zafer yolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zafer yolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2014 Pazartesi

ZAFERLERİN İZLERİ SOLMADAN



30.08.2014 Milliyet-Ankara Gazetesi

Afyon-İzmir arası kuş uçuşu 400, araziden giderseniz 560 kilometre. 10 günde koşabilir misiniz bu mesafeyi.. Mehmetçik koştu ama!

Neredeyse tam 1 yıl önce Haymana’da başarılı olamamış, Polatlı Duatepe’de, ülkenin içine doğru ilerleyen Yunan Ordusu durdurulmuştu. Yunan Ordusu’yla beraber 250 yıllık gerileyişimize de son verildi. 13 Eylül 1921, bir ülkenin ve milletin olduğu kadar dünya tarihinde de bir dönüm noktası oldu. Sakarya Meydan Savaşı, Çanakkale Savaşı’ndan sonra zaferin 2’inci perdesiydi. Geriye 3’üncü ve son perde kalmıştı. 

10 gün koştular

26 Ağustos 1922 sabahı tan ağarmadan topçu atışları başladı. 5 bin süvari, 192 bin piyade askerimiz harekete geçti. Süper devletlerin desteğiyle tam donanımlı bir Yunan ordusuna karşı son perdeyi açtılar.
Yaklaşık 20 gün sürdü 3’üncü perde; 9 Eylül 1922 sabahı İzmir’e girdi ordumuz. Koşarak 10 günde İzmir’e kovalamış, 18 Eylül 1922’de son Yunan askerini Erdek’ten memleketine yolcu etmişti Mehmetçik. Hangi azim ve inançla 10 gün koşulur, zerre kadar anlamamız mümkün mü acaba bugün? Aksine böyle bir savaşın olmadığını söyleyebilen milletvekilleri dolaşıyor Meclis koridorlarında. 

Kurtuluş ve Zafer Yolu
Yarın 30 Ağustos Zafer Bayramı. Büyük Taarruz’un ve zaferin 92’inci yıldönümü. Ancak biz, ne Çanakkale Savaşı’nın ne Sakarya Meydan Savaşı’nın ne de Büyük Taarruz’un kıymetini bilen bir nesil yetiştiriyoruz. Büyükler kıymetini bilmeyince küçükler ne yapsın, verileni alıyor onlar.

Yaklaşık 3 yıldır Kurtuluş Yolu ve Zafer Yolu projelerinden bahsediyoruz. Sakarya Meydan Savaşı ve Büyük Taarruz’un gerçekleştiği toprakları kapsıyordu. Kurtuluş Yolu; Ankara Garı’nda başlayacak, Alagöz Karargahı, Malıköy’den sonra Polatlı Duatepe ve Kartaltepe’de bitecek bir gezi programı olacaktı. Yeri gelmişken bu güzergaha mutlaka Haymana’yı da eklemek gerektiğini söyleyelim. Zafer Yolu ise bu güzergahı Afyon üzerinden İzmir’e kadar uzatacaktı.

Beceremedik.

Bir gezi hattı düzenlemeyi, çocuklarımıza, yaşayarak tarihimizi anlatmayı, hatırlatmayı beceremedik. Kuru kitap bilgisi ve mat ekranlardan öğrendikleriyle hiç dokunmadıkları bir tarihe sahip çıkmalarını bekliyoruz. Üstelik okudukları, gördükleri de gayet yavan, azmış gibi bir de bıktırıyoruz.

6 yıldır bitmedi
Daha 2 ay olmadı Polatlı-Kartaltepe’de 6 yıldır bitirilemeyen ‘Dur Yolcu Mehmetçik Anıtı’nın düştüğü durumlarını yazmamız. Kaba inşaat halinde bekliyor 6 yıldır. En son kaidesindeki kabartmalar çalınmıştı. Bizim zaten tarihine sahip çıkmak diye bir derdimiz yok galiba. Cümleten hepimize yuh olsun! İlgilenmeyen kurumlara ve yetkililere de yazıklar olsun. 

Adamlar kaybettiği savaştan bile kendine özel günler çıkarırken biz, birer birer zaferlerimizin izleri solarken izliyor, hatta kalanı da bizzat kendi ellerimizle siliyoruz.

16 Şubat 2011 Çarşamba

ÇOCUKLAR ANKARA’YA


15.02.2011 Milliyet-Ankara Gazetesi

23 Nisan yaklaşırken pır pır etti yüreğimiz. Hep etti ama. Büyüyüp, 19 Mayıs’a katılacak kadar olduk, 23 Nisan’a coşkuyla uyanmaya devam ettik. Fırsat bulmuşsam hala sonuna kadar izlemeye çalışırım törenleri. Özellikle de TRT’nin düzenlediği Çocuk Şenliği’ni. “Nesini izliyorsun koca adam?” derler, anlatamam:
Yeni nesillerin de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda yüreği pır pır ediyor mu diye bakarım. Büyükler, bayram coşkusunu aşılayacak etkinlikler düzenleyebilmiş mi diye bakarım. Etkinlikler, çocukları, coşturabiliyor mu diye bakarım. O güne önem verilmiş mi diye bakarım. 23 Nisanlar’a bir şeyler oluyor, bu kez değişmiş mi diye bakarım. Koca adam olunca bazı şeyler daha iyi fark edilebiliyormuş çünkü.

Şenliği kaptırınca
Adam tarihleri şaşırdı, 2 ay önceden 23 Nisan yazıyor!” diye gülüşmeyin, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin aldığı karar şaşırttı beni: Kent Konseyi’nin önerisiyle Meclis, Çocuk Olimpiyatları düzenleme kararı aldı. Uluslararası çocuk spor oyunları düzenleyecek ilk olimpiyata ev sahipliği yapacağız. Harika!.. 11 yıldır Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği, başka illerde geziyor. Bu yılki Bursa’da gerçekleşecek. Elindeki şenliği kaptıran Ankara, yeniden çocukları anımsıyor!

Ankara çocukları, çocuklar Ankara’yı sever genelde. Yeter ki ilginç yerlerindeki ilginç hikayeleriyle buluşabilsin, büyüsüne karışabilsinler. Kuğulu Park ve kuğularla sınırlı kalmasın Ankara hazneleri. O yüzden 23 Nisanlar’a çok uygun bir çalışmayı, yeri gelmişken tekrar duyurmak istiyorum; Ankaralı gezginlerle Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından geliştirilen ‘Kurtuluş Yolu’ ve ‘Zafer Yolu’ projelerini.

Kurtuluş Yolu
Kurtuluş Yolu, Ankara Garı’ndan başlayıp, Polatlı Kartaltepe’de biten bir yol. Zafer Yolu, İzmir’e kadar uzanıyor. Kurtuluş Savaşımız’ı yaşayan yerler, 23 Nisanları, ilginç ve akılda kalıcı hale getirebilir. Özellikle Kurtuluş Yolu, çocukların, rahatlıkla gerçekleştirebileceği bir gezi yolu. Mekanlar, kolay ziyaret edilebilir yerlerde. Spor salonları ya da alışveriş merkezleri dışında da Ankara, çocuklara çekici gelebilir!

Çocuk Olimpiyatı yapılsın; güzel fikir. Çocuk Şenliği’de evine dönsün ama. Her şeyini bu kadar bonkörce dağıtan kent görülmemiştir. Bankalarını da böyle bonkörce yolladı zaten İstanbul’a. İlklere emek verip, gerçekleştir, sonra hediye et. Ettiğinin ihtiyacı olsa bari!

Çok geç kaldık
Madem izliyorsun, 23 Nisan kutlamaları ne durumda?” diye soruyorsanız “İyiye gitmiyor” diyeyim. Ses teknolojisi, ışık teknolojisi, sahne üzerinde yaratıcı gösteriler gelişti, 23 Nisan Kutlamaları ve Çocuk Şenliği, ayak uyduramadı. Gelişmeler, kutlamalara uyarlanamadı. 1979’daki tarzıyla devam ediyor denebilir. Oysa her gelişmeye hızla ulaşabilen ve izleyen bir nesil var artık karşımızda. Çocuk olup, gözlesem; yüreklerinin pır pır edeceği, her yıl iple çekecekleri bir coşku ve etkinlik göremiyorum. 23 Nisanlar, çocukların gerisinde kalıyor.

23 Nisan’ı anımsamak, onun için bir şeyler düşünmek güzel. Gösterilerle biraz hayal, Olimpiyat ve Kurtuluş Yolu’yla biraz gerçek. En yenisi bir sonraki yıla kaldı. Çocuklarımızın boşluğunu hissedip, eksik şenliğimizin içini doldurmak için 2 ay erken değil, yıllarca geç bile kalmışız değil mi?