tarife etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarife etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2015 Perşembe

CAN ALAN OTOPARK



14.07.2015 Milliyet-Ankara Gazetesi


Medeni koşullarda yönetilen bir ülkede, “İstediğin yere şikayet et” denemez. Şikayet edilen burnundan geleceğini bilir çünkü; devletin kurumları, tepesine çöker. Devletin hiçbir kurumundan korkmayan adamın dolaştığı sokaklar ise zaten medeni koşullarda idare edilmiyor demektir. Bir de o devletin tüm kurumlarıyla merkezi olan başkentinde bu cesareti taşıyorsa o adamlar, adamlar değil, devlet tartışma konusu olur.



Şikayetler artıyordu

Son 1 yıldır şikayetler katlanarak artmıştı. Otoparkçıların başıboşluğu gazetelere defalarca haber oluyor, bir sonraki haberde görüyorduk ki ipin ucu biraz daha kaçıyordu. Hiçbir önlem alınmıyor, kamu kurumlarının gözleri önünde, kendi açısından gelişmesini sürdürüyordu otoparkçı camiası. İpin ucu kaçtı kaçtı, 21 yaşındaki bir fidanın, Mehmet Karagöz’ün canına mal oldu sonunda. 2 yaralıysa Mehmet’e göre şanslıydı.



Gerekçe ve karar

Ankara Büyükşehir Belediyesi, 12 Şubat 2007’de Belediye Meclis’inde, 296 Sayılı Kararı’nı onaylıyordu. Kararda “.. Ancak Ankara'nın pek çok cadde ve sokağı araç otopark yeri olarak kullanılmağa devam edilmekte, bu yerleri otopark mafyası illegal (yasadışı) olarak işletmektedir. Ayrıca Belediyemiz’in pek çok geçici ve daimi açık ve kapalı otopark yerleri bulunmakta ve bunlar belediye tarafından işletildiğinde görevli işçilerin maaşlarını bile buranın hasılatından çıkarmak mümkün olamamaktadır. Buralardan Belediyemiz’in büyük kayıpları olmaktadır” gerekçesi öne sürülüyor ve “..Büyükşehir Belediyesi’nin işletmekte olduğu alanlardaki otopark olarak kullanılacak park yerlerinin (daimi veya geçici kapalıve açık otoparklar, mekanik otoparklar, cadde ve sokaklardaki otopark olarak kullanılacak park yerleri) araç başına 50 yeni kuruş günlük ücret üzerinden aylık kiraya verilerek, işletme haklarının 25 yıllık süre ile devredilmesi..” kararı alınıyordu.



Son tarife

Park ücretleri “.. özel park ücretlerinin üzerinde olmamak kaydıyla..” firma tarafından belirlenecekti. 1 Mart 2015’den itibaren geçerli son tarife şöyleydi:


AÇIK VE YOL BOYU OTOPARKLAR (TÜM ARAÇLAR)

0-15 dakika ücretsiz (yol boyu otoparklar için)
15 dk.-4 saat arası KDV dahil 5 TL
4 saat-8 saat arası KDV dahil 7 TL
Tam gün KDV dahil 10 TL



ÇOK KATLI VE KAPALI OTOPARKLAR (TÜM ARAÇLAR)

0-1 saat arası KDV dahil 5 TL
1-4 saat arası KDV dahil 7 TL
4-8 saat arası KDV dahil 9 TL
Tam gün KDV dahil 12 TL



Ve uygulanan tarife

İpin ucu ise şöyle kaçtı; bu tarifelere uyulmadı önce. ‘15 dakika ücretsiz tarife’ hiç uygulanmadı. 5 liralık yere 7 lira, tutturabilen 10 lira aldı. İtiraz mı ettin, “İstediğin yere şikayet et” cevabı da yanında hediye. Park yeri sabah 8’le akşam 8 arasında ücretli ama görevşinas otoparkçılar, gecenin geç saatlerine kadar görev aşkıyla çalıştı. Ha bir de kendini kaptırmışlar var; başkasının evine ya da dükkanına ait otoparka da sahip çıkıyorlardı. ‘Fiş’ diye üzerinde hiçbir resmi bilgi olmayan kağıt parçası takdim ediyor, bazıları acıyıp 50 kuruş yazıp elinize tutuşturuyordu. İtiraz edersen “Ara, şikayet et istediğine...” Bazısı, görevin kutsallığına tecavüz edildiği kanaatiyle olsa gerek, bir de üstüne ana avrat dümdüz gidiyordu.



1 fidanı kurutmaya, 2 esnafı yaralamaya kadar vardı iş. Ertesi gün Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun talimatıyla yol kenarı otoparkları kaldırıldı.



Bir bu eksikti

Büyükşehir Belediyesi, sokakların yasadışı işletilmesinden şikayetçi olduğu için kiralanmamış mıydı otoparklar? Üstelik araba başı 50 kuruşla yetinmeyi göze almıştı. ‘Parayı vermeyen canını verir’ durumuna nasıl geldi bu işler? Onca kamu kurumu, sayfa sayfa haber olurken niye seyretti? Olacağı buydu zaten. Olduktan sonra önlem almak, medeni bir idare biçimi mi şimdi?


Mehmet Karagöz cinayeti, şişmiş balonun patladığı yerdi sadece. Buzdağının ucuydu. İşte bir bu eksikti sanki Ankara’da, otopark terörümüz de oldu.

23 Haziran 2014 Pazartesi

ZAM ZAMA


20.06.2014 Milliyet-Ankara Gazetesi

Sindirim sistemi öğütemeden diğer zam geliyor. Önceki zamları sindirmeye çalışırken toplu taşıma ücretlerine yeni zamlar yapıldı. Şişkinlik yapıyor tabii. Bünye, kabullenemiyor, şişkinliğin fazlasını dışarı vurmak istiyor. Bizim millet dışavurumcu olmadığı içine patlıyor. İçten patlamalı toplumun nadir örneklerindendir; ya kendini ya birbirini yerler. Yine öyle olmuş.



Toplu taşıma araçlarını kullanan ve büyük şehirlerde yoğun  kullanılmasını savunan bir Ankaralı olarak zam bende şişkinlik yaptı mesela. Hele İstanbul’u ve ücretlendirme sistemini bilen biri olarak karnım şişti. Şişkinliğin gazını alacak ifadeler biçiminde bir dışavurum oldu ilk anda.



Başkente İstanbul tarifesi

Hatırladım da; 3-4 yıl önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi zam yapmıştı, minibüs ve halk otobüsleri kendi tarifesini uygulamıştı, onu hatırladım. Örneğin dolmuşlar, öğrenciyi 1 liraya sabitlediler, 1 lira 40 kuruş olması gerekirken. 1 lira 75 kuruşluk mesafeden 1 lira 50 kuruş alıyor, erken inerseniz 1 lira 20 kuruşa düşürüyorlardı. İstanbul’un mesafeleri de öyle Ankara’yla kıyaslanacak mesafeler değil ama biz Ankaralılar, aynı tarihlerde İstanbul’la aynı tarifeye talim ediyorduk.



2 durak da gitseniz 10 durak da gitseniz ister dolmuş ister halk otobüsü, 2 liraydı. Oldu şimdi 2 lira 40 kuruş. Oysa İstanbul’da dolmuş, mesafeye göre para alır, halk otobüslerinde de belediye otobüsünden ucuz aktarmayı kullanabilirsiniz. Ucuz olduğu için bu araçları, kısa mesafelerde kullanmaktan çekinmez vatandaş. Sürümden kazanılır.



Öğrenci ve memur kenti Ankara’daysa daha çok İstanbul’a yakışan fiks menü zengin tarifesi uygulanıyor. Seçenek yok.



İnternette patlıyormuş gençler

Her zamanki gibi kamuoyundan bir tepki gelmeyince zamlar, sadece bizi şişirdi sanıyorduk. Meğer bizim içten patlamalı toplum ki özellikle öğrenciler, sıralı, internette patlıyormuş. Hele zammı savunan bazı tuzu kurular karışınca araya, adeta infilak ediyorlar. Sen bir de Şentepe teleferiği, bedava olmasın mı! Hır çıkar, şahit yazarlar diye sadece okumakla yetindik yazılanları.



Zammın başkenti
Zam zama geçinip gittiğimiz Ankara için, ezberimizi tekrar edebiliriz; başkentin toplu taşıma olanakları, çok sınırlı ve yetersiz. Ancak her şeyin başkenti olmayı yakıştırıyoruz da bu Ankara’ya, zammın niye olmasın değil mi efendim, öyle de düşünmek lazım! Çok şükür, bu konuda hiç kaptırmıyor bayrağı!