fazıl güleken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fazıl güleken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2013 Cuma

ANKARA’DA 24 SAAT ULAŞIM


19.02.2013 Milliyet-Ankara Gazetesi



İstanbul’dan döneli 1 yıl kadar olmuştu herhalde. İstanbul’un sınırlamasız, saatsiz günlerini yaşadığım çocukluk arkadaşım geldi bir işi için. Akşam yemeğe sözleşmiştik, Sakarya Caddesi’ni seviyor, memnun olacağı bir yere oturduk. İşten güçten, arkadaşlardan derken laf lafı açtı, saat gecenin 11’ni geçmeye başladı. Bir ara “Ne çabuk 11 olmuş” deyince arkadaşım “Gecikiyorsan kalkalım” dedi. “Yok canım, son metroya daha var” dedim, sohbete devam ettik. Zaman yaklaştı, metro yüzünden sohbeti böldük, kalktık. Arkadaşımı, oteline yolcu ettim, metroya inmek için yürüyen merdivenlerin başına geldim. Bir süre bakıştık; ben, yürüyen merdiven ve metro girişi. Demir kepenk dekorunu, ilk kez görüyor, gördüğümü anlayamıyordum. “Kapalı” mı demek istiyorlardı acaba? “Ankara’ya hoş geldin” oldum. Yaz tarifesi bitmiş, kış tarifesi başlamış o gün. Batıkent’e taksi, 57 lira tuttu. İstanbul’a gider, Boğaz’a nazır bir yemek yiyebilirmişiz o gece!


Yürüyüş kenti!
Bir başka gün arkadaşlarımla Çiftlik’te yemek yemiş, benim yüzümden biraz erken kalkmıştık. “Siz beni metroya bırakın, hiç yolu uzatmayın” diye İvedik Metro Durağı’nda indim. Tam merdivenlerin başına yaklaştım, koşa koşa tırmanan bir adam geçti yanımdan. Yetişemedi, son vagonun arkasından baktık beraber. Son tren değildi ama Karşıyaka’daki evine gidecek son otobüsü kaçırmıştı bu trenle. Birine yakınma ihtiyacı duydu, bana anlattı, ben de telaşının nedenini öğrenmiş oldum. Adamcağız bizim gibi muhabbetten de değil, vardiyalı çalıştığı işinden gelip, evine gidiyordu. “Ne yapacaksın peki?” dedim, “Yürüyeceğiz mecbur” dedi. ‘Marka Şehir Ankara’da, yürüyüş sporuna destek tamdı!

24 saat ulaşım için önerge
Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkanvekili Fazıl Güleken, 8 Şubat’ta, Belediye Meclisi’ne bir önerge verdi. Şöyle diyor: “Ankara, yüz binlerce üniversite öğrencisinin, işçi, memur, emekli, emekçi insanın yaşadığı, giderek büyüyen  Büyükşehir Belediye sınırları içinde, uzak mesafelerde semtleri bulunan bir kenttir. Ankara’nın turizm açısından gelişme ve daha çok turist çekme iddiası da bulunmaktadır. Özel aracı olmayan Ankaralılar’ın aile, hasta ziyaretlerinden dönerken geciktiğinde de gece otobüse binme gereksinimleri vardır. Bu gereksinim, özel aracı olmayan, vatandaşlar, öğrenciler ve turistlerce ciddi bir talep olarak gündeme gelmiştir. Dünyanın bütün çağdaş ve turistik kentlerinde olduğu gibi gece saat 23.00’den sonra belirli saat ve sefer aralıklarıyla otobüs seferlerinin konulmasını öneriyoruz.” 1 yıla yakındır biz de öneriyoruz.

Marka şehir önce yaşamalı
Biz de öneriyoruz çünkü nüfusu 5 milyona ulaşmış bir kentte, talepler de artar. Böyle bir kent, nüfus yoğunluğuna oranlı bir hareket yaşar artık. Gece 10’dan sonra eve gitme telaşına düşürürseniz o kent, saat 10’a kadar yaşar. 10’dan sonra ölü sokaklara hükmedersiniz. Kolay bir idare biçimidir. Ancak dünyada marka olmuş şehirler, etkinlikleri ve günü en uzun yaşayan uygulamalarıyla marka olurlar. Her dakikasına taliptirler içinde yaşayanların ve ziyaretçilerin. Yaşadıkça daha hızlı evrimleşir şehirler. Gelişmelerde, önden giderler.

Saat 10’da gecesi biten bir şehre de turist falan gelmez zaten. Gündüz gezer, gece eğlenir turist insanı. Bir ülkeye gelirken ilk baktığı şey ucuz ulaşım ve eğlence olanaklarıdır. Turistin ‘T’sine gelemezsek turizmin ‘T’sine de gelemeyiz. Gece en azından saat başları, şehrin merkezlerine 24 saat ulaşabilmeli herkes. Hem metro hem otobüsler, belki minibüslerle. Ankara, bu büyüklüğe ve talep edecek birikime ulaşmıştır.

Yaşamayan şehirde, sihirbaz olsanız yapabileceğiniz bellidir. Hele ‘Marka olacağım” diyorsanız, önce şehrin yaşaması gerekir.

23 Temmuz 2011 Cumartesi

AKILLI DURAK AKILSIZ DURAK


22.07.2011 Milliyet-Ankara Gazetesi

Ankara’da durak yok” yazısı yazma hastalığına tutuldum. 3 ayda bir yazmazsam kuruntuya kapılıyorum; “Bana da Ankaralılar gibi, kanıksama virüsü mü bulaştı?” diye. Bir yıldır, bazı yazılarımızın açık konusu olmuş ya da başka konuların içine sızmış otobüs durakları. Endişeliyim; dur duraksız durak yazmakla kafayı bozarsam ya? ‘Duraksızlık’ diye bir hastalık yok ki hangi hastane, ne gerekçeyle kabul etsin beni!



Durak önergesi

Nasıl olduysa geçen hafta, Büyükşehir Belediye Meclis’inde, ‘durak önergesi’ verildi. Önergeyi veren CHP’li Grup Başkanvekili Fazıl Güleken, “Ankaralılar, daha bakımlı, beklemeye elverişli ve vatandaşı yazın sıcaktan, kışın, yağmurdan ve soğuktan koruyacak duraklardan otobüse binmek istiyor. Otobüs duraklarının daha konforlu ve korunaklı hale getirilmesi gerekiyor” dedi. Durak mı dediniz? Duramam bir dakika, müptelasıyım. Araya amblem tartışması girince zor sabrettim. Duramıyorum duraksız.



Durak yok ne konforu?

Yalnız sayın Güleken, siz bakımlı, konforlu ve korunaklı duraktan bahsediyorsunuz ama ben,  “Durak yok, olsa” diyorum. İnşallah sadece olan durakların düzeniyle ilgilenmiyorsunuz. Ankara’da otobüs durağı yok, ne konforu? Dahası başkentin merkezi Kızılay’da bile yok. Bir keresinde metronun Güvenpark çıkışında, merdiven önlerine ciddi bir kalabalık birikmişti. Nümayiş var, yürümeyen merdivenlere tavır alıyor millet zannetmiştim. Yağmurun dinmesini bekliyorlarmış. O sırada otobüsler geçmeye devam ediyor yukarıda. Acelem olduğu için ben çıktım. Kızılay’la gazete arasında dere yok ama geldiğimde dizlerimin altına kadar yükselen nem, paçalarımdan süzülerek tahliye oluyordu. Yazın da sıcaktan cinnet geçirmediysek eğer, buğdayını hasat etmiş çiftçi kavrukluğuyla gidiyoruz işimize, evimize. Artık fışkıracak hale gelmiş amele yanığı bedenlerimiz, D vitaminini kabul etmiyor. Aşırı vitaminden, kaldırımlara çöküyor yaşlılar.



Türk tipi durak

Bir de eğer düşünülüyorsa ‘Türk Tipi Durak’ tasarlanmasını talep ediyoruz Ankaralılar olarak. Üçü oturarak beşi ayakta dolan otobüs durakları, bize uymuyor. Avrupa’dan devşirme durak tasarımları göze hoş gelebilir ama işlevsel değil bizim millet için. Birçok Avrupa kentini görmüş biri olarak biliyorum; orada, 5 kişi bekliyorsa kalabalık olmuştur durak. Ortalaması 3 kişidir. O sıklıkta gelir çünkü otobüs ve tramvay. Bizde ortalama 20 kişidir. Kızılay’da, 60’a kadar çıkar sayı. Belki de bölgeye ve yere göre tasarımlar yapılmalıdır.



Akılsızına bile hasretiz

2008 yılında, Akıllı Durak ihalesine çıkılmıştı. Neredeyse 3 yıldır ses çıkmadı. Duraklar, fazla mı akıllı çıktı nedir, müzakere ediyorlar herhalde duracakları yeri! Aman vallahi öyle akıl, fikir gibi büyük beklentilerimiz yok bizim duraklardan. “Gazeteye gideceksen yanlış durakta bekliyorsun Ali İnandım” ya da “Kale’ye, otobüs yok, Resim-Heykel’in aradan yukarı kaptır” diyecek hali yok ya. Yağmurdan, kardan, kavurucu güneşten korusun, varsın aklı eksik olsun.


Ne acı ki 21’inci yüzyılda, Türkiye’nin başkentinde, böyle çağdışı beklentileri olan Ankaralılar olsun. Klimalı lüks arabalardan anlaşılması zor şeyler mi anlatıyorum?