başkent ankara meclisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
başkent ankara meclisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2013 Perşembe

UYAN EY ‘ORTAK AKIL’


12.11.2013 Milliyet-Ankara Gazetesi


Çok fena uykuya dalmış, uyandıramıyoruz Ankara’yı. Okula kaldırılan öğrenci gibi “5 dakika daha” diye diye uyanamıyor bir türlü. O yüzden gecikiyor hep. Uyandırmaya öncülük edecek siyasileri de şikayetçi değil uyuyan Ankara’dan; başlarını ağrıtmayan bir şehir işte, ne güzel! Devlet de memnun ki kurumlarının yönetim merkezinde olup bitenlere, Ankaralılar kadar uzak duruyor. Uyuyan uyuyor, uyanıklar, kafasına göre, istediğini yapıyor meydan boşken. Gelişigüzel, sözde gelişiyor başkent.


Ne yapar ortak akıl?

Biz de yaklaşık 3 yıldır uykudan uyanmak, kente sahip çıkmak gerektiğini, bunun için acilen bir Ankara lobisinin oluşturulması gerektiğini karalıyoruz bu köşede. Her alanda önde duran kurumlar ve başındaki kişilerin, bir işbirliğine girişmesini bekliyoruz.

Ankara, hangi yatırımlara öncelik vermeli, hangilerini ertelemeli..

Hangi toplumsal ihtiyaçları destekleyip, hangilerini bekletmeli..

İhmal edilmiş kabiliyetlerini hangi sırayla ve nasıl harekete geçirmeli..

Dünya kenti olmak için kendine nasıl bir hedef koymalı..

Gibi kentin geleceğini öngören kararları verecek bir işbirliğinden bahsediyoruz. Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, kısaca ‘ortak akıl’ olarak tanımlamıştı bu işbirliğini. Uzun zaman uyuyunca karışık lafları zor anlıyor insan. Güzel bir kısaltma oldu ‘ortak akıl’.

Acil işbirliği ihtiyacı

Bu ortak aklı, örneğin Ankara’nın sanayicileri, erken kavradı ve kendi aralarında, üniversitelerle teknokentlerle  becerebildikleri belediyelerle harekete geçtiler. Niyet oluştu, hedefi belirlediler; yerli üretimde, ulusal hatta uluslararası yatırımlara talip oluyorlar şimdi. Aynı planlama ve işbirliğini ticaret hayatında bekliyoruz. Ya da örneğin turizmcilerden bekliyoruz. “Ankara’da turizm olsun” isteniyor ama turizmciler piyasada yok. Mutlaka bir üst dernek ya da oda oluşturup, iş ve karar birliği içinde, derhal tek ses halinde Ankara turizminin yolunu çizmeleri gerekiyor. Yine bilişim ve teknoloji yeteneği güçlü Ankara’da, sesler güçlü çıkmıyor. ‘Bilişim Vadisi’ projesi İstanbul’a, Kocaeli’ne gidecek, bizim sesimiz onlardan çok çıkıyor “Bu yatırımın en doğru yeri Ankara’dır, sakın ha!” derken.

Başkent Ankara Meclisi

Karışık ve dağınık görüntü içinde, bir takım yeni oluşumlar, dernekler de kuruluyor bu arada. ‘Başkent Ankara Meclisi’, bunların tazelerinden biri. Geçtiğimiz Cumartesi, kamuoyuna açılışı olarak tanımlayabileceğimiz bir sempozyum düzenlediler; ‘Başkent Ankara İçin Ortak Akıl’ sempozyumu. Çeşitli kurumlardan ve sivil toplum örgütlerinden 90 kurucu üyesiyle 400 civarında hemşehri derneğinin de desteğiyle  tanıttılar kendilerini. Çoğunda hemfikir olduğumuz Ankara’nın varolan durumunu, sorunlarını ve olması gerekenleri detaylı olarak saptamışlar. Tabii bizim derdimiz saptamaktan öte icraatta, sözü dinlenecek karar mekanizmaları oluşturulmasında.

Sesi çıksın

Adı tabelada kalacak bir oluşum değildir inşallah. Katılımda, Ankara’nın pekçok ileri gelenlerini, örgütlerini ve kurumlarını göremedim çünkü. Yenimahalle ve Çubuk Belediye Başkanları hariç belediyeler yoktu örneğin. Haklı bir acemilik vardı ama başlangıçta bazı eksikler olabilir. İş ki bu eksikleri tamamlamaya, Ankaralılar’ı, öncü kurum ve  kişilikleri etrafında toplamaya çaba gösterilsin. Sesi çıksın her şeyden önce; bizim de izleyeceğimiz etkinliklere ve işbirliği örneklerine aracılık etsinler. Ankara’yı, tarafsız ve doğru bilgilendirsinler. Başkentin, sözde kollayan  binlerce etkisiz derneği arasında kaybolmasınlar. Vali Yüksel’in dediği gibi topu orta sahada çevirip, bizi oyalamasınlar. Göreve talip olmuşlar, hakkını versinler.

Laf çok da icraat zayıf Ankara’da. Herkesin dünyası, kendi etrafında dönüyor. Ortak aklı uyandırıp, Ankara’ya beraber bakmazsak biz, bu dar dünyaları aşamayacağız.

13 Şubat 2013 Çarşamba

BAŞKENT ANKARA PLATFORMU

12.02.2013 Milliyet-Ankara Gazetesi


2007 yılından beri oluşmaya çalışıyor. 6 Şubat 2013 günü sivil toplum örgütü başkanları ve Ankara’nın kanaat önderlerinden oluşan ve 45 kişilik Yüksek Kurul’u toplandı. Yüksek Kurul, Sanayi Odası’ndan Ticaret Odasına, rektörlerinden profesörlerine, eski milletvekillerinden halen görevli bürokratlarına, köklü büyük derneklerinden, sendikalarına, ilçe platformlarından hemşeri derneklerine kadar Ankara’nın önde gelen kurum ve kişilerinden oluşuyor. Geniş bir yelpazenin temsilcilerinden oluşan bu yapılanma, bir ‘Ağabey Dernek’ olarak kurulma aşamasına geldi. Yeni adı ‘Başkent Ankara Meclisi’ olacak. Bir ay içinde resmileşecek yeni dernek. “Ankara’nın lobisi yok” diyorduk, en önemli adımı atılıyor galiba.



Canalıcı saptamalar

Başkent Ankara Platformu, şu satırlarla dikkatimi çekmişti: “Başkent Ankara’nın nüfusunun yaklaşık üçte ikisi Anadolu’dan göç ederek Ankara’ya yerleşenlerden oluşmaktadır. Ülkemizin çeşitli yörelerinden gelerek Ankara’ya yerleşenlerin büyük çoğunluğu, kurdukları hemşehri dernekleri ile dayanışmalarını sağlayarak doğal olarak memleketlerinin sorunlarına sahip çıkmaktadırlar. Ancak yaşadıkları başkentin sorunlarına uzak kalıp, bunun neticesinde başkenti adeta sahipsiz bırakmaktadırlar. Bunun için; Başkente sahip çıkmak, Başkentlilik bilincini ve hemşehriliğini geliştirmek üzere BAŞKENT ANKARA PLATFORMU kurulmuştur.



Bu paragrafın içinde, Ankara’nın sahipsizliğinin diğer yarısı vardı. Devletten, yerel yönetimlerden sonra, kentin sakinleri de kendi haline bırakmıştı başkenti. İçinde oturuyor, ekmeğini yiyor, çocukları büyüyor ama sahip çıkmıyordu. Ankara, dünyanın en hırpalanan başkentlerinden biri haline geliyor, yetmiyormuş gibi bir de adı “Gri kent” e çıkıyordu. Ne devlet büyükleri ne yöneticileri ne de sakinleri üstüne alınıyordu bu grilikten. Cefakar Ankara, hem bir başkente hem de herhangi bir kente yakışmayacak tutumlarla geçirdi son 60 yılını.



Platform neye sahip çıkacak

Başkent Ankara Platformu’nun son toplantısından birkaç cümle daha var ki oluşumla ilgili ümitleri yeşertiyor: “Bu hareket, başkentin güleryüzlülüğünü, efendiliğini, girişimciliğini, saygınlığını, tarihini, güzelliklerini, kültürünü ön plana çıkaracak. Üniversiteleriyle teknokentleriyle savunma sanayisiyle başkentin silikon vadisine ulaşmasına öncülük edecek, turizmin, sporun ve sanatın da başkenti olması için yenilikçi kalkınma projeleri ve fikirleriyle başkentin gelişmesine katkıda bulunacaktır.” Şu cümle, Ankara’yı çok ilgilendiriyor; “Platform olarak başkentte yaşayanları dikkate almadan onların hatıralarını göz ardı ederek yapılan yerel yönetim anlayışına ‘dur’ diyeceğiz.



Kendini Ankara’yla düşünmek

Bu platformda Ankara’nın çok ciddi dernekleri, kurumları ve kişileri var. Sadece şirketini, kurumunu ve kendini değil,  Ankara’yı düşünen bildiğimiz isimler. Kendini biraz bırakıp, Ankara’yı düşünme zamanı zaten. Bir dönem, ortak bir akılla şehri rayına sokmak, bir dünya kentine çevirmek gerekiyor. Kafasına esen, estiğini yapmamalı artık Ankara’da. Tüm Ankara’yı ve Ankaralılar’ı kapsayan, stratejik planları olmalı başkentin. Siyasilerin de yolu açacak desteği.



Ankara’nın, kendi kuyruğunu kovalamaktan kurtulması için bu lobinin oluşması, yani konuları, önem sırasıyla değerlendirecek ve kararlar oluşturacak bir ‘Ağabey Dernek’ şart. Biraz kendimizi, Ankara’yla düşünme zamanı. Karşılığını, her zamanki gibi fazlasıyla verecektir cefakar başkent. Gözümüz, Başkent Platformu’nda.