rampa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rampa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2017 Cumartesi

ENGELLİLERİN ULAŞIM SORUNLARI



13.05.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi

Engelliler Haftası’ndayız. 10-16 Mayıs arası. Engelliler Haftası dışında da çok değinmiştik ancak gördüğü yerde, yazılı olarak, derdini paylaşmaya devam ediyorlar. Uzun süredir toplu taşıma sorunlarının bu köşeyi meşgul ettiğini gören engelli dostlarımız, sorunlarını sıralamış, yollamışlar. Yorumsuz aynen yayınlıyoruz:

Engellilerin Ulaşım ve Erişim ile İlgili Sorunları

1– Metro İstasyonları ve alt geçitlerdeki asansörlerin ve yürüyen merdivenlerin sık sık arızalanması ve uzun süreler bu arızaların giderilmemesi.
2– Metro istasyonlarına ulaşım ve erişimin oldukça zor olması..
3– Metro ve raylı sistemlerde platform ve tren arasındaki boşlukların oldukça fazla olması nedeniyle özellikle manüel ve elektrikli sandalye kullanan arkadaşlarımız sık sık tekerleklerin boşluğa sıkışması nedeniyle tehlike yaşamaktadırlar.
4– Otobüslerde ve metroda engelliler için ayrılan yerler konusunda hiçbir uyarı yapılmadığı ve cezai yaptırımlar uygulanmadığı için engelliler, bu araçlara bindiklerinde birilerinin gözlerine bakarak yer isteme durumunda kalmaktadırlar.
5– Otobüslere ve metroya iniş ve binişlerde oldukça zor anlar yaşanmakta bazen de binilememektedir.

“Rampa zorluk çıkarıyor”
6– Ego otobüslerindeki elektrikli rampalar genellikle çalışmamakta ya da bu konuda şoförler gereğince engellilere karşı ilgili davranmamakta, engellilere zorluk çıkarmaktadır.
7– Körüklü otobüslerin belli günlerde sefer sayılarının azaltılması ya da hiç olmaması nedeniyle sandalye kullanan arkadaşlarımız seyahat etmekte oldukça zorlanmakta ya da hiç evinden çıkamamaktadır.
8– Görme ve işitme engelliler için olması gereken uyarı ve ikaz sistemleri düzenli çalışmamakta, bu arkadaşlarımız bu nedenle çok büyük güçlüklerle karşılaşmaktadır.
9– Otobüslerin duraklarda kaldırımlara yanaşamaması nedeniyle tekerlekli sandalye kullanan arkadaşlarımız ya çok zorlanmakta ya da hiç binememektedirler.

“Araçlar uygun değil”
10– Çayyolu Metrosu’nun açılmasıyla birlikte Eskişehir Yolu güzergahında çalışan tüm Ego otobüslerinin seferden kaldırılmasıyla birlikte o güzergahta seyahat etmekte olan engelliler için ulaşım imkanı tamamen ortadan kalkmıştır. Bahsedilen güzergahta ulaşım tamamen dolmuşlar ve Özel Toplu Taşım Araçları’na (küçük otobüsler) bırakılmış, bahsedilen araçların ilk duraklarda dolması nedeniyle ara duraklardan bırakın engellileri, hiçbir engeli olmayan vatandaşlarımızda bu araçlara binememektedirler. Ayrıca da bu araçlar engellilerin taşınmasına uygun olan araçlar değildirler.
11– Eskişehir Yolu, ağırlıklı olarak dolmuşlara bırakılmış, bu dolmuşlara da engellilerin binebilmesi hiçbir şekilde mümkün olamamaktadır.
12– En büyük metropollerimizden biri olan İstanbul’da bile resmi ve özel tüm toplu taşım araçları kartlı sisteme geçmişken bu durum Ankara’ da uygulanmamaktadır. Bunun nedeni de ayrıca irdelenmeli ve sorgulanmalıdır.
13– Trafik lambalarının süreleri hiçbir engeli olmayan insanlara göre düzenlendiğinden, engelliler sürekli risk alarak karşıdan karşıya geçmektedirler.
14– Metro istasyonlarında ve kaldırımlarda bulunan görme engeliler için yapılmış sarı renkli kaplamalar tamamen deforme olmuş, kullanır olmaktan çıkmış olmasına rağmen bunlarla ilgili hiçbir önlem alınmamıştır.

“Eskişehir Yolu’nda karşıya geçemiyoruz”
15– Belli güzergahlarda ring seferleri çok erken sonlandırılmaktadır. Örneğin Mustafa Kemal Mahallesi ring seferleri hafta içi 20.15, hafta sonu ise 19.30 da sonlanmaktadır.
Koltuk değneği ya da tekerlekli sandalye kullanan insanların Eskişehir Yolu’nu karşıdan karşıya geçmek, o kadar dik olan merdivenleri tırmanmak gibi bir şansları hiç yoktur ve olmayacaktır.
Bilkent alt geçitteki yürüyen merdivenler hiç çalıştırılmamakta ve asansörler genellikle arızalı durumdadırlar. Bu da düpedüz engellilerin seyahat hakkını gasp etmektir.
16– Şehir içi toplu taşıma araçlarına engelliler adına devlet tarafından ödeme yapıldığı halde özel toplu taşım araçlarına binebilenler, sanki ücretsiz taşınıyormuş gibi incitici muamelelere maruz kalmaktadırlar.

Yukarıda genel hatlarıyla sıraladığımız sorunlar, tüm engelli guruplarının görüşleri de alınarak yetkili makamlarca değerlendirilmeli, sorunların çözümü için bizzat olayın mağdurları olan engellilerin karar alma süreçlerine katılımının sağlanması gerekmektedir.

Saygılarımla
11.05.2017
Mithat TOKUR
Türkiye Sakatlar Derneği Ankara Şube Başkanı

19 Ocak 2017 Perşembe

ENGELLİ ŞEHİR



17.01.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi

Bazı spor kulüpleri Ankara’dan gitmeye çalışıyor ama ne hata! Vefasızlıkları bir yana, bu şehirde ne madalyalık sporcu yetişir farkında değiller. Bu kadar engelle dolu bir şehirde, sporcu olunur ancak. Çocuk da olsan yaşlı da bu engelleri aşacaksın, değilse kafes kuşu gibi evden uzaklaşmayacaksın.


Şikayetler arttı
Son 3-4 aydır arttı, engelli vatandaşlarımız ve derneklerimizden imdat niteliğinde şikayetler alıyoruz. 2005 yılında yeniden düzenlenen Özürlüler Yasası, pek bir işe yaramamış görünüyor. Başka yerler nasıl bir gelişme kaydetti bilemiyoruz ama Ankara için kesin bir kanaat olarak işe yaramadığını söyleyebiliriz.

Bir yıldır şehrin genelinde görme engelli yolları paramparça, yol olma vasfını kaybetti, değneğinin ucuna kuvvet, eski usule döndü vatandaşlar. Son 2 aydır yürümeyen yürüyen merdivenler hepten durdu. Artık yoğun işe gidiş ya da işten çıkış saatlerinde de bir kudret onları durduruyor. Genelde çıkan çalışmıyor inen çalışıyor, bir bakıyorsunuz ikisi de çalışmıyor, bir daha bakıyorsunuz asansör de çalışmıyor.

Şehri bölen otoban kılıklı yollarımız, engellilere “Gelme buraya” diyor. Yasak savan kaldırım rampaları, yasağı savdı çok şükür. Çökmüş kaldırımlar, araçlar park etmesin diye konan mantarlar, hep engel.

“İyice yaşanmaz hale geldi”
En son katıldığımız bir panelde iki kolunda iki koltuk değneği vatandaşımız yanaştı yanımıza, “Şehir, iyice engelliler için yaşanmaz hale geldi, AŞTİ’ye gidemiyoruz artık biz” dedi. “Bizim de sizden çok farkımız yok, sizin gidemediğiniz yerlere eziyetle gidebiliyoruz sadece” dedim. “Tavuklar gibi araçların önünden kaçıyor, koşuşturuyoruz. Arabaların şehri burası” diye de ekledim.
Nasıl duyuracağız sesimizi Ali bey?” dedi, “Siz niye sesinizi duyurmak zorunda olasınız ki, yenilenmiş yasası çıkalı 12 yıl olmuş, zaten kamu kurumları bu yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda” dedim. Aman ne güzel laf ettim; “Yasa işlemiyor” diyor vatandaş, biz de ‘yükümlülük’ falan diyoruz, dersin ki Stockholm’de yaşıyoruz!
Bu aklın yolundan giden nereye varır acaba?

Engelin hası
Bu ülkenin 10’da 1’i engelli; 7-8 milyon kişiden bahsediyoruz. Engelsize bile engel bir şehrin engellilerine, Allah güç, kuvvet, sabır versin. Allah’a kalmış işimiz, kul dinlemiyor. 4 Aralık 2015’de ‘Anlayışı Engelliler’ demiştik, baksanıza daha engelin hasını kaldıramamışız.

8 Ağustos 2012 Çarşamba

ENGELSİZE DE ENGELLİ ANKARA

07.08.2012 Milliyet-Ankara Gazetesi

Aşk olsun engelli vatandaşlarımıza; kendilerine uygun değil de bize çok uygun sanki Ankara sokakları. Yürüyen merdiven olmadığı için dağcılık sporuna elverişli üstgeçit ve metro merdivenlerini, biz tırmanmıyoruz sanki. Yüksek atlama çıtası kıvamında kaldırımlara inip, çıkmak, bize çok kolay sanki. Sanki kışın, basınca su sıçratan kırık kaldırım taşlarında, üç adım atlamayla sek sek arası zıplamaların uzmanı değiliz biz. Olmayan otobüs duraklarında, güneşten kavrulmuyor, yağınca da ıslanmıyoruz sanki. Aşk olsun, sokaklar size zor, bize çok kolay sanki.

Farabi rampası
Milliyet Ankara Gazetesi, Farabi Sokak’taki altgeçide, engelli vatandaşlarımızın geçebilmesi için yapılan rampayı inceledi.  Engelli vatandaşımız Erman Eranıl da denemeye kalktı geçidi. Rampa başında karşılıklı bakışmışlar. “Engelli değil, füze rampası bu” demiş Erman bey. Yürüyerek bile inip, çıkılamayacak dimdik bir yokuş yapmış engelsiz arkadaş. Kendisine “Yürü bakayım” deseler, yürümesi yuvarlanmasından ayırtedilemez! Yüzde 8 olması gereken rampa eğimi, yüzde 45 çıkmış. Araba tırmanamaz o eğimi.

Erman bey, denemeye kalksa rampanın öbür yanına değil, füze gibi çıkışıyla Aşağı Ayrancı Son Durak’a fırlayacak muhtemelen. O hızla tekerlekli sandalyenin frenleri tutmayacağı için, yokuş aşağı kaymasıyla bizim gazetenin kapısında karşılarız kendisini. Gitmek istemediği bir yerde, yine Milliyet Ankara’ya, demeç vermek zorunda kalacak!

Yaptın mı, yaptım!
Çoğu engelli rampalarımız, dikkatli bakın, başlı başına bir engel. Daha yeni döndüm İstanbul’dan, aynısı orada da geçerliydi. Yasayla falan düzenlenemeyen bir şey demekki. Mühendis kaynayan ülkemizde, inşaat işçilerinin eline bırakılmış engelli vatandaşlarımız. Yöneticilerimiz içinse angarya. 2005 yılında çıkarılan Özürlüler Yasası, engellerin kaldırılması için, belediyeler başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarına 7 yıllık süre tanımıştı. 7 yılda çok şey yapmışlar gibi 3 yıl daha ek süre verildi kendilerine. Yapılanlar da füze rampaları. Yaptın mı, yaptım!

İnsana bakışla ilgili
Ah engelli dostlar, engeller size mi sadece? Betonlaşma ve asfaltlaşmayı kentleşme sananlar var. Oysa betonla asfaltla bitmiyor. Bir gün şu Kurtuluş, Sıhhiye ve Ulus metro duraklarının, uzun ve dik merdivenlerinden aşağı baksanız anlarsınız. Maltepe durağından Gar’a gitmek için yüklü bavulunuzla merdivenlerden caddeye tırmanıp, tekrar altgeçite merdivenlerden inmek, oradan Gar’a yürümek zorunda kalsanız anlarsınız. Kolej’den Kızılay’a, Tunus Caddesi’nden Bakanlıklar’a, düzensiz ve yorucu kaldırımları yürümek zorunda kalsanız anlarsınız. Olmayan otobüs duraklarında kavrulsanız ya da sucuk gibi sırılsıklam ıslansanız anlarsınız; bu, sadece sizle değil, insana bakışla ilgili bir sorun.

Örnek olamayan başkent
Hükümetleri de halkı da hizmet edeni sevmiyor bu ülkede. Hükümetleri sevse hizmeti aksatanı, uzun yıllar oturtmaz o koltuklarda. Halkı sevse hizmet etmeyeni ödüllendirmez oylarıyla. O yüzden engellisi engelsizi fark etmiyor mağdurların. Biri diğerinden daha şanslı değil. Herkes, kendi çapında engelleriyle mücadele ediyor. Demektir ki engelli dostlarımızın işi, katmerli zorlaşıyor.

Her konuda değil ama en temel konularda engelsize de engelli Ankara. Başkent engelliyse tüm ülkeye de engelleri örnek olabiliyor. İşte bu, olmuyor; duyarsızlığın hiçbir türü, en çok başkente yakışmıyor.