasına karşın bir güvensizlik algılaması olduğuna değindi. Orada yaşamadığım için, hep savunmaya çekindiğim bir düşünceyi doğrulamış oldu; Kale’den korkmayın! Yine de güvenlik için gerekli önlemlerin, ziyaretçileri de rahatsız etmeyecek biçimde, hızla alınacağını belirtti. Esnafın talebiyle Mobeseler, plana dahil edildi. Ankara Ticaret Odası, ziyaretçileri, sadece Kale çevresinde değil, Ankara’da da gezdirmek için elektrikli tren, turistik traktör ya da otobüs gibi ihtiyaçları karşılama önerisi getirdi. Esnaf, Kale sakinlerine, çevredeki okullarda eğitim vermeye hazırlanıyor; ziyaretçilerin nasıl ağırlanacağını, çevrelerine sahip çıkmayı anlatacaklar. TRT’yle Altındağ Kaymakamlığı, bir dizi belgesel çekimi için hazırlık yapmış. Bir özel havayolu şirketi, Ankara’dan değişik illere günlük uçuşlar için 14 uçak satın almış, üstelik uçuşlar başlamış.

Her ay toplantı her ay ziyaret
Kale Eylem Planı’ şikayetler, öneriler ve yapılacaklar listesiyle gözümüzün önünde, büyük bir ekranda sıralanarak yapıldı. Görevler, hemen toplantı bitiminde dağıtıldı. Büyükşehir, Altındağ Belediyesi’ne, Valilik, her ikisine maddi ve manevi destek olma sözü verdi. Kale, rampaya oturdu. Her ay toplanılacak, bitirilen iş, listeden silinecek. Sonraki toplantı tarihi 15 Mart. Vali Alaaddin Yüksel, kasketini takıp, ailesiyle Kale sokaklarında gezmeye çıkıyormuş; haberiniz olsun. Birinci elden bilgi sahibi, olacaksa mazeretiniz sağlam olsun!

Kale uyanıyor, laf değil Ankaralılar. Her ay bir Kale ziyareti öneriyorum. 6 ay sonra uzaktan ışıl ışıl, 1 yıl sonra sokakları kıpır kıpır, sanki görüyorum. Kale’yi kurtardık mı tanıyamayacaksınız Ankara’yı, inanın, adım gibi biliyorum.