özürlüler yasası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özürlüler yasası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2017 Perşembe

ENGELLİ ŞEHİR



17.01.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi

Bazı spor kulüpleri Ankara’dan gitmeye çalışıyor ama ne hata! Vefasızlıkları bir yana, bu şehirde ne madalyalık sporcu yetişir farkında değiller. Bu kadar engelle dolu bir şehirde, sporcu olunur ancak. Çocuk da olsan yaşlı da bu engelleri aşacaksın, değilse kafes kuşu gibi evden uzaklaşmayacaksın.


Şikayetler arttı
Son 3-4 aydır arttı, engelli vatandaşlarımız ve derneklerimizden imdat niteliğinde şikayetler alıyoruz. 2005 yılında yeniden düzenlenen Özürlüler Yasası, pek bir işe yaramamış görünüyor. Başka yerler nasıl bir gelişme kaydetti bilemiyoruz ama Ankara için kesin bir kanaat olarak işe yaramadığını söyleyebiliriz.

Bir yıldır şehrin genelinde görme engelli yolları paramparça, yol olma vasfını kaybetti, değneğinin ucuna kuvvet, eski usule döndü vatandaşlar. Son 2 aydır yürümeyen yürüyen merdivenler hepten durdu. Artık yoğun işe gidiş ya da işten çıkış saatlerinde de bir kudret onları durduruyor. Genelde çıkan çalışmıyor inen çalışıyor, bir bakıyorsunuz ikisi de çalışmıyor, bir daha bakıyorsunuz asansör de çalışmıyor.

Şehri bölen otoban kılıklı yollarımız, engellilere “Gelme buraya” diyor. Yasak savan kaldırım rampaları, yasağı savdı çok şükür. Çökmüş kaldırımlar, araçlar park etmesin diye konan mantarlar, hep engel.

“İyice yaşanmaz hale geldi”
En son katıldığımız bir panelde iki kolunda iki koltuk değneği vatandaşımız yanaştı yanımıza, “Şehir, iyice engelliler için yaşanmaz hale geldi, AŞTİ’ye gidemiyoruz artık biz” dedi. “Bizim de sizden çok farkımız yok, sizin gidemediğiniz yerlere eziyetle gidebiliyoruz sadece” dedim. “Tavuklar gibi araçların önünden kaçıyor, koşuşturuyoruz. Arabaların şehri burası” diye de ekledim.
Nasıl duyuracağız sesimizi Ali bey?” dedi, “Siz niye sesinizi duyurmak zorunda olasınız ki, yenilenmiş yasası çıkalı 12 yıl olmuş, zaten kamu kurumları bu yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda” dedim. Aman ne güzel laf ettim; “Yasa işlemiyor” diyor vatandaş, biz de ‘yükümlülük’ falan diyoruz, dersin ki Stockholm’de yaşıyoruz!
Bu aklın yolundan giden nereye varır acaba?

Engelin hası
Bu ülkenin 10’da 1’i engelli; 7-8 milyon kişiden bahsediyoruz. Engelsize bile engel bir şehrin engellilerine, Allah güç, kuvvet, sabır versin. Allah’a kalmış işimiz, kul dinlemiyor. 4 Aralık 2015’de ‘Anlayışı Engelliler’ demiştik, baksanıza daha engelin hasını kaldıramamışız.

5 Aralık 2015 Cumartesi

ANLAYIŞI ENGELLİLER



04.12.2015 Milliyet-Ankara Gazetesi

Hayatın bir geçeği; insan engelli doğabiliyor, sonradan engelli olabiliyor. Engelli olmak insanlığını etkileyen bir durum değil ama engelliye engel olmak, insanlıkla çok ilgili bir şey. Ülke nüfusunun neredeyse 10’da 1’ini oluşturan engelli vatandaşlardan geri kalanı zorda olanın halinden anlamıyor, bazılarınınsa anlayışı engelli.

Yasanın beklentisi
2005 yılında Özürlüler Yasası yeniden düzenlenmiş, kamu kurum ve kuruluşlarına, düzenlemelerini yapmak için 7 yıl süre tanınmıştı. Yasanın içeriği özetle şöyle: Özürlülüğün önlenmesi, özürlülerin sağlık eğitim, rehabilitasyon bakım ve sosyal güvenliğine ilişkin sorunlarının çözümü ile her bakımdan gelişmelerini ve önlerindeki engelleri kaldırmayı sağlayacak tedbirleri alarak topluma katılımlarını sağlamak ve bu hizmetlerin koordinasyonu için gerekli düzenlemeleri yapmak.

Sınıfta kaldık
7 yıl herkes kulağının üzerine yattı. Hele ki günlük yaşamın tam içinde olan belediyelerin 7 yıl sonunda ışık tutulmuş tavşan gibi şaşkın bakışları, sonra alelacele yarım yamalak işler yapışları akıldan çıkmıyor. Füze rampası gibi dik kaldırım düzenlemesi mi istersiniz, işlemeyen asansörler yapışlarını mı, duvarlarda, direklerde, ağaçlarda biten görme engelli yolları mı.. Dün duymuş gibi ayaklandı, paldır küldür giriştiler, bir hengame yaşadık.

Baktılar olmayacak, 3 yıl daha süre istedi kendisi önden hizmeti geriden kamu kurumları. O süre de verildi. Herkesin günahını almayalım ama ülke çapında bu kurumların çok önemli bir kısmı sınıfta kaldı. Anladık ki yasa değilmiş sorun, ülkenin 10’da 1’ini yok saymayı alışkanlık haline getirmişiz.

Önce de onlar kutluyor
Daha acısı; bazı düzenlemeler, yasak savma, görüntüyü kurtarma kastıyla yapıldı. Biz zaten içindeyiz, istesek de yutamayız da yasayı kandıracak aklınca. Cipi zorlasan zor çıkılır geçitler, çökmüş kaldırımlar, çalışmayan asansörler, engelli rampasız araçlarla devam ediyor yaşam. Görme engelliler için yapılan kaldırım düzenlemeleri, daha birkaç ay sonra yalan oldu. Şu anda Ankara’nın birçok yerinde o şeritler tamamen söküldü, kalanın üzerine de anlayışı engelliler park ediyor. 

Fakat bakıyorsunuz, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü de önce onlar kutluyor, mangalda kül bırakmıyor lafı aldıysa. Yasak savıyor, görüntüyü kurtarıyorlar yine. Anlayışı engelliler, daha kapının önüne çıkar çıkmaz bütün söylenenlerin boş olduğunu, anlamayacağımızı sanıyor.

8 Ağustos 2012 Çarşamba

ENGELSİZE DE ENGELLİ ANKARA

07.08.2012 Milliyet-Ankara Gazetesi

Aşk olsun engelli vatandaşlarımıza; kendilerine uygun değil de bize çok uygun sanki Ankara sokakları. Yürüyen merdiven olmadığı için dağcılık sporuna elverişli üstgeçit ve metro merdivenlerini, biz tırmanmıyoruz sanki. Yüksek atlama çıtası kıvamında kaldırımlara inip, çıkmak, bize çok kolay sanki. Sanki kışın, basınca su sıçratan kırık kaldırım taşlarında, üç adım atlamayla sek sek arası zıplamaların uzmanı değiliz biz. Olmayan otobüs duraklarında, güneşten kavrulmuyor, yağınca da ıslanmıyoruz sanki. Aşk olsun, sokaklar size zor, bize çok kolay sanki.

Farabi rampası
Milliyet Ankara Gazetesi, Farabi Sokak’taki altgeçide, engelli vatandaşlarımızın geçebilmesi için yapılan rampayı inceledi.  Engelli vatandaşımız Erman Eranıl da denemeye kalktı geçidi. Rampa başında karşılıklı bakışmışlar. “Engelli değil, füze rampası bu” demiş Erman bey. Yürüyerek bile inip, çıkılamayacak dimdik bir yokuş yapmış engelsiz arkadaş. Kendisine “Yürü bakayım” deseler, yürümesi yuvarlanmasından ayırtedilemez! Yüzde 8 olması gereken rampa eğimi, yüzde 45 çıkmış. Araba tırmanamaz o eğimi.

Erman bey, denemeye kalksa rampanın öbür yanına değil, füze gibi çıkışıyla Aşağı Ayrancı Son Durak’a fırlayacak muhtemelen. O hızla tekerlekli sandalyenin frenleri tutmayacağı için, yokuş aşağı kaymasıyla bizim gazetenin kapısında karşılarız kendisini. Gitmek istemediği bir yerde, yine Milliyet Ankara’ya, demeç vermek zorunda kalacak!

Yaptın mı, yaptım!
Çoğu engelli rampalarımız, dikkatli bakın, başlı başına bir engel. Daha yeni döndüm İstanbul’dan, aynısı orada da geçerliydi. Yasayla falan düzenlenemeyen bir şey demekki. Mühendis kaynayan ülkemizde, inşaat işçilerinin eline bırakılmış engelli vatandaşlarımız. Yöneticilerimiz içinse angarya. 2005 yılında çıkarılan Özürlüler Yasası, engellerin kaldırılması için, belediyeler başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarına 7 yıllık süre tanımıştı. 7 yılda çok şey yapmışlar gibi 3 yıl daha ek süre verildi kendilerine. Yapılanlar da füze rampaları. Yaptın mı, yaptım!

İnsana bakışla ilgili
Ah engelli dostlar, engeller size mi sadece? Betonlaşma ve asfaltlaşmayı kentleşme sananlar var. Oysa betonla asfaltla bitmiyor. Bir gün şu Kurtuluş, Sıhhiye ve Ulus metro duraklarının, uzun ve dik merdivenlerinden aşağı baksanız anlarsınız. Maltepe durağından Gar’a gitmek için yüklü bavulunuzla merdivenlerden caddeye tırmanıp, tekrar altgeçite merdivenlerden inmek, oradan Gar’a yürümek zorunda kalsanız anlarsınız. Kolej’den Kızılay’a, Tunus Caddesi’nden Bakanlıklar’a, düzensiz ve yorucu kaldırımları yürümek zorunda kalsanız anlarsınız. Olmayan otobüs duraklarında kavrulsanız ya da sucuk gibi sırılsıklam ıslansanız anlarsınız; bu, sadece sizle değil, insana bakışla ilgili bir sorun.

Örnek olamayan başkent
Hükümetleri de halkı da hizmet edeni sevmiyor bu ülkede. Hükümetleri sevse hizmeti aksatanı, uzun yıllar oturtmaz o koltuklarda. Halkı sevse hizmet etmeyeni ödüllendirmez oylarıyla. O yüzden engellisi engelsizi fark etmiyor mağdurların. Biri diğerinden daha şanslı değil. Herkes, kendi çapında engelleriyle mücadele ediyor. Demektir ki engelli dostlarımızın işi, katmerli zorlaşıyor.

Her konuda değil ama en temel konularda engelsize de engelli Ankara. Başkent engelliyse tüm ülkeye de engelleri örnek olabiliyor. İşte bu, olmuyor; duyarsızlığın hiçbir türü, en çok başkente yakışmıyor.