ogm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ogm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2017 Salı

ODTÜ ORMANI DEVAM



24.10.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi

ODTÜ Ormanı’ndan geçen yolla ilgili yazılarımıza Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) açıklamaları eşlik etmeye devam ediyor. 21 Ekim tarihli ‘ODTÜ Ormanı Daha Çok Su Kaldırır 1’ başlıklı yazımıza gönderilen açıklama ve yeni sorularımızı paylaşıyoruz:

“6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında Hususi Ormanlar ve Hükmi Şahsiyeti Haiz Amme Müesseselerine Ait Ormanlar Yönetmeliği gereğince ‘.. Bakanlıkça verilecek izinlerde Genel Müdürlükçe belirlenen yükümlülüklerden orman sahibi ile izin sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarından dolayı orman sahibi (ODTÜ) ve izin sahibi (Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı)  arasında düzenlenen protokol ve taahhütname senedinin taraflarca Ankara Orman İşletme Müdürlüğümüze ulaştırmaları sonucu izin sahası 08.09.2017 tarihinde orman sahibi (ODTÜ) ve izin sahibi (Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı)‘ ne saha teslimi yapılmıştır..’

Cümlesinde Olur 22 Ağustos 2017 tarihinde verilmiş olup 8 Eylül 2017 tarihinde ise saha teslimi yapılmıştır. 8 Eylül 2017 tarihi protokolün hazırlandığı tarih olmayıp, tarafların hazırladıkları protokol ve taahhütnamenin ilgili birimimize ulaştırmaları sonucu sahanın teslim tarihidir.”
Seçenek olduğu halde girilen ODTÜ Ormanı
Kaç protokol var?
- Öncelikle ODTÜ Rektörlüğü ile Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) arasında imzalanan protokol 08 Eylül 2017 tarihli ancak bu açıklamada “..8 Eylül 2017 tarihi protokolün hazırlandığı tarih olmayıpdenerek ilk soruya meydan veriyor: Bizim elimizdeki protokol 8 Eylül tarihli, yani birkaç protokol mü var o zaman? ODTÜ, ABB ve bizi yanıtlayan OGM, bunu niye açıklamadı?

- Ankara Büyükşehir Belediyesi, yol yapmak üzere başvuruyu yalnızca OGM’ye mi yoksa ormanın asıl sahibi ODTÜ Rektörlüğü’ne mi yapmıştır? OGM’ye başvurması gereken ODTÜ Rektörlüğü ama böyle bir ifade görülmüyor protokolde de OGM’nin açıklamalarında da. Var ise eğer o zaman başvuru tarihi nedir, izin istenen saha ne kadardır ve krokisi var mıdır? Ayrıca protokole dayanak olarak OGM’nin ‘olur’ u gösterilmeliydi lakin bize yolladığınız açıklama sayesinde öğrendik daha önce ‘olur’ verildiğini.

Hangi zarurete dayanarak?
- 6831 Sayılı Orman Kanunu’na göre verilecek izinlerde ‘kamu yararı’ ya da ‘zorunluluk’ olması gerektiği yer alıyor. ODTÜ Rektörlüğü Büyükşehir Belediyesi’ne, İhsan Doğramacı Bulvarı’nın genişletilmesini önermişti. Böylelikle daha az orman alanı zarar görecek ve yol yapılabilecekti. “OGM yetkilileri, ormanın ortasında yol geçirilmesine ilişkin nasıl bir ‘zaruret’ görmüştür?” bir başka sorumuz.

- Protokolün 08 Eylül 2017 tarihinde imzalandığı, aynı gün Orman İşletme Müdürlüğü’ne ulaştırıldığı ve saha teslimi yapıldığı belirtiliyor. Türk bürokrasisinde görmeye alışık olmadığımız bir nevi ışık hızıyla yapılan işlem, vatandaş olarak tabii ki göğsümüzü kabartmıştır!

22 Ekim 2017 Pazar

ODTÜ ORMANI DAHA ÇOK SU KALDIRIR (2)

22.10.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi

ODTÜ Ormanı’ndan geçirilen yolda çiğnenen yasaları sıralamış, dün de yazımızla ilgili Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) açıklamasını yayınlamıştık köşemizde. Açıklamanın ilk paragrafından öğrendik ki Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ve ODTÜ Rektörlüğü arasında 8 Eylül’de yapılan protokolden önce OGM, 22 Ağustos’ta, yani protokolden 16 gün önce olmayan protokolün ‘olur’unu vermiş bile. Dün sormuştuk o konuyla ilgili sorularımızı.

Çiğnenen yasalarla ilgili suç duyurusunda bulunan Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği’ni aradık, OGM’nin uzmanlık isteyen açıklamasıyla ilgili görüşlerini sorduk. İşte Dernek Başkanı Salih Usta ve Ahmet Demirtaş’ın verdiği karşılık:

Bir günde birçok işlem
- İlk olarak tarihe dikkat çekerek “Saha teslimine dayanak gösterilen tarih 08.09.2017 ama sahaya 22.08.2017 tarihinde zaten izin verilmiş.. Eğer 22.08.2017 tarihinde –gerçekten- izin verilmiş ise 08.09.2017 tarihinde imzalanan ‘protokol’ nedir?” diyor, devam ediyorlar:
- .. ‘Orman sayılan’ alanlardan ormancılık dışı amaçlar için izin ve tahsis işlemleri, oldukça kapsamlı ve zaman gerektiren işlemlerdir. Bu işlemlerin bırakın 1 günü, birkaç ayda tamamlanması bile oldukça zordur. OGM, 8 Eylül’de ODTÜ yönetimi ile ABB’ye izin vermeye karar veriyor ve 9 Eylül’de ABB, ODTÜ ormanına girebiliyor. Ve aynı gün bütün izin işlemleri hazırlanıp, onaylanabiliyor..
- .. Yol güzergahının araziye aplikasyonu yapılır, üzerindeki ağaç, ağaççık kesilir ondan sonra izin sahibine saha teslimi yapılır. O yüzden yapılan işlemle ormanın sahibi ODTÜ, zarara uğratılmıştır..
- ..OGM yetkilileri, teslim ettikleri orman alanının genişliği ve uzunluğunu belirtmemiştir..

Zamanlama da hatalı
- .. OGM açıklamasında, “..297 adet ağaç, ağaççık ve fidanların nakil edilmesinin uygun olduğuna; ekonomik değeri olmayan (…) 3.400 adet ağaç, ağaççık, fidanların ve muhtelif çalı grubuna ait fertlerin ise sahadan kaldırılmasına karar verilmiştir..” deyip devamında da “87 adet ferdin gelişimi düzgün, formu iyi, çap, boy ve kök sistemi uygun ve nitelikli türlerden olmalarından dolayı orman sahibi ve izin sahibi tarafından tekniğine uygun olarak söküm işlemleri yapılıp tekrardan kullanılmak üzere nakil edilmiştir..” diyor. Gecenin bir vaktinde, yapay ışıklandırmalarla ‘tekniğine uygun söküm’ nasıl yapılmıştır? Dozer operatörlerinin yanına uzmanlar mı yerleştirilmiştir? Israrla soruyoruz; ‘tekrar kullanılmak üzere’ nereye nakil edilmişlerdir? Nakil için hangi belgeler düzenlenmiştir? Bunlar hangi türlerdir, yaşı, çapı ve boyu nedir? “..87 ferdin nakil edildiği belirtilmiştir. Peki 210 fert ne olmuştur..?
- ..Ormancılıkta çok temel bir bilgidir: Ağaçlar/fidanlar  vejetasyon döneminde (tomurcuk patlamasından yaprak dökümüne kadar geçen sürede) dikilmez ve taşınmaz. Bu işlem için ağaçların uyuduğu dönem, Türkiye için Kasım başı-Mart sonudur. Eylül ayının ilk yarısında ağaçların nakline izin vermek, kesinlikle bilim dışıdır. Ağustos-eylül ayında sökülüp başka yere dikilen bir ağaç, yaşamaz ve ölür..

11 yıl önceki verilerle
- .. Olağanüstü Hasılat Etası Raporları’nda temel olarak iki bölüm vardır: ‘Amenajman Plan Verileri’ ve ‘Olağanüstü Olayın Meydana Geldiği’ aktüel veriler.. ODTÜ Ormanı’nın amenajman planı en son 2007 yılında yenilenmiştir. Ağaçların çağ ve çaplarının ölçümü 2006 yılında yapılmış demektir; yani 11 yıl önce ‘a’ çağında (göğüs yüksekliği çapı 0-7,99 cm) olan ağaçların çoğu, bugün 10-15 cm çapına (‘b’ çağına) ulaşmıştır. Bu gerçeklik, şu anda tıraşlanan alanın hemen sınırındaki ağaçlarda ölçüm yapılarak tarafımızdan tespit edilmiştir. Ayrıca çapı 60 cm’ye varan doğal alıç ağaçları da tarafımızca tespit edilmiştir ki alıç ağacı için 60 cm çap, olağanüstü bir ölçüdür. OGM yetkilileri, orman amenajman planlarında da yer alan ‘yıllık artım’ bilgilerini dikkate almadan ve sahada gerçek bir ölçüm yapmadan, 11 yıl öncesinin verileriyle kendilerini aklamaya çalışmaktadır..
- ..Bilgilendirme yazısında nakil edilecek olanlar ve hiçbir değer vermediği ağaç, ağaççık ve fidanlar için ‘muhtelif türler’ biçiminde bir geçiştirme yapılmıştır. Amenajman planlarında ve raporlarda, ağacın türünün belirtilmesi gerekir..

“Ormanda imar planı yapılmaz”
- .. Protokolde, açılacak yolun genişliğinin 40 metre olduğu belirtilmiştir. Yetkililer bu protokole göre yer teslimi yaptıklarını açıklamıştır. Oysa açılan yol 90-100 metre genişliğindedir. ABB tarafından ormana tecavüz edilmiştir ve OGM buna karşı işlem yapmamıştır..
- .. Protokol içeriğinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı dayanak olarak gösterilmiş, OGM buna göre izin verdiğini açıklamıştır. OGM yetkilileri, ormanda imar planı yapılamayacağını bilmez mi?..

Salih ve Ahmet beyin açıklamalarını, başladıkları sözlerle bitirelim: Orman Genel Müdürlüğü’nün yasalarla tanımlanmış görevi, ‘ormanların korunması, genişletilmesi ve geliştirilmesi’dir. OGM, orman kıyımlarının tasdik makamı değildir.

21 Ekim 2017 Cumartesi

ODTÜ ORMANI DAHA ÇOK SU KALDIRIR (1)



21.10.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi

Bir önceki ‘ODTÜ Ormanı’nda Çiğnenen Yasalar’ yazımızda (17 Ekim 2017) yol açmak için yapılan işlemlerdeki aksaklıkları vurgulayan bir suç duyurusuna yer vermiştik. Bir güne sığmayacak pek çok işlem, Anayasa’dan başlayarak bir dizi yasa ve yönetmeliğin ihlal edilmesiyle yerine getirilmiş görünüyordu. Orman Genel Müdürlüğü (OGM), konuyla ilgili açıklamasını gönderdi. Açıklama şöyle:

“..6831 sayılı Orman Kanununun 17/4 maddesi gereği habere konu izin verilen ulaşım yolu güzergâhında Ankara Orman İşletme Şefliğimiz, 25.08.2017 tarihinde orman sahibi (ODTÜ) ve izin sahibi (Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı) yetkili teknik personelleri ile birlikte yol güzergâhında kontrol ve incelemeler yaparak etkilenecek ağaç, ağaççık, fidanların ve muhtelif çalı grubuna ait fertler işaretlenerek tespit tutanağı düzenlenmiştir.

6831 sayılı Orman Kanununun 17/4 maddesi gereği Makamın 22.08.2017 tarih ve 36 sayılı Olur’ları ile verilen izne istinaden orman sahibi (ODTÜ) ve izin sahibi (Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı) arasında düzenlenen protokol ve taahhütname senedini Ankara Orman İşletme Müdürlüğümüze ulaştırmaları sonucu izin sahası 08.09.2017 tarihinde orman sahibi (ODTÜ) ve izin sahibi (Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı)’ne saha teslimi yapılmıştır.

İzin sahası teslimi yapıldıktan sonra 25.08.2017 tarihinde yol güzergahında tespit edilen fertlerden gelişimi düzgün, formu iyi çap, boy ve kök sistemi uygun ve nitelikli muhtelif türlerden olan 297 adet ağaç, ağaççık ve fidanların nakil edilmesinin uygun olduğuna; ekonomik değeri olmayan, gelişimi ve formu bozuk, dejenere olmuş, tepe sürgünleri kırılmış,  hasta, aşırı cılız ve kurumuş toplam 3.400 adet ağaç, ağaççık, fidanların ve muhtelif çalı grubuna ait fertlerin ise sahadan kaldırılmasına karar verilmiştir.

Tespiti yapılan toplam 3.697 adet muhtelif türde ağaç, ağaççık, fidanların ve muhtelif çalı grubuna ait fertlerden 3.610 adetinin 1,30 çapı 0-7,9 cm aralığında olup amenajman planında hacimlendirilmeye konu edilmemiştir. Geriye kalan 87 adet ferdin gelişimi düzgün, formu iyi, çap, boy ve kök sistemi uygun ve nitelikli türlerden olmalarından dolayı orman sahibi ve izin sahibi tarafından tekniğine uygun olarak söküm işlemleri yapılıp tekrardan kullanılmak üzere nakil edilmiştir. Saha tesliminden sonra yapılan iş ve işlemler 09.09.2017 tarihli tutanak ile kayıt altına alınmıştır.

6831 sayılı Orman Kanununun 17/4 maddesi gereği izin verilen ulaşım yolu güzergâhında herhangi bir ağaç kesimi olmadığı gibi mevcutta tespit edilen fertlerin 1,30 çapları itibariyle amenajman planında hacimlendirilmesi yapılmadığından herhangi bir Olağanüstü Hasılat Etası Raporu söz konusu değildir..”
İtinayla sökülmüş bir ağaç!..
İlk sorularımız
Yerimiz yetmeyeceği için şu kadarını sorup, bu açıklamanın madde madde değerlendirmesini yarınki yazımıza bırakıyoruz:

- 8 Eylül 2017’de Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ODTÜ Rektörlüğü arasında imzalan protokole ‘makam’, saha tesliminin 8 Eylül olduğunu söyleyip, 22 Ağustos 2017’de, yani yaklaşık 16 gün önce nasıl ‘olur’ verebilmiştir?
- O makam, böyle bir protokol imzalanacağını mı biliyordu?
- Bilse bile yapılan işlem, hukuken geçerli bir işlem midir?
- ODTÜ Ormanı’na yol izninin, imzalanan protokolle verildiğini zannediyorduk. İlgili kişi ve kurumlar, zaten 22 Ağustos’ta olmuş bitmiş işin protokolünü mü imzaladılar?
- Bu işlem, ODTÜ Rektörü’nün bilgisi dahilinde midir?  

Devamı yarın...

1 Ekim 2016 Cumartesi

ODTÜ ORMANI’NA MI GELİYOR SIRA?



30.09.10.2016 Milliyet - Ankara Gazetesi

Alzaymırlı gibi başkent, dönüp dönüp aynı şeyleri söylüyor. De ki 10 tane konusu var, usanmadan aynı konuyla ilgili sözleri, aynı üslupla söylüyor. Alzaymırlı olmayana eziyet... “Yine mi başlıyoruz” dedirtiyor her defasında, şehirde bir gelişme olmadığı hissi grip virüsü gibi yayılıyor sakinlere ve ağzını açandan karamsarlık dökülüyor sadece.

Devlet ormanı olacakmış
Başkentin alzaymır tekrarlarından biri de ODTÜ Ormanı ve Eymir Gölü’ydü. “..dü” diyoruz çünkü bu sefer bir gelişme var; Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na bağlı Orman Genel Müdürlüğü (OGM), Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin (ODTÜ) kontrolündeki ODTÜ Ormanı'nı, ‘devlet ormanı’ ilan etmeye hazırlanıyormuş. Orman Bölge Müdürlüğü’nün raporu onaylanmış, müfettiş raporu bekleniyor.

Halka açma niyetiyle yapılıyormuş bu girişim. İçinde öncelikle acil müdahale yollarının açılacağı, halka piknik ve yürüyüş alanların oluşturulacağı, Ankaralılar'ın hafta sonları nefes alacağı bir yere dönüştürmekmiş niyet. Bir de bıktığımız tekrar; Eymir’e arabasıyla sadece ODTÜler’in bedava değil, herkesin girmesi hedefleniyormuş.
ODTÜ Ormanları (Foto: Büyükşehir Belediyesi)
Bu kez gelişme var
Eymir’in bir otopark ücreti kadar giriş ücreti var, isteyen giriyor zaten de ‘herkes bedava girsin’ bahanesi, sanki bizi düşündüğünden değil pek. Göksu gibi belediye parkları ya da otoparklarının hepsini bedava kullandırırdı yoksa devlet.

Tabii on yılların sakızı, inatlaşma konusunu ezbere bildiği için Ankaralı, bıktı, dönüp dolaşıp aynı kayıkçı kavgasını izlemek, dinlemek istemiyor. Ancak dediğimiz gibi bu kez ‘gelişme’ var. Müfettiş raporundan sonra OGM’ye geçince arazi, ne olacağını göreceğiz. 2006’da başlayıp, bir kısmı 2014’de sonlanan, Ankapark’ın devam ettiği, otoban yolların, izni alınmaya çalışılan yeni yapılaşma niyetlerinin olduğu Atatürk Orman Çiftliği, örnek olarak duruyor önümüzde.
Eymir Gölü'ne giriş serbest, arabalara değil. Servislerle taşınıyor ziyaretçiler
Açıkla ODTÜ!
Halka mesire yeri, nefes alma mekanı yaratılacaksa Çiftlik’te de yaratılabilirdi. Bir piknik masası konmadı, bir kır kahvesi yapılmadı örneğin. Yoğun betonlaşmayla parayla gireceğimiz Ankapark yapılıyor. Hem ayrıca ODTÜ Ormanı ve Eymir’den çıkan oksijen, şehre yayılmıyor da sadece ODTÜlüler soluyormuş gibi bir ima seziliyor gerekçelerde. O yüzden mi acaba? Vay sizi ODTÜlüler, havayı nerede saklıyorsunuz açıklayın!

ODTÜ Ormanı, 7 milyon metrekare. 5 milyon 427 bini Maliye Bakanlığı'na, 904 bini ODTÜ'ye, 835 bin metrekaresi de özel şahsa aitmiş. Devlet ormana zarar vermeden belirttiği konuları yapmak istemiş de ODTÜ “Hayır” mı demiş acaba? Atatürk Orman Çiftliği’nde umduğumuz olmadı, sıra ODTÜ Ormanı’yla Eymir’de olmasın? 

Memleket darbe girişimiyle sarsılmış, sarsıntısı sürüyor ki daha da epey sürecek, alzaymırlı Ankara çoktan unutmuş, bildik çekişmelerine devam ediyor kaldığı yerden.