stadyum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
stadyum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2015 Çarşamba

STAT HAYAL VE HAYALETLERİ



23.06.2015 Milliyet-Ankara Gazetesi

Uluslararası nitelikte bir stat hayali kurarken meğer hayalet statlar arasında yaşıyormuşuz. Spor yapmak için inşa edilmemiş de bakımsız yatır avlusu sanki; tuttuğunuz elinizde kalıyor. Korkudan destursuz girmeye çekinir insan, öyle bir sahipsizlik. Ancak Ankara’nın profesyonel liglerde oynayan 11 futbol takımı, 500’e yakın alt takımıyla 160’a yakın amatör küme takımları, bu statları kullanıyor.

Öncekileri saymazsak daha çok yakın, en son 6 Mart’ta ‘Stadyum Ne Oldu?’ diye sormuştuk. Statların, nemden çürümüş duvarlarına sesleniyormuşuz ki ne resmi ne gayri resmi ses çıkmıyor kimseden. Dünyanın lig şampiyonu vermemiş, Milli Takımı’nın bile gelmek istemediği başkentinde, işte bu vurdumduymazlık çürüttü statları gibi şehrini de.

‘Statlar Çöküyor’
O yazımıza HaberTürk Ankara Gazetesi’nden destek veren Ali Öcal’ın önemli haberi üzerine bir kez daha içimize ateş düştü. Neredeyse mahalle takımlarından başlayarak Ankara sporunun her branşını yıllardır azim ve istekle izleyen Öcal, bu kez kolları sıvamış, ülkenin başkentinin statlarını dolaşmıştı. 20 Haziran günü başka türlü ifade edilemeyecek ‘Statlar Çöküyor’ başlığıyla çıktı haberi. Statlarla beraber, çökmüş bir zihniyetin de resmine bakıyorduk sanki.

19 Mayıs, Cebeci İnönü, Osmanlı, Aktepe, Bağlum, Gölbaşı, Ostim ve Polatlı Statları, ya dökülüyor ya da eksikten geçilmiyordu. Bunların bir kısmı, amatör maçları bile oynamaya uygun değildi, amatörlerin günahı neyse! Çubuk ve Macunköy Statları’na ise tarla demek daha doğru olacaktı. Soğan mı ekilseydi acaba; oradan sporcu yetişemeyeceğine göre.

Adı stat da..
Tuvaleti olmayan tesise nasıl “stat” denebiliyor, düşünenin beyni kurtlanır. Ankara sporcusunu, tuvaleti gelmeyenden seçiyorlar herhalde. Duş denen icat da lüks tüketime giriyor statlarda, genelde aksesuar olarak bataryaları durur varsa da. Nerede soyunacak, nerede giyinecek bu insanlar, susayınca ne içecek, varlığı izlenmek üzerine kurulu spor denen şeyi tribün olmayınca nasıl takip edecek, hayret vallahi! Hayret ama oluyor işte Ankara’da. Havuz problemlerinden beter karışık, o kadar da hayretlik haller...

Spordan soğutmanın başkenti
Hani “Uluslararası çapta stat isteriz” demeye utanıyorsunuz bir yandan. Gecekondu mahallesine lüks alışveriş merkezi istemek gibi bir şey olacak çünkü bu durumda. Ya da o mahalleye uzay aracı konmuş kadar ayrıksı kalacak tuhaflıktan. Hatta ve hatta bu hayalet statlara dokunmayıp, Malkoçoğlu filmi falan mı çeksek, tarihi dokusu da uygunken?

Hayalet statlarda, denebilirse eğer spor yapıyor, aralarında fantastik hayaller kuruyoruz. Zihniyet de zombi olmuş, ilelebet yaşıyor ne ölü ne diri. Ankapark’a bulunan yüzlerce trilyon Ankara sporuna bulunamamış, nesilleri spordan soğutmanın başkentinde, yaşayıp gidiyoruz bir varmış bir yokmuş gibi.

7 Mart 2015 Cumartesi

STADYUM NE OLDU?



06.03.2015 Milliyet-Ankara Gazetesi


 “Takımları lig şampiyonluğu görmemiş, uluslararası nitelikte stadı olmayan başkent neresidir?” sorusunun ortası gelmeden gülmeye başlarlar adama. Altından ne hınzırlık çıkacak diye beklenir, yoksa dünya alem bilir Ankara olduğunu. Milli Takımı bile gelmez olmuş, dünyanın umurunda olmaz. 5 milyonluk başkent, 500 bin kişilik şehirler kadar olamaz, onların 40 bin kişilik dünya çapındaki statlarını, bükük dudağı, nemli gözleriyle imrenerek izler. Nedendir, nedir kadersiz başına eksilmediği gibi tren gibi dizilen? Acıların çocuğudur Angara!



Batsın bu dünya!

Arabeskin Allahı Ankara’dan çıkmalıydı ama İstanbul’la Adana’dan çıktı. İkisinin de ağladığına değdiğini görüyoruz. Yeni devletin başkentini kuranlardan sonra gerisini getiremedi arkadan gelenler. Hızla gecekondulaşan şehrin, zihniyeti de gecekondulaştı. Oysa örnek şehirlerdir başkentler, ülkenin gerisine örnek olurlar. Hem gecekondu zihniyetli hem arabeski yok hem de statsız bir başkent. Batsın bu dünya!..



Hayalet proje

Biliyorsunuz 2 yıldır Ankara’ya uluslararası nitelikte yeni bir stat yapılacağı vaadiyle avunuyoruz. Hayalet gibi proje, bir görünüp iki kayboluyor. Hayal, karabatak misali, Zırhlı Birlikler’in oradan dalıyor, bakıyorsunuz Batıkent’ten çıkıyor. Oradan dalıyor, hiç ummadığımız Atatürk Kültür Merkezi’nden uzatıyor başını. Oysa stat, gayet oturaklı bir şey. Bir şehirde yapılacağı yerler, zaten kendiliğinden bellidir. Kent merkezinde, toplu taşıma noktalarıyla kesişen yerlerde olur, bu kadar. Daha nesini düşünüyoruz?



Bizimkininse fikri bile seyyar, dolanıyor şimdilik.

Başımız döndü, “Yap da nereye yaparsan yap” dedirtecek sonunda.



İhtiyar statlar isyanda

Gönlümüz, 19 Mayıs Stadı’nın çevresinin düzenlenmesinden yana ama Atatürk Kültür Merkezi’nin bulunduğu arazi de medeni bir spor yerleşkesi için uygun görünüyor. Oraya Medeniyetler Müzesi yapılsa daha iyiydi ya, “Yap da nereye yaparsan yap” derken merkezden çıkmamak koşulunu gözeterek söylüyoruz.  İkisi de merkezde, toplu taşıma araçlarıyla da rahat ulaşılacak yerdeler.



Amma velakin bazı işler şipşak olurken bazıları sündükçe sünüyor Ankara’da. Örneğin Ankapark’tan önce bu stada ihtiyacımız vardı. Bu statla beraber, 79 yaşındaki 19 Mayıs Stadı ve çevresi yeniden elden geçirilmeliydi. 48 yaşında olduğu halde 19 Mayıs Stadı’ndan yaşlı görünen Cebeci Stadı da çoktan ayağa kaldırılmalıydı. O da merkezdedir, pırıl pırıl parlamalıydı Cebeci’nin ortasında. İhtiyar statlar isyanda!



Yüzbinleri ilgilendiriyor

Profesyonel liglerde 11 futbol takımı var Ankara’nın. Amatör kümedeyse 160’a yakın takımın, 500’e yakın da alt takımı var. Çok ilkel koşullar içinde çırpınan amatörlerin, bırakın antrenman yapacak saha bulmayı, sabah 9’da başlayan maçlarının gece yarılarına kadar sürdüğünü daha önce de söylemiştik. Adı ‘spor’ bunun, başkentte yapılıyor. Hakemi, antrenörü, saha görevlisi, ailesi derken düşünün kaç yüzlerce bin kişinin muhatap olduğu bir şeyden bahsediyoruz 5 milyonluk başkentte.


Üstteyiz henüz, alta inmedik. Ucundan kaldırınca ne çamaşırlar dökülecek acaba bu ilgisizliğin eseri olarak. Ve altında olmayan bu kentin üstüne, bir medeni stadı yakıştırıp da yıllarca oturtamayanları, sabır ve azimlerinden dolayı tebrik ediyoruz.

5 Ocak 2015 Pazartesi

YENİ YIL ÖDEVLERİ



02.01.2015 Milliyet-Ankara Gazetesi

Yeni yıl hepimize kutlu olsun. Ağzımızın tadı bozulmadan, sağlıkla beraberliğimizi pekiştirerek, gelişmeye kararlı bir ülke ve onun başkentiyle daha güzel günlerde yaşarız inşallah.

Başöğretmen Atatürk Anıtı
Yeni yıla Milli Eğitim Bakanlığı’nın önündeki ‘Başöğretmen Atatürk Anıtı’nın bitmiş tadilatı ve etrafına düzenlenen yeni bahçesiyle girdik Ankara’da. 11 Temmuz 2014’de ‘BakanlığınHeykeli Dökülüyor’ demiştik, sağolsunlar sesimizi duydu, gereğini, başkente yakışanı yaptı yetkililer. Havası değişti, yüzü yumuşadı Bakanlık girişinin!

Ödevlerimizden biri buydu. Geçtiğimiz yıl 31 Mart Yerel Seçimleri’nden sonra Nisan’ın 18’iydi. Yerel yöneticilerimize,  kapsamlı bir eksik dökümü hazırlamıştık. Bir kısmı uzun bir kısmı kısa vadeli. Başlığı da ilgi çekiciydi; Eksik Listesi! Dökümü kaybetmiş olabilirler diye 2015 için en azından kısa vadeli önemli başlıkları bir daha hatırlatmayı düşündük. Kıymetimizi bilen yok, zor bulurlar bizim gibi düşüncelisini ve dahi fil hafızalısını!

Kıs vadeli eksik listesi
Kısa vadede el atılması gereken konular şöyle:

- Başkentin, hala içeriğini doğru temsil eden, herkesin üzerinde uzlaştığı bir amblemi yok.
- Şehirler ve uluslararası ulaşım ağlarımız hala zayıf. Havada doğrudan uçuşlar az, karada raylı sistemler kolay merkezlere  ulaşamıyor. Daha dibimizdeki yolu dümdüz Çubuk’a, Akyurt’a, havaalanına bile en azından tramvay ya da banliyö götüremedik, metro gidecek diyorlar.

Metro bize yaramadı
- Şehiriçi ulaşımda metroydu çaremiz, onu da yanlış planlanmış ring seferleriyle mundar ettik. Kendimizden geçtik, 1 milyona ulaşmış öğrenci, 200 bini aşkın üniversite öğrencisi olan 5 milyonluk kentin çocukları, okulu yolda bitiriyor. Bu arada metro, Ankaray ve Sincan-Kayaş banliyö hattında olmayan bazı semtlerin otobüs seferleri, aksine azaltıldı, mağdur edecek biçimde güzergahları değiştirildi.
- Yıl sonuna bitmesi beklenen sinyalizasyon çalışmaları bitirilemedi, gece saat en geç 10 buçukla 11’deki metroya yetişmek zorundayız. 7 ayı geçti uygulama başlayalı. Önce 21, aşamalı olarak 24 saate çıkarılmasını önerdiğimiz belirli merkezlere toplu ulaşım seferleri, bu haliyle hayal perdesinde kaldı. Kışla nizamına devam!
- Sen misin söyleyen; metro duraklarının yürüyen merdivenleri grevinin 6’ıncı ayını da geride bıraktı. Cümleten isyanda merdivenler, hiç işlemiyorlar artık. Uyardıkça çalışan da duruyor. Devreler ters bağlı olabilir! Asansörlerin bazıları çalışmaya başlamış ama, görüyoruz ara sıra.

Hala durak yok
- Yağmur, kar, bir de beyin haşlama sıcaklar başlayınca hatırlıyoruz, pek çok yerde otobüs durağı yok hala. O kadar alışmışız ki başka semte durak konunca kıskanıyor insan.
- Yağmur yağınca caddelerden, sokaklardan seller akıyor, Arap kızı camdan bakıyor. Son yağmurlarda, pek değişen bir şey olmadığını bir kez daha gördük. Ancak Batıkent metrosundaki onarımdan sonra duş günleri bitti, bir teselli ikramiyesi olarak belirtmeliyiz.

Akyurt beklerken Ankapark
- Akyurt’a Fuar ve Kongre Merkezi inşaatı beklerken sürpriz yumurtadan Ankapark çıkmıştı, inşaatı sürerken mahkeme durdurma kararı verdi. Turizmcilerin öncelikli tercihi Akyurt’tu, ikisi de yok şimdi elimizde.

Çiklet markası önerileri
- 3-4 yıldır aynı konuları çiğnemekten yakında sakız markası olacaklar ama Kale, Malıköy organize sanayi bölgesi ve Atatürk Orman Çiftliği’ndeki uygulamalar, saç baş yolduruyor. Kale; altyapısı bitmedi, bitemedi, toplu ulaşımı yok, gece sokakların çoğu zifiri karanlık. Malıköy’ün acil su ve yol ihtiyacı, 14’ncü yılına girdi. Atatürk Orman Çiftliği, adeta yapılaşmaya açıldı, bağış koşullarına aykırı uygulamalarla göz göre göre, günden güne daralıyor.
- Altyapı zayıf olunca uluslararası çapta etkinlik ve turnuvalardan bahsedene gülebilirler. 1936 model 19 Mayıs Stadyumu, 1967 model Cebeci İnönü Stadyumu’yla avunuyoruz. Milli Takım bile gelmiyor. Son geçtiğimiz Mart ayında geldiklerinde, aradan 10 yıl geçmiş başkente uğramayalı.
- Bentderesi’nde kapanan genelevlerle fuhuş sokağa yayıldı. Suriyeli göçmenlerin düştüğü sefalet, kendi fakirimizi unutturdu. Mogan’da yapılaşma, Eymir’de yapılaşma niyetleri, yakın tehlikeler.

Kaçma 2015!
Kısa vadeliler demiştik, bunlar onlar. Şimdi düşününce uzunlara bulaşmaya cesaret edemiyor insan. Yeni yılla bu cesareti bulur, el ele hallederiz inşallah. Hoş geldin 2015, kaçma, gel buraya!

18 Kasım 2014 Salı

“ANKARA TESİS FAKİRİ”




18.11.2014 Milliyet-Ankara Gazetesi


Ama Ankara, tesis fakiri. Ona da bir el atmak lazım” dedi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Lafın başı da var; “Spora sadece futbol olarak bakmamak lazım voleybol, basketbol ve diğer spor dallarında da güzel sonuçlar alıyoruz. Gençlerimizi, çocuklarımızı bu tür spor dallarına küçük yaşlardan itibaren yönlendirip, alt yapıdan yetiştirmek lazım. Bunun için de tesisler kurmak lazım. Nitekim birçok ilimizde bu tesisler var; stadyumlardan atletizm tesislerine kadar. Örneğin Konya'daki stadyum, çok güzel oldu. İstanbul'da da yeni yapılan birkaç stadyumumuz var. Ama Ankara, tesis fakiri. Ona da bir el atmak gerekir.



1 milyon öğrenci var

Aslında son 3-4 yıldır Ankara’nın ilçe belediyeleri spor tesisleri açısından önemli atılımlar yaptı. Tabii merkez ilçelerinden bahsediyoruz. Tesis sefiliydik, fakiri durumuna yükseldik biraz. Örneğin Mamak Belediyesi, “Bu ilçenin ciddi bir sporcu altyapısı var. Bu kabiliyetimizi değerlendirip, sporun ilçesi olarak anılmak istiyoruz” demişti. Bu sözün arkasında da durup, tesisler yaptı, tıkabasa doluyor şimdi. Ufaklı büyüklü her ilçe bir şeyler yapmaya çalışıyor ancak başkente çok daha fazlası lazım.



Ankara 1 milyon öğrencisi olan bir kent. Yani nüfusunun 5’te 1’ine denk geliyor. 2013 rakamlarına göre 81 ilin 74’ünün nüfusu 1 milyonu bulmuyor. Hatta 32 tanesinin nüfusu, 200 bini bile bulmuyor. 5 milyonluk Ankara’da bir de öğrenci olmayıp, sporla ilgilenen kent sakinlerini düşünürsek tesis fakirliğimize diyecek yok yani.



Amatörlerin durumu içler acısı

Öncelikle ‘asrın oyunu’ denen futbolda Ankara, sanıldığının aksine ülkenin en fakirlerinden biri. Amatör futbol kulüpleri, antrenman yapacak sahayı bırakın maç yapacak saha bulamıyor. Amatör küme maçları sabah 9’da başlayıp, gece yarılarına kadar sürüyor. Sincan ya da Pursaklar’dan sabah 9’daki maça gelmek için saat 4-5 gibi kalkması gerekiyor gençlerin. Çankaya gibi ülkenin en büyük ilçesinde, futbol tesisi yok. Tesis olmayınca bahsedecek olanak da kalmıyor iyiliğini kötülüğünü tartışacak.  Amatör takımlarda, gerçekten ülkenin en fakirlerindeniz.



Kaçıncı başbakanlar, bakanlar geçti, sözler verildi ama 5 milyonluk başkentin, dünya çapında bir stadyumu yok hala. 400-500 bin nüfuslu şehirlerin var, başkentin yok. “Oraya mı, buraya mı yapalım” diye hala lafı dolanıyor sadece.

Okul salonlarından yararlanamıyorlar

Basketbolda ve voleybolda da öyleyiz; ciddi altyapı sorularıyla mücadele ediyor gençler. Takımlar da yapılan değişiklikle artık okulların salonlarından yararlanamıyor. Çankaya’dan Batıkent’e olduğu gibi, kendi mahallesinden başka bir ilçeye antrenmana gidiyor sporcu öğrencilerimiz. Salon bulamıyorlar çünkü. Atletizmde ki o da bazı branşlar neredeyse yok, 19 Mayıs’taki Ali Naili Moran Tesisleri’nde, yetersizlikler içinde, ellerinden tutulmayan gençler çabalıyor. Ayrıca 19 Mayıs, artık talebe yanıt veremeyen, üstelik 21’inci Yüzyıl’a yakışmayan ilkellikler içinde debelenen bir spor tesisi artık. Kurulduğu 1936’dan beri yorulmuş, üstü başı dökülüyor.



Hint fakiri gibiyiz!

Çevre ilçelerin spor tesisi yapmaya zaten gücü yetmiyordu ama merkez ilçelerde bile sorun yaşanırken bir de Büyükşehir Yasası çıktı, ilçelerin yettiremediği bütçelerinin büyük kısmı  Büyükşehir Belediyesi’ne geçti. Öyleyken olmazken merkezden nasıl yürüyecek bakalım projeler, göreceğiz. Bakanlık, büyüteç bile değil, dürbünü alıp bir Ankara’ya baksa merkezinin Ankara’da olmasından utanır.


Sayın Cumhurbaşkanım, Ankara, sporda Hint fakiri gibi; döşeği var ama sokakta yatıyor maalesef!