nihat ergün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nihat ergün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2014 Çarşamba

ANKARA PEYNİRİ DÜŞÜRDÜ AĞZINDAN



09.09.2014 Milliyet-Ankara Gazetesi

Yoğun konut üretimine, büyük alışveriş merkezlerine, balon ranta yoğunlaşan Ankara, ileri gelenleri, yöneticileri ve vekilleriyle beraber peyniri düşürdü ağzından, Kocaeli kaptı. Bir kez daha kısa vadeli hesapların kurbanı başkent, geleceğin örnek kenti, Anadolu’nun merkezinde teknolojik bir vaha olma fırsatını seyrede seyrede verdi Kocaeli’ne. İleride sadece Ankara’yı değil ülkeyi etkileyecek stratejik hamle, tam bir basiretsizlik gösterilerek, ortak bir tavır alınmadan kaptırıldı.



Kaptırdığımız Vadi iş başında

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde kurulacak Bilişim Vadisi ile ilgili, “Samsung, IBM, Siemens, Oracle, Turkcell, Arçelik, Akbank, ABank ve Netaş gibi teknoloji devlerinin Bilişim Vadisi’nde yer alması için görüşmeler gerçekleştirdik. Samsung, IBM, Siemens ve Oracle firmalarıyla Bilişim Vadisi’nin kuluçka merkezinde yer alması konusunda anlaşma sağlandı. Vadi 150 bin bilim insanına istihdam yaratacak” demiş. 3 milyon metrekarelik alana kurulan Bilişim Vadisi’nin, ülkedeki ve dünyadaki tüm önemli firmaları bünyesine katmayı hedeflediğini de belirtmiş.



Daha önce aynı makamda oturan Bakan Nihat Ergün bastırmış, Bilişim Vadisi Kocaeli’ne kaydırılmıştı. Yeni Bakanımız da Kocaeli Milletvekili. “Kaydırılmıştı” diyoruz çünkü bizzat Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın hazırlattığı raporda 11 il arasında Kocaeli, dördüncü sıradaydı. Kentleşme ve planlama, ekonomik ve finansal yapı, bilim ve teknoloji, teknik altyapı, sosyal kültürel yapı, ulaşım ve hukuksal altyapı ölçülerinin değerlendirilmesi sonucu oluşan sıralama şöyleydi; İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa-Yalova, Eskişehir, Antalya, Konya, Gaziantep, Trabzon.



Anadolu Düğümü Ankara iken

Rapor, “İstanbul, Bilgi İletişim Teknolojileri’nin, uluslararası cazibe merkezi ancak ‘Anadolu Düğümü’, kaçınılmaz olarak Ankara” diyordu. ‘Anadolu Düğümü’ kavramı çok önemli. Stratejik bir kavram olarak kullanılıyor. Bu raporu hazırlayanların çoğu İstanbullu kurumlar ve üniversitelerdi, bunu da ayrıca dikkatinize sunuyoruz.



Ankara, araştırma-geliştirmeyle yenilikçi üretim, nitelikli iş gücü, sürdürülebilir altyapı açısından en uygun kent. Daha düzenli, daha yaşanılır bir ortamı, daha nitelikli öğretim olanakları var. Türkiye çapında yabancı ortaklı firmaların yarısından çoğu da Ankaralı firma ve teknokentlerle çalışıyor.


Bari bu projeleri destekleyin

İşte 4 Eylül’de, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tarafından düzenlenen ve OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi'nin de katkıda bulunduğu ‘Yerli Helikopterin Sanayileşmesi Toplantısı’nda, ‘Atak’ helikopterinden sonra ‘Özgün’ helikopterinin tasarımı tanıtıldı. 2018’de uçması planlanıyor. Teknolojinin lokomotifi savunma ve havacılık sanayisinin daha pek çok yatırımı başkentte gerçekleşecek. Ama Bilişim Vadisi Kocaeli’ne gidiyor.



Ankaralı sanayicilerin büyük çaba harcadığı yerli metro ve hızlı tren projelerinin de büyük katkısı olacak ‘Anadolu Düğümü’ne ancak aynı ileri gelenlerimiz, yöneticilerimiz ve 31 milletvekilimiz, bu konuda da aynı ilgisizliği koruyor.



Diyeceksiniz ki “Kocaeli’nde olunca memlekete faydası olmayacak mı?



Olacak tabii ki. Yalnız Gebze, zaten İstanbul’un mahallesi gibidir; uç uca fabrikalarla birleşmiştir aradaki mesafe. Şişmiş bir sanayi bölgesidir. Niye ısrarla aynı bölgeye yığıyoruz yatırımları? Hem de birinci derece deprem bölgesine. Bakanlığın raporundaki ‘Anadolu Düğümü’ kavramı, laf olsun diye edilmemişki. Bilimsel rapor, siyasi kararı yönlendirmemiş yani, boşa çalışmışlar.



Ne yapmalıyız?

Peyniri, düşürdük ağzımızdan, kaptırdık. Ne olacak şimdi?



Diğer peynirleri düşürmeyelim bari. Önce yerli metro ve tren projesine, sonra tıp alanında kullanılan araç üretimine sahip çıkalım. Savunma ve havacılık sanayisini destekleyici üretim yapılanmasını sürdürelim. Bunun için sanayinin, elektrik, su, yol gibi temel altyapı eksiklerini tamamlayalım. Sincan-Malıköy yol ve su bağlantısı, üçüncü kez iptal edildi. Cinleri perileri, ihalelerden çıkaralım!


Ve artık Ankara, kendi Bilişim Vadisi’ni kurmayı düşünsün. Rapora uymayan proje, elbet tökezleyecektir.

11 Ocak 2012 Çarşamba

YAPILACAKTI


10.01.2012 Milliyet-Ankara Gazetesi

Yaklaşık 2 ay önce Ankara Valimiz Alaaddin Yüksel’le bir söyleşi yapmıştık. Kısa ve uzun vadede yapacaklarını anlatmıştı. Ayrıca yeni yıl başına kadar gerçekleştirmekte kararlı olduğu 5 başlık sıralamıştı. Hababam Sınıfı’nın Külyutmaz Hocası gibi sıranın üstüne sıçrayıp, söyleşinin içine sığmayan bu vaatleri, ‘Yıl Sonuna Kadar Yapılacaklar’ başlıklı yazımda ele almıştım. 2 ay sonra yine sıçradım sıranın üstüne, beraber geçtik üzerinden.



Bürokrasi azalacaktı

1 Ocak 2012 tarihinden sonra Ankara’da bürokrasi azalacak” demişti Yüksel. Kamu hizmetlerinin iyileştirilmesine yönelik bütün iş ve işlemler yenilenmiş olacaktı. Örneğin; iş kurmak için sayfa sayfa evrak doldurulup, masa masa, kapı kapı dolaşılmayacaktı. Resmi işlemlerde, gereksiz evrak ve işlemler kaldırılacak, doldurulacak belgeler, internetten indirilebilecekti. 25 Aralık 2011’den itibaren uygulama başladı. Valiliğin,  http://www.ankara.gov.tr sayfasında, ‘Kamu Hizmet Standartları’ bölümünü tıklayınca hangi işlem için ne tür belgelere ihtiyacınız olduğunu, üstelik işlemin kaç gün, saat ya da dakika süreceğini görebilirsiniz. 2 günlük işe 5 gün koşturuyorsanız şikayet hakkınız doğacak, ilgili memur hakkında işlem başlatılacaktı. En son baktığımda ‘Kamu Hizmet Standartları’ duyurusunu 21 bin 500 kişi okumuş ancak işlem sayfası, 2 bin kişi tarafından ziyaret edilmişti. Bulmaca çözülmesin, en kısa  yoldan ulaşmalı bilgiye.



Proje Pazarı açılacaktı

Aralık ayı içerisinde ‘Proje Pazarı’, açılmış olacaktı. 17 Aralık 2011’de açıldı. Mucitler, 89 projeyle çıktı pazara, girişimcilerle ilk buluşma gerçekleşti. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Ankara Kalkınma Ajansı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin bu ortak projesine, destek olacak vaatlerde bulundu. Şöyle bir baktım buluşlara,  “Bilişim Vadisi, daha ne kadar dizginlenebilir böyle bir kentte” diyebildim ancak.



EMMIT’e katılacaktık

İstanbul’da, turizmcilerin ‘EMMIT Fuarı’ var. Uluslararası bir  turizm fuarı. 9-12 Şubat 2012 tarihindeki fuara, Ankara’nın katılma işlemleri tamamlandı. 15 yıl sonra Ankara, bir turizm fuarında olacak. Berlin ve Moskova’daki fuarları hedefleyebiliriz artık.

Fuar alanımız olacaktı

Fuardan devam… Ankara Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, Ankara Ticaret Borsası, Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ve Akyurt Belediyesi’nin ortaklığında, uluslararası bir fuar şirketinin kuruluşu gerçekleşti. 18 Aralık 2011 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı’yla, Akyurt’taki 330 hektar fuar alanı da belli oldu. İlk sermayesi 100 milyon dolar. Çadır tiyatrosu bitiyor Ankara fuarcılığında.



Çocuk Meclisi toplanacaktı

Son olarak Ankara’nın, çocuk dostu kent olma özelliğini geri almak, bunun için de bir adım atmak istiyordu Alaaddin Yüksel. 20 Kasım 2011’de, 1’inci Ankara Çocuk Dostu Şehir İl Meclisi’ni topladı. Çocuklar görüştü, kararlar aldı. Bir haftaya kalmadan yönergeler hazırlanmış olacak. Kim, hangi kararları nasıl uygulayacak, belirginleşecek. Büyüklerinkiyle olmayan çocukların gözüyle olur inşallah! Her yıl 20 Kasımlar’da toplanacaklar. Gelecek yılkine katılıp, 23 Nisan’ı Ankara’ya geri getirmelerini isteyeceğim!



Gevşek kumla oyalanmayacaktık
Masasında yazım, yazıdaki her başlığın yanında da düştüğü  kayıtlar vardı Alaaddin Yüksel’in. Fotoğrafları bile kanıt olarak eklemişti. 2 aylık sözünü, yerine getiriş belgesi hazırlamıştı. Yapacaklarının işareti saymak istiyoruz yaptıklarını. Söyleşimizde, çok çok büyüklerini sıralamıştı. Hepsinin pür dikkat takipçisiyiz. Ankara’yı hareketlendiren her adımı, her gelişmeyi bu dikkatle izliyoruz. Hala dalgalara dayanıksız kumdan kalelerle oyalanmaya çalışan, başkentte atılacak adımların önümüzdeki Türkiye’ye yararını kavrayamayan gönlühoşlar var çünkü.

31 Aralık 2011 Cumartesi

ANKARA’DA BİR İLK PAZAR


30.12.2011 Milliyet-Ankara Gazetesi

Her türlüsü var ama böyle bir pazar yoktu Türkiye’de. İlk kuran Ankara oldu. Adı, yeniliklere açık Ankara’ya yakışan bir pazar; ‘Yenilikçi Ankara Proje Pazarı’. Dünya, zor günlere hazırlanıyor, zor günlerin kenti de bir süredir boş durmuyor. Ağır sanayi ve bilişim alanında, olduğu zaman tüm ülkeye yararı dokunacak atılımların arifesindeyiz. Uzun yıllar büyük  yatırımlardan nasibini alamayan Ankara, sadece toprak altındaki yapısını değil, üstündeki zihinsel altyapısını da hazırlamaya çalışıyor.



Ankara Proje Pazarı

Yenilikçi Ankara Proje Pazarı, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel’in, heyecanla anlattığı projelerden biriydi. Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Ankara Kalkınma Ajansı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’yle (TOBB) işbirliğine gitti ve pazar, 17 Aralık 2011’de açıldı. Akıl evrenin her yerinde aynı akıl, değerlendirmesini bilmek gerekiyor. Açılan pazar, akla yapılmış bir yatırımdır.



Ne işe yarayacak bu pazar? Kendi atölyesinde icadıyla baş başa kalmış küçük esnaf, geliştirdiği projelere uygulama sermayesi bulamayan üniversite ve teknoparklar, hatta proje üretme kapasitesi yüksek belli başlı kurum ve şirketler, bu pazarda, girişimcilerle buluşacak. Girişimciler, çeşitli büyüklükteki şirketler olabileceği gibi, yatırım kabiliyeti yüksek birçok bakanlığımız, devlet kurumlarımız ve belediyelerimiz de olabilir. “Şu proje aklıma yattı, param bankada küflenmesin” diyorsanız siz de bu pazardan yararlanabilirsiniz. Dağınık iş enerjisinin, ortak buluşma noktası diyebiliriz.



Bir başka hayırlı çalışma

Bu arada Ankara Kalkınma Ajansı, bir çalışma daha başlattı; ‘Ankara Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin Potansiyelinin Tespit Edilmesi, Tanıtılması ve Harekete Geçirilmesi Projesi’. Yapılacak iş, projenin adında yeterince açık; Ankara’nın, teknolojik kapasitesi nedir, bu kapasite nasıl tanıtılabilir ve nasıl harekete geçirilir? Bütünüyle varolan aklı değerlendirmeye yönelik bir çalışma. Ankara, ODTÜ, Gazi, Hacettepe ve Bilkent Üniversiteleri’nin teknoparklarıyla Ankara Sanayi Odası, işbirliği yapacak. Önümüzdeki günlere, doğru bir hazırlanma yöntemi.



Herkes kendi başına dönemi

Dünya liderleri ya da ‘guru’ tabir edilen bilmiş ekonomistleri, dili varıp, “Bu ekonomik sistem ömrünü tamamladı” diyemiyor. Günden güne yalpalayan düşüncelerle oyalıyorlar dünyayı. Ankara Proje Pazarı’nın açılışında konuşan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, “Yerin altında fazla bir zenginliğimiz yok. Bütün zenginlik yerin üstünde. O zaman burayı iyi çalıştırmamız lazım” demiş. İşte bu kadar basit. Başkalarının ağzına bakmayı bırakıp, kendi aklımızla değerlendirmek zorundayız. Geleceği gören ülkeler,  başının çaresine bakacak önlemler alıyor. Kimse kimseyi kollamıyor. O dündü. Şimdi başının çaresine bakma zamanı. Bu dönem, aklını kullanma, önce kendine yetebilme, beceriyorsa ürünleriyle küreselleşme zamanı. En azından, dünyada üretilen birçok şeyi, üretebilme kudretine sahip olmanız gerekiyor.



Eğitim ve somut adımlar

Burada girişimcilik kadar önemli diğer unsur, güncellenmiş ve uygulamayla eşgüdümlü eğitimdir. Girişimleri gerçekleştirecek nitelikli işgücü, sadece üniversitelerde değil, meslek okullarında da yetişmeli. Okullar, girişimciyle uygulamayla gecikmeden buluşmalı.


Unutmayın; yıllarca masallarla oyalanmış, yılgın bir Ankara var karşınızda. Ancak somut ve gerçekleşmiş adımlar kötü gün dostu başkenti, yeniden gayrete getirecektir.