gece seferleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gece seferleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2015 Cumartesi

20 TON MU AĞIR 5 MİLYON MU?



08.05.2015 Milliyet-Ankara Gazetesi


Tarih 12 Mayıs 2014. Metronun gece sefer saatleri geri çekildi o gün. En son metro Kızılay’dan, Batıkent, Sincan ve Çayyolu’na, 11’de kalkar oldu. Batıkent’in devamındaki Sincan hattı, Kızılay’dan kalkan trenle aynı saatte kalktığı için Kızılay’dan son trene binen, Batıkent’te kalıyor yani. Çayyolu’ndan Kızılay’a son sefer 10 buçuk, Sincan’dan Batıkent’e 10. Batıkent’ten Kızılay’a giden de 10 buçuğa yetişecek. Gayet ince hesaplama söz konusu; kafa aşure oluyor, “Ne, ne zaman, nereden” derken bir tutam saç, yerlere süzülüyor.



Cümle Ankara ahalisinin eksik metrolu 1’inci yılı kutlu olsun. Alkış.. havai fişek.. bin trene...



Tavuklarla yarış

EGO Genel Müdürlüğü, “Yolcu aktarmasız, hızlı ve konforlu bir tren işletmesinin sağlanabilmesi amacıyla Ankara Metrosu hatları sinyalizasyon sistemlerinde, entegrasyon çalışması yapılacak” demişti geri almaya gerekçe olarak. Ancak çalışmanın ne kadar süreceği yoktu açıklamasında. Büyükşehir Belediye Başkanımız Melih Gökçek, 2014 sonunda biteceğine ilişkin bilgi verdi bir konuşmasında. Alışığız, 8 ay dişimizi sıkıverirdik.



Seferlerin geç saatlere uzatılması, sabah daha erken başlatılması talebimiz vardı çünkü vatandaşlar olarak, bitsin de sıra ona gelsindi. 8 ay, 1 yıl oldu. Ortada “bitti, bitiyor” diye bir haber de yok. Hızlandırılmış bir akşamüzeri birlikteliği yaşıyoruz dostlarla. Az buçuk gece yaşamı var Ankara’da, onu da kademeli olarak bitiriyoruz çok şükür. Tavuklarla kim daha erken yatacak diye yarışıyoruz 1 yıldır.



Misafir de şikayetçi

Yaz geldi, günler uzadı. Böyle giderse tavuklar bile bizden sonra kümese gidecek. Şehir dışından gelen misafirlerimize, önceki halinde bile mahcup oluyorduk, 1 yıldır açıklama yapıyoruz “bitecek yakında.. bitecekti.. müthiş sinyalizasyon oluyor.. her an bitebilir” diye ne mecburiyetimiz varsa. Özellikle İstanbul’dan gelenleri eğlemesi zor oluyor, alışıklar 24 saat yaşayan bir şehrin hareketine. Erkenden sokakları boşalan bu kentte, turist falan ne yapıyor hiç sorası gelmiyor insanın.



“Yeni trenler 20 ton ağır”

Böyle vehimler içinde geçerken günler, konudan haberdar bir ileri gelenin ağzından şu sözler döküldü: “Çin’den gelen trenler, olması gerekenden 20 ton ağır gelmiş. Raylar, bu trenlere göre değil.” Duyum muydu? Bilgiymiş.



Metromuzla hava atacağız derken düştüğümüz duruma bakın. E başkent Ankara’yı, ‘başkışla’ ilan edebiliriz o zaman. Muhtarlar da içtima alsın gece 11’den sonra. Bilişim Vadisi de mutlaka buraya kurulsun; 5 milyon robotu, isteseniz üretemezsiniz çünkü. Haydi sen sağ, ben selamet!


Yıllardır metroda, hala süren gecikme ve özensizliklere “Düzelir elbet” diye katlandık ama 5 milyon nüfuslu başkent, eğer 20 tonluk fazlalığın altında kalıyorsa 1 yıldır, daha büyük ağırlıkların altından nasıl kalkacak, pes edebiliriz şimdiden. Plansız, programsız, denetimsiz bırakılan bir kentte, olacağı budur. Bu başkent Ankara, dünya markası falan olamaz. Artık parçalardan toplanmış, yamalı bohça olur ancak.

24 Haziran 2014 Salı

METRO KAÇIYOR DÜKKANI KAPAT!



24.06.2014 Milliyet-Ankara Gazetesi

Ağabey, bizzat Melih Gökçek’e mektup yazacağım. Mavi masa falan olmuyor; form doldur diyor, e bekle, ne zaman cevap verecek belli değil.” Çalıştığı lokantadan eve yetişme derdinde. Batıkent’te bir lokanta bu. Batıkent’ten Ulus’a, oradan otobüsle Keçiören’e gidecek. Üstelik lokanta, bu yüzden gece 9 buçukta, erken kapatmak zorunda kalıyor. 14 kişi çalıyormuş, hepsi aynı dertten muzdarip.



Herkes memur değil

Çok acar gazeteci olduğum için gittiğim her yerde soruyordum. Tunalı’daki, Kuğulu Park’taki lokanta da aynı nedenle aynı saatte, erken kapatıyor. Sincan’daki, Kayaş’taki de. Kızılay’dakilerin, yarım saat kazancı var, o da Batıkent yönüne gidiyorlarsa. “Gece seferleri niye bitti” diye sorup, devam ediyor “Herkesi memur zannediyorlar, özel sektörde çalışanları düşünmüyorlar.



Müşterisi olduğumuzu varsayalım; yemeği yiyip, garsonla beraber koşa koşa eve yetişmeye çalışıyoruz düşünsenize.

- Birader, sen yemekle beraber hesabı da getir, metroyu kaçırmayalım.

- Ağabey, ne kadar düşüncelisiniz, ağlamak istiyorum!



Niye araban yok?

Gece seferlerinin asıl müşterileri onlar; garsonlar, komiler, otel personeli, vardiyalı çalışan işçiler, AŞTİ’den binen-inen yolcular. Daha önce Yenimahalle’de, saniyelerle kaçırdığı metronun arkasından ağıt yakan vatandaşı anlatmıştım. Onunla beraber bineceği otobüsü de kaçırdığı için Karşıyaka’ya yürüyecekti Macunköy’den. Gece ıssız oluyor oralar, cesaretine hayranlığımı gizlemiştim.



Daha sonra bu gece seferlerini gündeme getirince öğrendik ki Sincan’a yürüyenler, AŞTİ’de sabahlayanlar, en yakındaki tanıdığına zoraki misafir olanlar varmış. Gece muhabbetçilerini saymıyorum, onların talepleri, turistler de dahil, kayda değer bulunmuyor pek. Araban yoksa muhabbet neyine, eğlenmek neyine a şaşkın. Gelen de bir avuç zaten, paran yoksa Ankara’ya niye geldin a turist.



“Biz seni bırakırız”

Korka korka gidiyordum, gece birileriyle yemeğe çıkmaya iyice korkar oldum. “Aman gece gelme gündüz gel” diyorum, “Niye?” diyorlar.

- Metroyu iyice erkene aldılar, ne yediğimi ne konuştuğumu anlıyorum kardeşim.

- Ya biz seni bırakırız.

Çankaya’da oturan adam, niye beni Batıkent’e bıraksın bir kere. Öte yandan “Ya bu herifle gece çıkma, Batıkent’te oturuyor” biçiminde yayılırsa şanım, çok varmış gibi, askeri disipline giren sosyal yaşamım tamamen bitti demektir. Bitti zaten.



Köyde yaşasam yatsıyla yatar, sabah namazıyla kalkar, tarlaya giderim” diyeceğim ama tarla olayımız yok bizim, sorun orada. ‘Köy-kent’ dedikleri böyle bir şey mi yoksa? Onu mu bilemedik biz?



Fayton isteriz!

Gece seferlerinin en az sabah 2’ye kadar uzatılmasını, en geç 5-5 buçuk gibi başlamasını, bütün bunları bilerek öneriyorduk. Nasıl bir sinyalizasyonsa Sincan metro hattı kadar sürüyor yapımı, sefer saatleri geri çekilince mum dikti yaşamımızın ortasına. “Ankara, gece de yaşamalı” derken kıvırdık dizimizi oturuyoruz evde.


Faytonla seyahatli günlere mi dönsek acaba? Taksiden çok daha ucuza gelir. “Gece 1’de Kale’den al beni Memed efendi?” Dıgıdık dıgıdık Batıkent’e, maziyi anarak hususi servis!

9 Haziran 2014 Pazartesi

GECE SEFERLERİ BİTTİ



06.06.2014 Milliyet-Ankara Gazetesi


Bir ay önce, daha başlamadan biteceğini söylemiştik zaten. Bu kadarcık sürede, hele Ankara’da, olmaz, olamazdı. Hiç uygulamaya bile gerek yoktu. Kent algısıyla ilgili bir konu çünkü; yaşayan bir kent yaratmayı istemekle ilgili. ‘Memur kenti’ kafesini, kırmayı istemek lazım. Bir 20 yıl daha beklemeyiz inşallah.



Başladığını anlamadan bitti

12 Nisan’da başlamıştı. Gece 12’den sonra, saat başı olmak koşuluyla otobüs seferleri devam edecekti. Önce “1 hafta uygulayıp, duruma bakacağız” dendi, sonra tarih verilmeden uzatıldığı açıklandı, “Ne zamana kadar?” derken bitti.



Büyükşehir Belediye Başkanımız Melih Gökçek, 20 günde 3 bin 600 seferin gerçekleştirildiğini, toplam 13 bin 563 yolcu taşındığını açıkladı. Bu rakam, sefer başına yaklaşık 4 yolcu ediyormuş. Seferleri devamlı hale getirmek için sefer başına 20 kişi olması gerektiğini yoksa Belediye’nin zarara uğrayacağını söylemişti Melih bey.



EGO zaten zarar ediyordu

EGO, zaten zarar ediyor diye biliyorduk biz. Birkaç yıl önce hem Melih bey hem Ego Genel Müdürü zarar etmekten yakınıyorlardı. Büyük suçluluk duymuş, utanıp, “Kaldırın bari otobüsleri” diyecek olmuştuk. Bir Aşağı Ayrancı otobüsü gelene kadar 3 tane halk otobüsü geldiğini görünce Belediye’nin otobüslerine ağırlık vermeye başladık, zararı kapatmak için.



Hem bindik hem de soruyu sorduk ama; Belediye’nin işi kar etmek midir hizmet etmek mi?



Bir ay önce ‘21 Saat Ulaşım’ derken bu uygulamanın bir hafta, bir ayla olmayacağını söylemiş, “En az 3 ay, mantıklısı 6 ay olmalıdır” demiştik. Kentin, uygulamaya alışmasına zaman tanımak gerektiğini, bu kadar süreye Ankaralılar’ın, gargara bile yapmayacağını da belirtmiştik. 20 günde 13 bin 500 yolcunun gece seferlerini kullanmasına bile şaşırdık açıkçası.



Kaynaşamadık

Örnek; bizim otobüsün nerden kalktığını 10 gün sonra öğrenebildim ben. Duyurusu o zaman asıldı çünkü otobüslere. Nasılsa bitmiştir diye de sonra arkasını takip etme ihtiyacı duymadım. Bünye alışkın değilki, içtimaya yetişir gibi koşa koşa eve gitmeye alışkın. Velhasıl bir gece seferi siftah etmek, bir Ankara gecesini doya doya yaşamak nasip olmadı fani dünyada. Otobüsler durakta, biz evde, kaynaşamadık, sokakların boşluğunu dolduramadık.



Kafesi kırmalıyız
Melih bey, ümidini kırmamalı, yılmadan, 21 saatle başlayıp, 24 saat ulaşımı başkente getirmeye çaba göstermeli. Hiç olmayan bir alana girmeyi düşünüyor Ankara; turizm. Çok uzun vadeli düşünmeli, sonra fazlasıyla zararı telafi edeceğine inanıyoruz. Bir kez daha “Yaşam, yaşayan kente dolar, kentin cazibesi canlılığıyla artar” diyerek Ankara’nın kaderini değiştirmesiyi umuyoruz. Dünya kenti olabilmek için ‘Memur kenti’ kafesini, kırıp atmasını...

11 Mayıs 2014 Pazar

21 SAAT ULAŞIM



09.05.2014 Milliyet-Ankara Gazetesi

12 Şubat 2014’de açıldı, hala “Sincan metrosu başladı mı?” diyenler yaşıyor Ankara’da. Kızılacak sayıda kişiden duydu kulaklarım bu soruyu. “Batıkent-Sincan hattında oturmuyorsa bilmeyebilir” diyelim. Yahu efendim, vatman koltuğunda Cumhurbaşkanı, etrafında Başbakan, Meclis Başkanı, arkalarında 7 Bakan, Büyükşehir Belediye Başkanı ve yanında hediyesi bir de İspanya Başbakanı dizilmiş. Gazetelerde, ekranlarda, ulusal çapta boy boy resimler, görüntüler... Senin nasıl haberin olmadı?



Nasıl bir ilgisizlik?

Yanımda bir teflon tava taşıyayım, ‘Bilinçlendirme Teşkilatı’ kisvesiyle bıngıldağın bilinç köşesine indireyim istedim soruldukça. Sordukça sonuna kadar kovalaya kovalaya bilinçlendireyim. Bu nasıl bir ilgisizliktir, yeni çıkmışız yerel seçimden, bir de oy vermiştir Allah bilir!



2 yıldır yazıların içinde geçiriyorduk ama 19 Şubat 2013’de ‘Ankara’da 24 Saat Ulaşım’ diye toparlamak zorunda kalmıştık. Bir gece metro kepenkleriyle tanışıp, Batıkent’e 57 lira taksi parası verince eğlenmeye İstanbul’a gitmeyi mantıklı bulduktan sonraydı. İstanbul’dan, uzun yıllar sonra yeni dönmüşüz, bilmiyoruz; Ankara’da, gece 12’de kepenklerin mesaisi başlıyormuş meğer. O günden sonra Ankara eratı sınıfından, askeri tertip, uygun adım eve gidiyoruz!



1 hafta 1 milisaniye

Bizden sonra 24 saat toplu ulaşım, 30 Mart Yerel Seçimi öncesi, pek cılız bir mırıldanma benzeri gündeme gelmişti. Hürriyet Ankara’dan Deniz Gürel arkadaşımız, konuyu, Büyükşehir Belediye Başkanımız Melih Gökçek’e hatırlatmış. Başkan, önümüzdeki haftadan itibaren “Gece 12’den sonra saat başı otobüs kalkacak. Bir hafta boyunca saat başı otobüslerde ortalama 20 yolcuyu yakalayabilirsek devam edeceğiz” demiş.



1 hafta mı?



3 aydır devletin en yüksek makamlarının açtığı metrodan habersiz Ankaralı’ya 1 hafta, milisaniye etkisi yapmaz. 20 kişinin 15’i, otobüs yolundan, otobüse baka baka eve yürümeye devam eder vallahi. Bu sürenin bilinçli idrak için yetersiz olduğunu, eminiz, tıp bilimi de onaylayacaktır.



En az 3 ay, mantıklısı 6 ay olmalıdır deneme süresi. İstanbul’da, sabah 3’te, 4’te, Kadıköy, Bakırköy dolmuşlarında ya da Beşiktaş-Üsküdar takalarında kuyruk olur. Oluyor çünkü İstanbul’un 24 saat ulaşımı, hiç kesilmemiştirki.



Önce 21 saat

Ankaralı’da, şikayetlerin uzun yıllar karşılıksız kalmasından kaynaklanan yılgınlık, dinozor ağırlığı var. Bir haftalık uygulamaya gargara yapmazlar. Alıştıra alıştıra hazırlamak lazım; milletin eli ayağına dolanmadan, göstere göstere.



Önce gece yarısı 12’den sonra yarım saatte bir olmak üzere sabah 2’de seferleri bitirip, 5’te yeniden başlamasını öneriyoruz. Özellikle metro, 12’den sonra, kesin bu saatler arasında çalışmalı. 24 saat ulaşım mutlaka hedeflenmeli ama zamana yayılmalı. Askeri tertibe alışkın Ankara’nın da kenti  yaşamayı, yeniden öğrenmesi gerekiyor çünkü. 24’den önce 21 saate alışılmalı.


Yaşam, yaşayan kente dolar. Kaç saat yaşanıyorsa o kadar canlıdır. Cazibesi, canlılığından kaynaklanır. Canlı bir kent istiyorsanız 24 saat yaşatacaksınız sokaklarını. Kışla tarifesi bir yaşamın bahanesi seferlerin zararı ise eğer, karşılık olarak gösterilecek bir ‘gereksiz harcamalar’ listesini, hemen çıkarmak mümkündür.