13 Ekim 2014 Pazartesi

KÜT TURİZM


10.10.2014 Milliyet-Ankara Gazetesi

Ankara’yı yeniden keşfedecek Ankaralı ama edemiyor. Yarım yamalak kulaktan duyma bilgi, iğreti tarihi mekanlar, kefesi dengesiz yatırımlar, kentini keşfetmesine engel oluyor. Kabaca kalınlaşıyor belki ama uzamıyor, gelişmiyor, bir bütünlük, kararlılık olmayınca turizm küt kalıyor.



Eskişehir ana baba günüymüş

Türkiye’nin başkenti, turizmin kerametini kavrayamıyor. 1 ileri 2 geri, arada 2 ileri 1 geri, aşağı yukarı aynı yerde sayıyor. Yöneticileri ve ileri gelenleri, turizmin bu kenti nasıl canlandıracağını, nasıl ekmek kapıları açacağını ısrarla duymazdan geliyor. “Mış” gibi bir şeyler yapılıyor, sonra yat kulağın üzerine, çürük tohumdan meyve bekle. Denizsiz, Kale’siz Eskişehir, bayramda ana baba günüymüş, bizimkiler seyrediyor.



Bayram raporu

Bayram öncesi ‘Bayramlık Ankara’ derken bu kez esnafa sataşmış, bayram boyunca kapalı dükkanları eleştirmiştik. Bayramdan sonra arayanlar oldu. Son 2-3 yıla göre, ikinci günden itibaren, bu bayram daha fazla dükkan açılmış özellikle Kale ve Hacı Bayram’da. İkisi de hareketliymiş. Hamamönü, yarı yarıya açıkmış, hareketi de az olmuş. Geçen yıl sadece bir bakkal açıktı çünkü, niye gelsinler?



Bu arada kondu diye sevinmiştik, Kale’deki güvenlik görevlileri, 2 haftadır yeniden kaldırılmış.

Hiç şaşırmayacaksınız; Turizm Danışma Bürosu, bayram boyunca kapatmış. Üstelik büronun yanındaki tuvaleti de kapatmışlar. “Bayram’da turist de tuvaleti de gelmesin” diyor turizm büromuz!

Güvenlik kalkınca daracık Kale sokaklarında arabalar, başıboş cirit atmış. “Kalabalık kafileler geldi, arabalar sokakta sıkıştırdı hep” diye yakındı esnaf.

Samanpazarı tarafından Kale Kapısı’na çıkan yol, hala zifiri karanlıkmış. Aylar oldu biz o halde göreli.



İşte bunlar, 2 geri 1 ileri adımlardan.



50 yıla süper!

Zaten bu yıl da ne yolu ne sokak aydınlatması ne suyu çözülemedi Kale ve çevresinin, 5’inci yaza kaldı vuslat. Önümüzdeki 50 yıla çok süper bir yer olacak biraz sabredersek. Polyanna bizi tanısa, iyi niyetinden utanırdı. Taş taş, direk direk, metre metre azimle ilerleme inancımızı, coşkumuzu görse rol aldığı masaldan istifa ederdi. Ya da arkamızdan konuşur, bilemiyoruz ne söylerdi artık!



Günü kurtaran tadilatla kapalı dükkanla turizm olmaz. Yöneticileri, ileri gelenleri, esnafı, bütünlüğü olan ortak organizasyonlar yapmadığı ve tavırlar almadığı sürece başıyla nihayeti ayrı yere gider bu işlerin. Acemilikte ısrar, turizm kapısını aralanmadan kapatır. Ticaretin ömrünü, küt turizmin, olan boyunu da kısaltır. Bozkırın dikenlerini, bir de AVM’lerimizi sayarız oturup.


Turist beklerken bayram sokaklarından olmak üzereyiz. Bizim gitmediğimiz yere, onlar niye gelsin? Ucu kaçıyor, tutun efendiler!

Hiç yorum yok: