yıldız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yıldız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2015 Çarşamba

TOPLU TAŞIMA-MA



10.02.2015 Milliyet-Ankara Gazetesi


Başkentin toplu taşıma sistemi altüst. Özellikle belediye otobüsleriyle yapılanı. Günden güne yoğunlaşan şikayetlere bakılırsa bazı hatların iptali, bazılarında yapılan güzergah değişiklikleri hiç vatandaşa yaramamış. Toplu taşımada hem daha fazla zaman hem daha fazla para kaybediyor artık Ankaralı. Bazı ülkelerin 150 yıl önce çare bulduğu toplu taşıma, 21’inci yüzyılın başında Ankara’da, ısrarla ‘toplu taşıma-ma’ olarak seyrini koruyor. Marka kent olursa ilk madalyasını bu konuda alacak inşallah!



Masa başında planlama

Sincan ve Çayyolu metroları açıldıktan sonra 32 otobüs hattı iptal edildi, 38 hatta ring oluşturuldu. Eksilen ve ringe dönüştürülen hatlarla beraber otobüs güzergahlarında değişiklikler de oldu. Oldu da...



Buraya sığdıramayacağımız kadar çok hattan şikayet geliyor. En son Çubuk’tan bile şikayet aldık. 100 bin kişilik ilçe, en azından komşuları Pursaklar ve Akyurt’un yararlandığı toplu taşıma olanaklarını istiyordu. İsyan tadında bir şikayetti ama bir yandan da tıka basa otobüslerde, “Et-Balık Kurumu’na kesime gidiyoruz” diye dalga geçiyorlarmış ağlanacak halleriyle. Demek planlama masa başında yapılmış ki şikayetlerin önüne geçilemiyor.



Vergiyi niye veriyoruz?

Sincan, Çayyolu, ODTÜ, Hacettepe, Bilkent yanında Yıldız’dan,  Mamak’tan, Aydınlıkevler’den, Eryaman’dan, yani kentin dört bir yanından şikayet alıyoruz. EGO duymayınca bize ediyorlar son çare. Üstelik bu semtlerin bir kısmına metro da gitmiyor ki o yüzden değişiklik yapılmış diyelim. Hem sefer sayıları eksiltilmiş hem güzergah değişiklikleri yapılmış. Yeni toplu taşıma-ma hamlesi cümlemize hayırlı olsun.



Bu hamleden biz de nasibimizi aldık çok şükür; 4 Aşağı Ayrancı seferi 6 aydır falan 2’ye düşürüldü. Ancak ne olduysa yarım saatte bir gelmesi gereken otobüs, geçen hafta hep 45 dakikada bir geldi. İki sefer arasında 6 halk otobüsü fıldır fıldır çalışıyordu maşallah. E müşteri yok diye sefer eksilttiyseniz bu zavallı halk otobüsleri niye cansiperane zararına çalışıyor? Kaldı ki belediyelerin görevi, zarar gözetmeden hizmet vermek değil midir, niye vergi veriyoruz? Kaldırın o zaman tümden otobüsleri, metroyu da kapatın, halk otobüsleri, minibüslere, taksilere kalsın toplu taşıma. Bu konuda onlar, daha hevesliler çünkü.



Zaman ve para kaybı arttı

Sincan ve Çayyolu metro hatlarında geçtiğimiz yıl sonu bitmesi gereken çalışmalar bitmedi, gece 10 buçukta Ankara’yla vedalaşmaya devam ediyoruz. Vagon sayısı arttırılamadı tabii ki. Ring seferleri yetersiz bırakılmaya devam ediyor. Hiçbir şey çözülmemişken niye sefer iptali ve güzergah değişikliği yapılıyor anlamış değiliz. Bu arada Ankara Kalesi’nde, ne oturanına ne esnafına ne de turistine, onlarca yıldır sefer bile yok. Son hamleyle halk otobüsçülerinin, minibüsçülerin ve taksicilerin ağzı kulaklarında.


Yeni toplu taşıma-ma hamlesi, zamanımızdan çaldığı gibi bize daha pahalıya maloluyor artık. Ya aktarma ya gecikmeler yüzünden, pahalı toplu taşımayı daha pahalıya kullanır olduk. Duraklarda, koro olarak “Bekledim de gelmedin” şarkısını terennüm ediyoruz. Belediye’ye ve bizzat EGO’ya da Erkin Koray’ın “Arap saçına döndüm, çöz beni arap saçı” şarkısını, jenerik müziği olarak tavsiye ediyoruz.

9 Aralık 2012 Pazar

SOKAKLARI DÜŞÜNME ZAMANI


07.12.2012 Milliyet-Ankara Gazetesi


İlk kar düştü, geldi kış. Birkaç haftadır ara ara sert soğuk yapıyordu zaten. Açık bir otoparka sığınmış Afgan mültecilerin fotoğrafını anımsıyorum; soğuklarda, her yanı açık otoparkta, aç açıkta beklerken. Otopark ülkesine sığınmışlar. Önde, 4-5 yaşlarındaki oyuncaksız çocuklar, dünyanın katılaşmış vicdanında, soğuk geceden sanki onlar çıkmamış gibi oyuncaksız bir oyuna dalmış. Yürek dayanmıyor. Aylarca Yıldız’da, Lozan Parkı’nda gecelediler. Dünyanın afili yardım örgütleri izledi, mahallenin sakinleri sahip çıktı, yiyecek, giyecek yardımında bulundu. Helal olsun, bize yakışanı da buydu.


Evsizlerin, sahipsizlerin kışı
Akşam Büyükşehir Yasası, Cumhurbaşkanı’nın onayından geçmiş, televizyonda tartışılıyor. “Bir de böyle deneyelim, denemekte ne zarar var” görüşü hakim tartışmalarda ve yasanın onaylanması sürecinde. Birkaç gündür öyle bir soğuk indi ki  yasaları, kuralları, ikinci plana düşürdü. Sokakların ayazında, can derdine düşmüş sahipsizlerin, yasaların önüne geçtiği kış günleri başladı. Terbiyemize, insanlığımıza yakışanı, başkent sokaklarının medeniyet ölçüsü, tek bir vatandaşın bile bu sokaklarda donacak kadar yalnız kalmamasıdır. Derme çatma bir barakada, gecekonduda, kentin herhangi bir köşesinde, dondurucu soğukla baş başa kalan, insanlığımızdır. İlgisizlik, donmaktan beter; medeni kentin medeniliğini, insanın insanlığını, ince ve şeffaf bir soğan zarı gibi sıyırır, atar.

İlk Adım İstasyonları
Ankara Valiliği, 3 yıldır, hem insanlığa hem medeniyete yaraşır uygulamasını, bu yıl da ilgili kişi ve kurumları uyararak başlattı. Sokakta kalan evsiz ve sahipsizler, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne bağlı arabalı ekiplerce yerinden alınıp, spor salonlarında geçici olarak değil, Valiliğin kiraladığı temiz otellerde misafir ediliyor. Üç öğün yemekleri veriliyor, çamaşırları yıkanıyor, ihtiyacı olana yeni giysiler alınıyor, tıraşı, bakımı yapılıyor, varsa rahatsızlığı hastanede, kontrolden geçiriliyor. Buralara güzel bir isim de bulmuşlar; ‘İlk Adım İstasyonları’.

Medeniyet adımları
‘İlk Adım’ çünkü sadece kışı geçirmek için kalacak bir yer sağlanmıyor. İş yapabilecek durumdaysa yeteneğine göre iş ayarlanıyor, kayıpsa yakınları, akrabaları bulunuyor, bazı etkinliklere katarak küstükleri hayatla yeniden araları yapılıyor. Kendi ülkesinde, ülkesinin başkentinde, Afgan mülteci durumuna düşürülmüyorlar. Daha şimdiden ikisi kadın, 87’si erkek olmak üzere 89 misafiri var istasyonların. Bugüne  kadar 2034 kişiye sahip çıkılmış. 46 kayıp kişi, aileleri, yakınlarıyla buluşturulmuş. 58 kişi, değişik hastanelerde tedavi görmüş, 17 kişinin ameliyatı yaptırılmış. 8 kişinin de diş, kol ve bacak protezleri yaptırılmış.

3 yıldır süren bu örnek uygulamanın, Türkiye çapında hala bir eşi daha yok. Düşünceyi, ciddiyetle ele alınışını, Devlet’e, Ankara’ya, insanlığa ve kendime çok yakıştırıyorum. Hiç unutmamalıyız ama kışın daha çok anımsamalıyız. Medeniyet, sadece teknolojik ilerleme ve kasadaki paralarla olmuyor.