ısınma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ısınma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2016 Perşembe

TOKİ AZAP KONUTLARI AYNI



02.02.2016 Milliyet-Ankara Gazetesi


Ankara’nın beceriksizlik destanlarına katabiliriz artık; Kusunlar Mahallesi’ndeki TOKİ Konutları, 4’üncü kışını da donarak geçiriyor. Kentsel dönüşümün, Ankara’daki en kötü örneklerinden biri oldu çıktı Kusunlar TOKİ Konutları. Sadece binayla olmuyormuş demek, dönüşümü idare etmek de gerekiyormuş. 3 yıl önce ‘TOKİ Azap Konutları’ demiştik, hiç de abartmamışız demekle.

Dert listesi kabarık
2013 Aralığı...
- Ankara’ya 3 santim kar yağdı, o kadarcık kar yağınca sitenin içinde yürüyemediğiniz gibi dışarıdan gelen, siteye giremedi bile.
- Çocuklar okula, boş bir araziden, kar ve çalılar içinden gidiyor.
- İmza toplamışlar, saatte bir otobüs gelmeye başlamış.
- Isınamıyorlar. Doğalgaz bağlanmamış, doğalgaz kazanı deniyor ama kömür yakılıyor. Büyükşehir Belediyesi’nden kömür istemeye gidiyorlar, “Sizin konutlarınız, projede doğalgazlı görünüyor” deniyor, yardım edilmiyor.
-Hasta çocuklar, buzdan yürüyemeyen yaşlılar sitesi olmuş Kusunlar TOKİ Konutları.
- Dar gelirli sitesindeki evlere, ısınmak için yaktıkları için ödeyemeyecekleri 200 liralık elektrik faturaları geliyor.
- Mahalle'nin sağlık ocağı, açılmayı bekliyor, ambulans yok.

Apartmankonduya soktuk
13 Aralık 2013’de, TOKİ Azap Konutları’nın dert listesini böyle sıralamıştık. Bir ay sonra muhabir arkadaşımız tekrar gitmiş, değişen hiçbir şey olmadığını görmüştü. Valiliği aradığımızda bir Vali Yardımcısı, “Bir ay önce yönetimine, Valilik tarafından sorumlu firma Timtaş A.Ş atandı. Eğer yönetim o firmaya devredildiyse yetkili onlardır” demiş, çıkmıştı işin içinden. Timtaş A.Ş.’nin, T’siyle tanışmak nasip olmamıştı. İnsanlar gibi su boruları donmaya başlarken elektrik faturaları aksine, ceplerde yangın çıkarmıştı.

Kusunlar TOKİ Azap Konutları’nda, hala değişen bir şey yok, sorun listesi, ilk günkü kadar aynı. Düşük gelirli aileleri, gecekondudan çıkarıp, yaldızlı harfler yankılı seslerle ‘kentsel dönüşüm’ diyerek apartmankondulara soktuk, hayatlarında pek dönüşen bir şey olmadı.

Az ilerisi lüks yaşam
Hiç olmazsa sobayla ısınıyor, merkeze yakın oturuyorlardı, buz gibi dairelerde sağlam olan da hastalanıyor, uzak sağlık ocağına gitmek zorunda kalıyorlar şimdi. Çocukları düşünün; bu kendi haline bırakılmışlıkta, soğuk kadar itilmişlik duygusuyla üşüyorlar bir yandan.

Bizi gecekondudan kurtardınız, sağolun” diyeni duymadık henüz. Kentin idarecileri, seyrediyor 4 kıştır. Kusunlar TOKİ Azap Konutları, bir kentsel dönüşüm garabeti halinde, az ilerideki lüks site ve alışveriş merkezlerine bakıyor yamaçtan.

28 Aralık 2012 Cuma

ELEKTRİKLİ İLİŞKİLER

28.12.2012 Milliyet-Ankara Gazetesi

Ankara’nın elektrik hizmetini görmekle yükümlü kurum, şikayet ve uyarıları dikkate alma konusunda şalteri indirmiş galiba. Başkentin, şikayetçi olmayan mahallesi, sokağı kalmadı. Her gün de katlanarak artıyor. Elektrik kurumu özelleştikten sonra belki sistemi tam oturtamamışlardır, oturdukça çözerler diye eksikleri nazikçe uyarıyoruz ama sorunlar ve şikayetler azalacağına, günden güne daha da artıyor. 21’inci yüzyılda su kadar temel ihtiyaç haline gelmiş elektriği, lüks tüketim hizmeti olarak almaya başladı Ankaralılar. Sonuncusunu yapalı daha bir ay oldu ama şikayetler gibi uyarıların da günden güne artması gerekiyor anlaşılan. Ankara, zaten karanlıktı, şalter inmiş, kalanı da o kararıyor.

Elektrik freni

Aylardır karanlıkta kalan sokaklar var, her gün yenileri ekleniyor. Günlerce haftalarca karanlıkta oturan, özellikle kışla beraber, ciddi ısınma sorunlarıyla karşı karşıya bırakılan apartmanlar, onların sakinleri var. O evlerde, çocuklar yaşıyor. Kentin içinde ve çevresinde uzun uzun bulvarlar, bugüne kadar görmeye alışık olmadığımız karanlıklara gömülüyor. Daha önce sayabiliyorduk, artık sayamıyoruz şikayetleri. Her fırsatta başkentin yarım yüzyıl sonra dönen talihinden, yapılan ve yapılacak büyük yatırımlardan, kentin gelişmesinden, turizme açılmasından dem vuruyoruz ama bu planların hızı, daha şimdiden, elektrik freniyle kesiliyor.


Hakkımızı mumla arıyoruz
Elektrik hizmeti, bir hak. Bedava da verilmiyor. Yeni uygulamada arıza olunca, önce tespit edilmesi bekleniyor. Gelip, ücreti karşılığında, arızanın tespit ettirilmesi gerektiğini tespit ediyorlar. Bazen arıza tespiti bile başkasına kalıyor. Yetkisi olmayan birileri gelecek, arızanın yerini tespit edecek, gerekiyorsa kazacak, elektrik kurumumuzun onarmasına hazır hale getirip, bekleyecekler.  Elektrik kurumumuz kendisine uygun zamanda gelecek, arızayı çözecek, işi bitecek. Yetkisiz kişilerse tekrar devreye girecek, çukuru, açtıkları gibi ücreti karşılığı kapatacaklar. Zorlu işe gelemiyor, pek narin kurumumuz. Hassasiyeti, tahsilat konusunda daha da artıyor. Eskiden, bir elektrik faturası içinde bütün bu hizmetlerin karşılığını ödüyorduk.  Şimdi ödediğimiz gibi, aldık elimize kontrol kalemini, arızayı bile kendimiz buluyoruz. Kamu kurumuyken gördüğümüz hizmeti, mumla arar olduk!

Prangayla 2023'e
Koca siteler, caddeler, sokaklar, karanlıkta bekliyor. Özellikle son bir yıldır, alışık olmadığımız uygulamalar ve bugüne kadar görmediğimiz sayıda şikayetle karşılaşıyoruz. Elektrik kurumumuzun şikayet hattı, kışın soğuğunda, soğuk şaka gibi akıllar veriyor abonelerine. Sokakları gibi, ruhu da kararıyor Ankara’nın. Tahsilata duyarlı, şikayete ve uyarılara şerbetli tavrıyla “Başkent için, zamanlaması da uygulaması da  çok yanlış bir özelleştirme” dedirtiyor.

Büyük atılımlar, üniversiteler, teknoparklar, artan ağır sanayi yatırımları, birkaç milyon turist beklentisi… Karanlık bir kentte, elektrik bürokrasisiyle mücadele ederken mi olacak bunlar? 2023 hedefleri, bu karanlıkta mı gerçekleşecek? Durduk yerde elektrik, Ankara’nın ayağında bir prangaya dönüşmeye başladı. Azmış gibi, elektrikli bir ilişkiye daha girdik. Elektrik var, ışığı yok!