sinca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2016 Cumartesi

ÖNCE ÖĞRENCİYİ ÇARPAN ZAM



05.02.2016 Milliyet-Ankara Gazetesi

Yakında alim değil yanık arabeskçi yetiştirme merkezi olacak üniversite kenti Ankara. ‘Ulaşımda acılarla yoğruldum’, ‘İsyanım var ulaşımdan yana’ ‘Ulaşıma zam yaptı, bağrımı yaktılar’ falan diye sesini ezerek ünleyen gençleri idrak etmemiz yakındır. Okulda da koro yaparlar bir araya gelmişken, anfileri ıstıraba boğarlar. Bu kadar acılı dinlemeye hangi yürek dayanır, vicdanı olan beri gelsin!

Öğrencilerin hesabı
Yaklaşık 1 milyon civarında öğrenci var Ankara’da. Bunların yaklaşık 200 bini üniversite, 200 bini de lisede okuyor. Kabaca Ankara nüfusunun 10’da 1’ine denk geliyorlar. İşte toplu taşımaya yapılan son zamlar herkesi ilgilendiriyor ama en önce bu gençleri çarptı elektrik gibi.

Yüzde 17 zam geldi toplu taşımaya. Üstelik ilk açıklamada, indirimli öğrenci kartlarına her aktarmada 20 kuruş ekleneceği yer almıyordu. Hemen matematiği kuvvetliler hesapladı, asıl zam oranını iki aktarmada yüzde 43, tek aktarmada yüzde 30 olarak tespit ettiler. Harçlıkların da yüzde 30 ya da 43 erimesi demek oluyordu bu zamlar. En yakın arkadaşları sosyal medyaya akın etti, zaten dolmuş içlerini, bulduğu yere boşalttılar.

Yeni tarife şöyle:

Metro, Ankaray ve EGO otobüsleri
Tam: 2,35 TL
İndirimli: 1,75 TL
Tam aktarma: 0,80 TL
İndirimli aktarma: 0,20 TL


Özel Halk Otobüsü ve Özel Toplu Taşıma Araçları
Tam: 2,55 TL
İndirimli 1,75 TL


Dolmuşlar
Kısa mesafe: 2,55 TL
Uzun mesafe: 2,90 TL


Zaten pahalıydı
Gençler zaten doluydu çünkü Sincan-Batıkent ve Kızılay-Çayyolu metro hatları açıldıktan sonra pahalıya yolculuk etmeye başlamışlardı. Okullarına tek araçla giderken bu hatlarda otobüs seferleri eksiltilince 2, bazen 3 aktarma yapmak durumunda kalmaya başladılar. Daha o masrafla baş etmeye çalışırken zam, mum dikti. Sorsun isteyen; Ankara’da öğrenci şikayetlerinin ilk sırasını hangi konu alıyormuş?

Gençleri düşünmekten ‘tamlar’ın halini görmez oldu gözümüz. Elalemin, gençler okusun diye bir kırmızı halı sermediği kalıyor, biz, bir de yemesinden kesip ulaşıma aktaran öğrencilerin tepesine biniyoruz. “Parası olan okusun” der gibi...

Toplu taşıma sorun
Ankara’da ulaşım, mesafeler gözetilince pahalı; raylı ulaşımda da, belediye otobüsünde de halk otobüslerinde de dolmuşlarda da. İstanbul’la kıyaslama yapmak gibi bir hataya düşülmesin sakın. “Yakına gidiyorum” diyen en az 10 kilometre gider İstanbul’da. Ankara’nın en uzak noktası 20 kilometre. Pahalı olduğu gibi, az sefer sayısıyla pek çok noktaya ulaşmak da zor. Toplu taşıma, önemli bir sorun başkentte.

Haydi bakalım, yetiştireceğimiz arabeskçi gençlerin çıkaracağı acılı albümlerle teselli bulur, bir nebze de olsa derdimizi, çığırmalarıyla hafifletiriz inşallah.

12 Şubat 2014 Çarşamba

BU KEZ DE TEİAŞ GECİKTİ


11.02.2014 Milliyet-Ankara Gazetesi



Tam çözüldü diyorduk, yeni bir düğüme takıldık. Günü belli ihale iptal oldu. Sincan Malıköy arasındaki yol ve su sorunu, bu kez de Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi’nde (TEİAŞ) düğümlendi. 5 organize sanayi bölgesi, 13 yıldır bu yolu ve suyu bekliyor. 5 bin kişinin çalıştığı bölgede, bu sorunlar çözülürse 55 bin kişi çalışıyor olacak. İş olacak ekmek olacak ama sanayiciler dışında kimsenin pek acelesi yok.


Kuru ve sapa sanayicilik
Eskişehir yolunda, Ankara’ya 20 dakika uzaklıkta çoğunuzun dikkatini çekmeyen bir organize sanayi bölgesi var; ASO 2, ASO 3, Başkent, Anadolu ve Dökümcüler organize sanayi bölgeleri. Bunlar OSTİM ve İvedik organize sanayi bölgelerinden daha büyük çaplı, büyük parselli fabrikaları içeren bölgeler.  Planlı, düzenli, kendi içinde altyapısı tamam ama hepsi kapıya kadar. Kapının dışında, bölgenin ihtiyacı olan her şey, uzun bir zamandır eksik.

Eksik olanların başında da sanayinin en temel ihtiyaçlarından yol ve su geliyor. Kuru ve sapa sanayi bizimki. 13 yıldır taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışıyor sanayiciler. Bu yüzden parselleri satılmış arazilere fabrikalar kurulamıyor, kurulanlar, büyük zorluklar içinde üretim yapmaya çalışıyor.

İhaleye 3 gün kala iptal
27 Ocak’ta, bölgenin su sorununu da çözecek yol ihalesi yapılacaktı. Bu yol, bölgeyi hem Eskişehir ve İstanbul yollarına bağlayacak hem tren hatlarına ulaşımı hem de OSTİM ve İvedik gibi merkezde kalan sanayi bölgeleriyle alışverişi kolaylaştıracaktı. İptal edildi.

Yapracık tarafından getirilmesi düşünülen suda kamulaştırma sorunları bekleniyordu ama eğer Sincan-Ayaş tarafından getirilirse yolla beraber su hatları da döşenecekti. En büyük iki sorun aynı anda çözülmüş olacaktı. Böylece su projesi de iptal edilmiş oldu. Çünkü TEİAŞ, Karayolları kadar hızlı davranamadı ve planların gerisinde kaldı.

TEİAŞ neyi beklediyse
Karayolları, imarı yapılmış yol güzergahını zamanında hazırladı ama TEİAŞ, bölgedeki elektrik hatları düzenlemesini bitiremedi. Bitmeyince yol çalışması da başlayamadı. Oysa ‘kamu yararı’ kararı alınmış çalışmanın, 2011’de yapılacağı belli olmuştu. Yeterlilik ihalesi yapılıp, ihale aşamasına geldikten ondan sonra anlaşıldı TEİAŞ’ın hiçbir düzenleme yapmadığı.

Sincan’daki ASO 1 Organize Sanayi Bölgesi yakınında, 400 bin voltluk elektrik hattı ve hattın devasa direkleriyle bir elektrik ormanı var adeta. Sinop’ta ve Akkuyu’da inşa edilen nükleer santrallerin hatları da bu bölgeden geçecek. Yani bu bölgedeki elektrik trafiği yeniden düzenlenecekti zaten. Neyi bekledilerse…

Gitti 2 yıl daha
TEİAŞ çalışmaya başlamış. Şimdi onları bekleyecek Ankara sanayisi. Fabrika parselleri boş durmaya, iş ve ekmek te gecikmeye devam edecek. “Ne zaman biter?” diyoruz, “En az 2 yılımız daha gitti” diyor sanayiciler. Yine de boş durmayıp, yeni öneriler geliştiriyorlar.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir’in, Karayolları ve Ulaştırma Bakanlığı’yla görüştüğü haberini aldık. İhalenin iki aşamada yapılmasını önermişler. “Yolun Eskişehir yoluna çıkması düşünülen yeni kısmını bitirelim, Malıköy içindeki dar  köy yolundan kurtulalım bari” demişler. O kısmın yapılması daha kolay ve fazla zaman almayacak. Kalan 40 kilometre TEİAŞ’ın insafına kalmış artık.

Her defasında yeni bir şey çıktı bu yolla ilgili. Ankara değil doğrudan Türkiye sanayisi ve ihracatıyla ilgili bir sorun bu yol. Bazen “Bu ülke, üretmemek için daha çok çalışıyor” diye geçiyor aklımdan.

3 Ağustos 2011 Çarşamba

BAŞKENTRAY BAŞLIYOR


02.08.2011 Milliyet-Ankara Gazetesi


Devlet Demiryolları’nın başladığı her projeyi, ilgiyle gözlüyorum. Her yeni projesini, takip etmeye çalışıyorum. Sadece Ankara’da değil, ülkenin her yanında yaptığı ya da yapmayı düşündüğü projeleri. Çok geciktik çünkü demir ağlarla ülkeyi bağlamakta. Çok… Büyük şehirlerimiz, geciken raylı sistemler yüzünden, katlanılmaz hale geldi. Tıkalı yollarda, ömür tüketir, savaştaymış gibi can verir olduk. Toplu taşımacılığın yüzakı demiryollarıysa geciktikçe gecikti yüzümüzü aydınlatmak için. İyi haberlerini nasıl kollamayalım?

İyi haber
Türkiye’deki en uzun metroyu ilk yapan Ankara, arkasından gelen kentleri, arkasından izler duruma düştü. Raylı sistemler, büyük şehirlerde yaygınlaşıyor, Ankara, olanla yetinme huyuna yenik düşüyordu. Neyse ki yaz sıcağını bölen meltem esintisi gibi haberleri duyacağımız günler de gelirmiş. Ulaştırma Bakanlığı’na devredilen metro hatlarıyla ümitlenen Ankara’ya, bir kardeş projeyle yenisi katıldı; Başkentray Projesi. 1 Ağustos 2011’de başladı.

Alt-üst Ankara
Sincan-Kayaş arası banliyö trenleri ve hatları yenilenecek. Ankara-Sincan arası 5, Ankara-Kayaş arası 4 hatlı olacak. Sincan’dan Kayaş’a, çağdaş tekniklerle donatılmış raylı bir sistem  yapılacak. Alttan geçit, üstten geçitlerle yollar açılacak, trenler hızlanacak. Atatürk Orman Çiftliği’ndeki Gazi İstasyonu’na üst geçit köprüsü, TİGEM kısmına karayolu altgeçidi, Celal Bayar Bulvarı Hipodrom kısmına karayolu alt geçidi, Hipodrom Gazi Devlet Hastanesi yanına karayolu alt geçidi, Şaşmaz’a üst geçit köprüsü yapılacak. Anadolu Bulvarı’nda bulunan Marşandiz Köprüsü yıkılarak yenisi yapılacak. Bir yandan da Yüksek Hızlı Tren’i yavaşlatan geçitler, düzenlenmiş olacak. Alttan üstten, altı üstüne getirilecek Ankara’nın!

Çiftlik’le barışık
Demiryollarıyla alt-üst edilmek, medeni her şeye açık Ankara’yı rahatsız etmez. Ancak bu medeniyetin önemli bir kısmı da Atatürk Orman Çiftliği arazisi ve çevresinde gerçekleşecektir. Yine Çiftlik içinden ve çevresinden geçecek 35 metre genişliğinde karayolu projeleri yapılmaya başlamıştır bile. Diyeceğim odur ki inşallah bu geçitler ve yollar, Çiftliği, çiftlik olmaktan çıkarmaz. Ankara, geleceğini hep Çiftlikle planlamalı, çağdaş projeler, Çiftlikle barışık olmalıdır. Bunu gözeten projelerin bayrağını versinler biz, önden koşarız.

Alkış hazır
Başkentray başlıyor. Ankara için çok hayırlı, ümitlendiren bir proje. Yeni metro hatlarıyla kaybedilen uzun bir zamanı bize kazandıracak. İkinci bir bildirime kadar bitişi belli değil. Demiryollarıyla ilgili her habere iyimser yaklaşan biriyim ama iki şeyi kaldıracak takatimiz kalmadı Ankaralılar olarak: Birincisi; bırakın zamanında bitmeyi, bitmek bilmeyen, ikincisi; hayırlısı içinde musibet barındıran projeler. Başkentray gibi projeleri, özlemle bekledik uzun zamandır. Yüzümüzü kara çıkartmayın. Bilin ki patlarcasına alkışlayacak avuçlarımız, birbirine çarpmak için sandığınızdan da sabırsız, heyecanla açılmış bekliyor.