belediye meclisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
belediye meclisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2018 Cumartesi

BAŞIMIZA KALDIN ANKAPARK


21.07.2018 Milliyet - Ankara Gazetesi

Paralarımızı yuttun, Atatürk Orman Çiftliğimiz’i yuttun, az kaldı Belediyemiz’i yutacaksın Ankapark. Ankara’yı yutmasan hafazanallah!.. Bir şehrin ortasına dipsiz kuyu açın deseler, biz açtık en büyüğünü, bizi yutmasın diye dua ediyoruz şimdi o kuyuya.

Su baskını, seli bitmeyen Ankara’nın, altyapısı, toplu taşımasını çözmeden 2 trilyon (katrilyon)lirasını yutan Ankapark..
Gevşek zeminli arazi üzerine betonları asfaltlarıyla çöreklenen, Atatürk Orman Çiftliğimiz’i plastik dinozorlara feda eden Ankapark..
10 milyon turist getireceğim” deyip paraları saçan, sonra 1 milyon turiste rıza gösteren ama daha açılışı bile yapılamadan başımıza kalan Ankapark..

Kasa tamtakır
Belediyenin herkese, her yere ucu görünmeyen borçları anlaşılınca göreve geldikten 2 ay sonra “Kasa tamtakır” demek zorunda kalan Belediye Başkanımız’ın en önce sırtına çullanan Ankapark..
Dünyanın terk etmeye uğraştığı, modası geçmiş eğlence tarzını bir asır sonra keşfeden..
Belediye Meclisi üyelerinin bile ne masrafından ne ihale şartlarından haberdar olamadığı Ankapark..
Tüm ısrarlı uyarılara karşın inatlaşırcasına şehrin göbeğine açılan dipsiz kuyu..

İşletmeye değmiyor mu?
İşletmeci firma arayan lakin üçüncü ihaleden de eli boş dönen Ankapark.. Türkiye’den çıkmadığı gibi dünyadan da talip olan yok. Bırak 10 milyon turisti, işletmeye değer bulan yok. 19 Haziran 2018’de işletmecilere açık üçüncü ihale yapıldı, gözler kapıda kaldığıyla kaldı.

Plansız şehircilik laboratuvarına dönen başkentin, en ibretlik örnekleri arasına girdi Ankapark. ‘Ben yaptım oldu’ idare biçiminin simgesel başyapıtı desek yeri. Ve bütün bunlar hiçbir uyarıyı tınmadan, şehir plancılarına, turizmcilere, uzmanlara danışmadan devletin, hükümetin, milletin gözünün içine baka baka yapıldı.

Karabasanla uyandık
Şehrin temel ihtiyaçlarını görmeden 10 milyon turist rüyasına dalmanın karşılığı, bir karabasanla uyanmakmış. Bir yandan 2 bin yıl önce uygulanan şehircilik ve kurulan şehirlerin dahi gerisine düşüyor, bir yandan ayranımız yok içmeye, tahteravanla gezmek istiyoruz. İsteyebilirsin de başımıza kaldın Ankapark, tahteravanı biz taşıyacağız!

17 Nisan 2018 Salı

BÜYÜKŞEHİR’İN KİREÇLENME DERDİ


17.04.2018 Milliyet - Ankara Gazetesi

Aday da olsa emanetçi de, şimdi de seçimden sonra da hangi partiden olsa fark etmez, gelecek başkanın Allah yardımcısı olsun. Başkenti 2019 yerel seçimlerine yetiştirmekse mevcut koşullar içinde imkansız gibi bir şey..” demiştik 31 Ekim 2017’de. 23 buçuk yıllık Belediye Başkanımız Melih Gökçek’in istifasının 3 gün sonrasıydı.

Devam etmiştik: “..Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturacak başkan ya da başkanları, öncelikle kemikleşmiş ilişkiler ağı bekliyor. Fosilleşmiş kadrolar dışında kamu kurumlarının içinde olmaması gereken ilişkiler, yüksek bir duvar gibi daha giriş kapısında dikilecek yeni başkanın karşısına..” Tahminimizden hızlı görevden almalara karşın kalanların, eski düzen alışkanlıklarından vazgeçemediğini anlıyoruz.

Üstlerine rağmen
Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın defalarca uyarmasına, yeni Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Tuna’nın “Emsal öldü” demesine karşın alışkanlık işte, partilisi Belediye Meclisi üyeleri, imar planlarında emsal düşürülmesine karşı çıktı. Hatta İmar Komisyonu üye seçimlerinde bir de emsal düşürülmesine karşı olan sürpriz aday çıktı ve Tuna’ya nispet yaparcasına komisyona seçildi.
Güzel mi bu şehir? (Foto: Ahmet Soyak)
Kişilere yönelik ranta izin vermeyeceğiz” diyen yeni Başkan Tuna, eski alışkanlıklarından vazgeçemeyen kadroyla karşı karşıyaydı. ‘Fosilleşmiş kadrolar’ın ‘kemikleşmiş ilişkiler ağı’nı bu biçimde beyan etmesi, demek istediğimize de iyi bir örnek oluşturdu. Başkent, uzun zamandır bu kireçlenmiş eklemleri nedeniyle hareket edemiyordu zaten. Üstlerinin sözü, uyarısı da kar etmiyordu hareketlenmeye.

Başlarken biten şehirler
Emsal nedir? İnşaatına başlanacak yapıların kesin sınır ve kat sayılarını belirleyen değerdir. Bu değerleri, şehrin durumuna ve şehircilik ilkelerine göre belediye belirler. Arazi durumu, yaşam alanları, altyapı, trafik, ulaşım gibi koşullar düşünülür. Diyelim şehircilik açısından 5 katlı 10 daireli bir apartman yapılması uygun görülen yere, emsali arttırarak 20 katlı 80 daireli bir apartman yaparsanız, yapan çok kazanır ama Çukurambar’da olduğu gibi şehircilik açısından çözümsüz sorunlar yaratarak o bölgeyi bitirirsiniz.
Emsali kontrolden çıkmış Çukurambar
Nitekim Ocak ayı ortasında Mustafa Tuna, “..Bu Çukurambar bölgesindeki binalar, Allah rahmet eylesin. Öldüler, ölecekler. Trafik probleminden. Yol yok, çok yoğun. Çok kötü, çok yüksek binalar var.. Hala devam eden inşaatlar var. Sıkıntıyı oradaki vatandaşlara sorun. Çukurambar da öldü, emsal de öldü..” demişti. İşte emsalleri arttırarak, Ankara’nın dört bir yanında Çukurambarlar yaratmaya devam eder, yaşanmaz bir şehri kendi ellerimizle yaratmış oluruz. Öyle de yapıyoruz nitekim.
İçinden Çukurambar..

Seçime yetişmesi zor
Maalesef kötü bir alışkanlık oluşmuş ve biz, İmar Komisyonu’na asli işini anlatmak zorunda kalıyoruz. Üstlerine rağmen bazı üyeleri, direnç gösteriyor alışkanlığından vazgeçmemek için.

Toplu taşımacılıkta, altyapıda, turistik bölgelerde olduğu gibi, başka kireçlenmiş konu ve birimleri de var Büyükşehir Belediyemiz’in. Yukarıdan sirayet etmiş, aşağıyı da kilitlemiş bir kireçlenme. İmar Komisyonu seçimindeki cesarete bakılırsa Mart 2019 Yerel Seçimleri’ne kadar bu kireçlenmenin ne kadarının çözülebileceğini kestirmek biraz zor.

27 Haziran 2017 Salı

MAMAK AŞTİ MAHKEMEDEN DÖNDÜ



27.06.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi

Bizim AŞTİ evden kaçmaya niyetliydi, Ankara 2. İdare Mahkemesi “Olmaz, otur oturduğun yerde” demiş. 1 ay olmuş, kararlar çıkalı. Ayrıntılı açıklamalar içeren 3 davanın kararları şöyle özetlenebilir:
Mahkeme, Büyükşehir Belediyesi’nin almış olduğu emsal arttırma, plan notları değişikliği, ihale yapılması için alınan Belediye Meclisi kararları ile ihale yapılması için alınan Meclis kararını ve Kamu İhale Kanunu’na aykırı bulunan unsurlar olduğu için yapılan ihaleyi iptal etmiş.

“Amaç ne?”
Azıcık açmaya çalışırsak:
Ankara Şehirlerarası Otobüs İşletmecileri ve Acenteleri Derneği’nin açtığı davalarda mahkeme, "Büyükşehir Belediyesi’nin 2023 Nazım İmar Planları’na göre, AŞTİ'nin yerinde kaldığı ve bunu destekleyecek cep terminalleri yapılmasının bu planda yer aldığını ancak Belediye’nin planı değiştirmeden ve AŞTİ'nin akıbetinin ne olacağı belirtilmeden yeni terminal yapılmasının amacı anlaşılmamaktadır" diyor.
Mamak'ta yapılmak istenen AŞTİ'nin yeri
“Emsal yeterli”
Söz konusu alana terminal yapılması için gerekli alt yapının, ulaşım yollarının, raylı sistemlerin olmayışı ve vatandaşların terminale ulaşmasının zorluğu belirtilirken Yeni Mamak Terminali arazisinin şimdiki AŞTİ'nin yaklaşık 5'te 1'i kadar olduğu, bu alana terminalin sığmayacağı, cep terminali olacaksa da alınan emsal arttırmaya ihtiyaç olmadığı, mevcut emsalin yeterli olduğu vurgulanıyor.

Belediye Meclisi’nin ‘Terminal alanı dahilinde hizmet verecek olan taşıtların akaryakıt, bakım, onarım vb. ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için gerekli alanlar yer alabilir’ şeklindeki kararını Büyükşehir Belediyesi söz konusu alanın cep terminali olacağı, AŞTİ'nin yerinde kalacağı biçiminde savununca, mahkeme, “Madem burası cep terminali, neden bunlara ihtiyaç var?” diyerek iptal ediyor.

Ne olacak şimdi?
Bu durumda ihalenin iptal edilmesi ile ihaleyi alan konsorsiyuma satılan arazinin yeniden belediyeye geçmesi gerekecek, Belediye Meclisi de yeniden kararlar alarak söz konusu arazinin emsalini yeniden 1.3'ten, 1'e düşürecek, plan notlarını iptal edecek, ihale edilen arazinin yeniden belediyeye devredilmesi için işlem başlatacak.

AŞTİ yerinde kalacak” diyor, “Yok, cep terminali olacak” diyor, bize AŞTİ’nin Mamak’a taşınacağı, yanında 5 cep terminali yapılacağı hatta ihaleye çıkıldığı açıklanıyor. Karışık!.. O cep terminallerine, dün de bugün de ihtiyaç zaten vardı da niye Mamak Terminali’nin bir koşulu haline getiriliyor mağdurlar olarak onu da anlamaya çalışıyoruz.

Kör nokta herkes için
AŞTİ’nin otobüsçüler açısından ‘kör nokta’ tabir edilen, dolayısıyla vatandaş açısından da ters olan bu bölgeye gitme arzusu, mahkeme kararlarıyla da iptal edilmiş oldu. Otobüs trafiğinin yoğun olduğu bölge, İstanbul-Eskişehir-İzmir yönleri çünkü. Ayrıca İstanbul bile çözdü bu sorunu; cep terminalleri, 2005 yılından beri acil ihtiyacı başkentin.

Karışık kafamızla özetleyebilmişizdir inşallah. Ne oluyorsa kafa çok karıştırılınca oluyor, AŞTİ bir muamma zihnimizde.