anayasa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anayasa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2011 Pazar

SIRA ANKARA VEKİLLERİNDE


04.11.2011 Milliyet-Ankara Gazetesi

Ankara Valiliği, hayırlı bir iş yaptı, ‘Ankara Milletvekillerini Bilgilendirme Toplantısı’ düzenledi. Ankara’yla ilgilenilmesi için bir adımdı. Öyle tek tük toplantılara, etkinliklere katılmak yetmez çünkü ilgilenmek için. Ankara’nın eksiklerini, çalışmalarını, planlarını, bir bütün olarak bilmek zorunda vekillerimiz. O bilgileri bizden önce değerlendirip, bize yol göstermeliler. Ankara’yla mazeretsiz ilgilenmeyen vekillerimiz için, faydalı olmuştur inşallah.



Ne öğrendiler?

Bu toplantıda, şunları öğrendi vekillerimiz: Türkiye’nin, en çok göç alan 3 kentinden biri Ankara. Günde ortalama 500 kişi geliyor. Örneğin; Çankırı nüfusundan daha çok Çankırılı,  Ankara’da yaşıyor. Türkiye’ye, 30 milyon turist geliyor ancak Ankara’yı, 1 buçuk milyonu ziyaret ediyor. Tarımda, Türkiye’nin 2’inci hububat ambarı. 917 bin öğrencisi, 50 bin öğretmeni var. 215 bin öğrenci, 20 üniversitesinde eğitim görüyor. 4 kişiden biri öğrenci, ortalama bir il nüfusu neredeyse. Türkiye’deki teknoparklarda üretilen 301 buluşun 39'u Ankara'dan. 6 teknoparkı var. 103 savunma sanayi firmasının 67'si Ankara'da. Daha dinlemekle bitmeyecek bilgiler.



İskelet eder derdi

Bir de eksiklerini dinleyecek olsa bir ay kalkamaz, koltuklarında iskelet olur vekillerimiz. Bir kısmını söyleyeyim, ‘şeytan’ diye beni taşlasınlar bari!



Göç alıyor ama neredeyse tamamına yakını, niteliksiz işgücü olarak geliyor. Kuru kalabalık bir nüfus yoğunluğuna dönüşüyor Ankara. 1 buçuk milyon turist geliyor ama gelen 10 kişiden 9’u, Kale’yi bile görmeden Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nden doğru Nevşehir’e gidiyor. Tarımda 2’inci hububat deposu ama bir o kadar toprağına, ekilmediği halde para ödüyor dünya bankaları. Eğitim ve sağlık alanında, Türkiye’nin en iyi üniversiteleri ve hastanelerine sahip ama yeterli desteği görmediği için yerel kalıp, dünya çapında merkezlere dönüşemiyor. Bilişim alanında 1 numara ama ‘Bilişim Vadisi’ kurmaya layık görülmüyor. Tüketim kenti olmuş, yurt dışına 1 satıyor ama yurt dışından 4 alıyor. Ülkenin en çok otomobili, Ankara’da. Hesaplı kitaplı yatırımcıları var ama kafasına göre, geleceği olmayan yatırımlara paraları gömen hovarda yatırımcıların, gölgesinde kalıyor. Kaplıca turizmi için ülkenin en iyilerinden biri ama su akıyor Türk bakıyor! Bir tarih ve kültür merkezi ama kendi tarihine sahip çıkmakta yavaş, kültürel faaliyetlerini, başka kentlere kaptırmakta mahir Ankaramız.



Bilmiyorum, bilgilendirme toplantısından bilgilenmiş midir vekillerimiz? Dediğim gibi, bilgilenecek vekili, iskelete çevirecek eksik listemiz var. Meclis sıralarına sinerek saklanma değil, çizdiğimiz kargaşayı bir düzene koyacak işbirliği bekliyoruz.



Anayasa’da torpilli madde

En tecrübeli Ankara vekili Cemil ağabey, Cemil Çiçek’e, Ankara vekillerini toplaması ve girişimde bulunması için çağrılarımız olmuştu. ‘Ankara Vekillerini Bilgilendirme Toplantısı’nda, dinlemekten konuşmaya zamanı olmamış. ‘Yeni Anayasa’ çalışmaları alıyor zamanını. Madem yenisi yapılıyor, torpil isteyip, şöyle bir madde ekletebilir miyiz acaba anayasaya: “Türkiye’nin başkenti Ankara’dır. Başkentiyle ilgilenmeyen vekilin vekilliği, otomatikman düşer.”


Ankara’nın, kendi kendine çabaladığı bu düzlükte sıra vekillerine gelmiştir. Lütuf buyurup, ilgilenirlerse eğer, dağınık enerjiyi toparlayıp, ülke için bir güce dönüştürmek, ziyadesiyle mümkündür.

29 Ocak 2011 Cumartesi

SEÇİM ZİLİ DUYULDU


28.01.2011 Milliyet-Ankara Gazetesi

12 Haziran 2011 Genel Seçimi’nin, zili duyulmuş. Ankara milletvekillerinin, yavaş yavaş kıpırdanmasından anlaşılıyor. Nasıl halkla iç içe olduklarını içeren demeçler vermeye başlamışlar çünkü. Her zaman ilçeleri ve köyleri dolaşıp, sorunları, talepleri dinlediklerini ve gereğinin yapıldığını ifade eden demeçler uç vermiş. Bu iç içeliğin, Mart ayından sonra daha da yoğunlaşacağını belirtenler olmuş. “Şimdiden samimiyeti abartmaya gerek yok, Mart ayından sonra daha uygun olur” demek istiyorlar galiba. 2 buçuk ay iç içelik, Ankara vekilliği için yeterli bir süre demekki!

Mart ayına kadar kim sabredecek, ne çalışma yapılacak acaba? Çatlatırlar insanı!..

En Madde 80 mağduru
Her genel seçim döneminde bir Anayasa maddesi gündeme gelir; 80’inci Madde. “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler” diyen maddedir. “Şeçim bölgemi kollayacağım derken ülkeyi ve milleti unutmayın sakın” demek isteyen bir maddedir. Bu maddenin en sadık ve harfiyen uygulayıcılarıysa her zaman Ankara milletvekilleri olmuştur. Hatta ülkeyi düşünmekten içinde yaşadıkları Ankara’ya ayıracak zamanları kalmaz. Kendi söküğünü dikemeyen terzi kayıtsızlığıyla Ankara, ertelenir hep.

En az 50 yıldır basmakalıp olmuş bir şikayettir bu ama böyle kötü bir kadere de bile bile mahkumiyetimizin sürmesini istemiyoruz artık. Anayasa maddesini ihlal etmeden bir çaresi yok mu bunun? Yapan iller nasıl yapıyor acaba? Başkent dışında geçersiz mi yoksa 80’inci madde?

Hiç ortak nokta yok mu?
Seçim zili hariç Ankara’nın büyük tartışmalarında, projelerinde göremiyoruz vekillerimizi. Ankara için ciddi bir ihtiyaç olan ancak 10 yıla yakın bir zamandır bitmeyen metro hatları için bir araya gelip, ortak bir ses verebilmişler midir? Şimdi gidişlerini izliyoruz ama banka ve finans merkezlerini kaptırmamak, aksine o merkezi Ankara’ya kurdurmak için ortak bir çabaları olmuş mudur 15 yıldır? İlin tarımı, hayvancılığı can çekişiyor, sanayisi tökezliyor. İktidar, muhalefet partisi demeden Ankara milletvekillerinin, buluşabileceği hiç mi ortak noktası yoktur Ankara’yla ilgili?

Seçim ödevi
Kaybettiklerinin bir kısmını telafi edebilmesi için şu an iki seçenek duruyor Ankara’nın önünde; Turizm Atılımı ve Bilişim Vadisi projeleri. Ankara vekillerini, biraraya getirebilecek iki mantıklı ve ortak nokta size. Mart’ı beklemeden, yarın sabah ilgilenmeniz gereken bu iki önemli projeyle Haziran’da, eli boş çıkmazsınız seçmeninizin karşısına. Daha kalabalık bir halk kitlesiyle ‘iç içe’ olmak için bulunmaz fırsat. Bu projelerin mundar olmasını ya da kaptırılmasını bizimle beraber seyredecekseniz eğer, Mart bile erken olur seçim çalışmalarınıza başlamak için. Mayıs ortasında çıkın bir dolaşın, 20 gün yeter de artar bile. Lafı hoş, eli boş seçilme güvenceniz varsa niye paranızı boşa harcayasınız değil mi azizim?

Bu seçim zili, Ankara vekilleri için uyarı, Ankara için bir uyanışın habercisi olsa melodisi kulağa ne hoş gelirdi!