kenan evren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kenan evren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2018 Salı

ANKARA YENİDEN GÜÇLENDİ


01.05.2018 Milliyet - Ankara Gazetesi

Ankara’nın gücünü emenler olmayınca, kendini toparlama basiretini gösteriyor şehir. İşte bütün paçalarından çekme girişimlerine, acizliğin alt sınırlarına ittirilme niyetlerine karşın nihayet Süper Lig’e döndü Ankaragücü. Zor gün dostu Ankaralılar, ölüm döşeğinden aldı 108 yaşındaki çınarı.

Tam bir yıl önce, 22 Nisan 2017’ydi ‘Ankara’nın Gücü Geliyor’ deyişimiz. Son 4 hafta her takım taraftarından 76 bin biletli izleyicisiyle izleyici rekoru kırılmış, İkinci Lig’den Birinci Lig’e çıkmıştı takım. O ruhu korudu Ankaralılar ve hemen bir yıl sonra Süper Lig’e taşıdı, gücüne kavuşturdular şehirlerini.

Markasını çökerttiler
Yaklaşık 3 yıllık iktidar kavgası, 31 yıldır en üst ligde mücadele eden, zaman zaman üst sıraları zorlayan Ankaragücü’nü, 2012 yılında bir alt lige düşürmüştü. Erzak ve suya muhtaç hale getirilen takım, bir yıl sonra 2013’de İkinci Lig’e düştü. Takımı o hale düşürenler de şehrin ülke çapında büyük firmaları da izledi çınarının ve bir markasının çöküşünü. Hatta o sırada İstanbul takımlarına destek olmayı tercih edenleri vardı.

O güne kadar pek çok branşta binlerce genci yetiştiren kulüp, kişilerin hırsına kurban edildi, edildiği haliyle de terk edildi. Futbol dışında bütün branşlar şehrin gençlerine kapatıldı, niteliğinden de çok kaybetti kulüp. Taraftarı bile ikiye bölünmüş bir takım kaldı elimizde. O hale düşürenler, elini kolunu sallayarak çekip gitti.

Unutmayacağız..
Yeni yöneticilerinin gayreti ve samimiyetine ikna olan Ankaralılar, Ankaragüçlü olsa da olmasa da yeniden tribünleri doldurmaya başladı. Yeniden şenlendirdiler sokakları. Kulüp de şehir de ölü toprağını atıyordu üzerinden. Birlik olmanın kaçınılmaz meyvesi başarı, fazlasıyla hak ettiler onu.

Ama 6 yıl önce bir avuç taraftarın aralarında topladığı yardımlarla kulübün kapısına yığdığı pirinç torbaları, patates ve soğan çuvallarını, portakal sandıkları ile su kolilerini..
O erzakı gören futbolcuların gözyaşlarını..
Menemen yiyerek maça hazırlanmalarını..
Sivas’ın eksi 8 derece soğuğunda ıslak formayla ikinci yarıya çıkmak zorunda kalışlarını..
Kulübün masa, sandalyesine haciz gelişini..
Gittikleri şehirde ev sahibi takımın masraflarını çekişini..
Spor yazarlığı ya da gazeteciliğiyle ilgisi olmayan biz bile unutmuyorsak Ankaralılar hiç unutmayacaktır.
Güçlüler, Kızılay Güvenpark'ta
Hoş geliyor!
12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nin lideri Kenan Evren’in işgüzarlığıyla zaten hak ettiği halde nedense yasa düzenleyerek Birinci Lig’e çıkarılan, bu yüzden ‘Paşalar Takımı’ lakabını alan Ankaragücü, böylece lakabıyla üzerindeki gölgeden de kurtuluyor, bileğinin hakkıyla Süper Lig’e, söke söke gelmiş oluyor. Hem helal hem kutlu olsun.

Ankaragücü hoş geliyor, şehre temaşa geliyor!

15 Ekim 2016 Cumartesi

EVREN’E BU TESİS İLK ADIM OLSUN



14.10.2016 Milliyet - Ankara Gazetesi


Güneşli, ılık bir güz günü, Kasım 2012’ydi gidişimiz. Çoğu Ankara sakini bırakın ilçeliğini, adını bilmez. Sapada kalıyor, uğrayanı olmadığı gibi işsizlik ve yoğun göçten iyice beli bükülmüştü. Genç nüfus ilçede durmuyor, tarım, hayvancılık için yaratılmış arazileri ile turizm cenneti olacak Hirfanlı Baraj Gölü bir kenarda, emekli maaşlarıyla ilçeyi ayakta tutan emekliler, loş kıraathanelerde pinekliyordu. O kadar ki günün ortasında, terk edilmiş şehir gibi sokaklar bomboş, adres soracak adam arıyorduk.

Mağdurluğu yeni değil; 1982’de çaresizlikten ‘Çıkınağıl’ olan adını bile değiştirmişti. Belki faydası olur diye 12 Eylül 1980 askeri darbesinin Genel Kurmay Başkanı, Türkiye’nin 7’inci Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in adını almışlar, bir kez ziyarete gelen Evren, sorunları dinlemiş dinlemiş gitmiş, hiçbir faydası dokunmamıştı yöreye.
Issız ilçe: Evren
“Kainat güzel bir şeydir!”
1990’da ilçe olmuş ancak işler daha da kötüye gitmiş, 6 bin 500’lere oradan 2 binlere düşmüştü nüfusu. Bakkalları, lokantaları kapanıyor, devlet daireleri bir bir eksiliyor, kız almaya başka şehirlere gidiyordu evde kalmasın diye gençler. Belki hayrı dokunur ümidiyle aldıkları Evren adını, iade etmek istiyordu artık Evrenliler. Müstehzi gülümsemeleriyle yeni kanaatleri şöyleydi: “Tamam Kenan Evren’in soyadı ama biz Evren’i, ‘kainat’ kabul ettik. Kainat, güzel bir şeydir!
Yeni tesis yeni adım
Bu ay başında bir tesis açıldı Evren’de. Evren Belediyesi’nin öz kaynakları ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla 2015 Ağustosu’nda yapımına başlanan tesis, Baraj Gölü kenarında. Daha önce yapılan tesis harabeye dönmüş, ilçede oturacak, göl manzarasını izleyecek, lezzeti damak şenlendiren sazanı, 100-120 kiloluk yayınları tadacak tek bir yer kalmamıştı.
Hirfanlı Baraj Gölü'nün lezzetli sazanı
50 kişilik kapalı salonu, 200 kişilik açık düğün alanı, restoranı, otoparkı, yarı olimpik yüzme havuzu ve çocuk havuzu olan bu tesiste, turizm ve otelcilik okulu öğrencilerine de staj yaptırılacakmış. Özellikle yörenin gençlerini, kesinlikle bu alana yönlendirmek lazım çünkü sadece bu tesisler değil, kamp, su sporları, doğa turizminde de çok uygun bir bölge Hirfanlı Baraj Gölü çevresi. Hatta buna su bilimleri ve ziraat fakültesi öğrencilerini de katmak gerekir.

‘1 ay çalış 11 ay ye’ bitsin
Bu tesisin ne demek olduğunu, Evren’i bilen anlayabilir. Şuncağız tesise muhtaç, o kadar hareketsiz ve çaresiz bırakılmış doğa cenneti bir ilçe. Kendi tabirleriyle ‘1 ay çalış 11 ay ye’ ekonomisini aşmaya çok ihtiyacı olan bir ilçe. Adana’ya giden TEM yolu, çok yakınından geçiyor, ulaşımı da kolaylaşacak. İsteyene Tuz Gölü, 30 kilometre.
Tesislerin eski ve yeni hali
 
Ankara’nın bakir, bilinmeyen ilçesi Evren’i öğrenmeliyiz artık. Kangrene dönüşmeden, tarımıyla hayvancılığıyla turizmiyle kurtarmalıyız yöreyi. 3 sorun saymıştık 2012’de; göç, sulama kanalları ve göl kenarındaki tesis. Bir halloldu, kaldı ikisi.

24 Ocak 2012 Salı

ANKARAGÜCÜ


24.01.2012 Milliyet-Ankara Gazetesi

Başkalarına yeteceğine kendine gücü yeten takım. 102 yıllık tarihi, çekişmeler, ligden atılmalar ve yine lige geri dönmeye çalışmalarla dolu. Futbol kurum ve yöneticileriyle olmasa kendi aralarında didişmesi bitmemiş. Futbol, büyük paraların döndüğü, yöneticilerine güç kazandıran bir iş değilken de didişiyormuş Ankaragüçlüler. Ancak hiçbiri, geçen haftaki kadar acıklı bir durum doğurmamış. Bilmeyenin bile ilgisiz kalamayacağı görüntülerdi. Benim gibi…

Erzak yardımı
İki kamyon, Ankaragücü’nün Beştepe tesislerine dayanmış. İçi erzak dolu; pirinç torbaları, patates çuvalları, portakal sandıkları, pazar torbaları içinde soğanlar, su kolileri.  Taraftarların topladığı yardımlar bu iki kamyon erzak.  Antrenmandan sonra da baklava ikram etmişler takıma. Kötü olduğunu biliyorduk ama bu kadarını, Türk futbol tarihi de ilk kez görüyordu herhalde. Özellikle çok büyük paraların döndüğü bir dönemde, mahalle takımında olmayacak sefillik resmiydi.

Soğukta ıslak forma
Pazar günkü Gençlerbirliği maçında, yine sahneye çıktı Ankaragüçlü taraftarlar. Sıfırın altında seyreden hava  sıcaklığına karşın, üstlerini çıkardılar. Sivasspor maçında, Sivas soğuğunda, ikinci yarıya ıslak formalarıyla çıkan Ankaragücü’ne, bir de böyle destek veriyorlardı. Oynatacak futbolcu bulamadığı günlerde futbolcu verdiği Gençlerbirliği, 1-0 yendi Ankaragücü’nü.

30 yıldır düşmedi
3 Haziran 1981’de Türkiye Kupası’nı, 4 gün sonra Devlet Başkanlığı Kupası’nı kazandı Ankaragücü. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin lideri Kenan Evren, Birinci Lig’e çıkmasını çok istiyordu. Galibiyetleri fırsat bilip, kanun düzenlendi ve Birinci Lig’e çıkarıldı takım. ‘Paşalar Takımı’ diye çıktı adı. Oysa Sakaryaspor’un ardından ikinci olarak zaten çıkıyordu o sezon. Eski İmalat-I Harbiye, daha sonra Makine Kimya Endüstrisi olan adıyla hep bir işçi takımıydı halbuki. Bugün de olduğu gibi. “Bunlar yine didişir, Birinci Lig’e  çıkacakken de çıkamaz” diye mi düşündü acaba Evren?

O günden bu yana, 30 yıldır Birinci Lig’de Ankaralı sarı-lacivert. 3 yıldır süren iktidar kavgası, işçi çocuklarının harçlıklarına, suya, soğana, patatese muhtaç hale getirdi takımı. 31’inci yılına, acizlikler içinde tepetakla, bir alt ligde açacak galiba gözünü.

Eski alışkanlık nüksediyor
Sahada beceremeyip, yenilmek, küme düşmek anlaşılabilir bir şey. Ne var ki takımını, sahaya çıkmadan kulüp koridorlarında telef edecek yönetim biçimini, dönüp dönüp yeniden kurmayı anlamak zor. Bunca yıldır yol alamamış sanki, İmalat-ı Harbiye günlerinden beter kulüp. Eski alışkanlığı nüksediyor. Ne dersalmazlık ne rahatlık!

Gazetemiz spor yazarlarından Ayşe Yeşin, “Cenazeyi mi bekliyorsunuz?” diye sormuştu. Öyle bir rahatlık ki cenazesi çıksa musalla taşında terk edip, bırakılacağından korkuyor insan!