kızılırmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kızılırmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2017 Salı

KASA TAMTAKIR KURU BAKIR



12.12.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi

Sabah Gazetesi Yazarı Yavuz Donat, Belediye Başkanımız’la görüşmesi ardından yazdı: “Kasa durumu sıkıntılı. Belediye... Bankalara borçlu. Piyasaya borçlu... Müteahhitlere borçlu. Sigorta ve vergi borçları birikmiş... ‘Yapılandırma’ durumunda. Büyükşehir Belediyesi, personel maaşlarını ASKİ'den destek alarak ödeyebildi. Mustafa Tuna'nın kaynak arayışı sürüyor.

Ama daha Ankapark gibi, İmrahor Vadisi’ne yapılacak Ankara Boğazı gibi, yarım milyon konut fazlamız varken Güneykent gibi çılgın projelerimiz vardı, para bitmiş mi yaa?
2 katrilyon emip bitmeyen Ankapark

Yapacaktık!..
Bunlar bittikten sonra her yağışta su basmasın diye altyapı,
Kolay ve ucuz toplu taşıma,
Çoktan bitirilmesi gereken Kızılay-Dikmen, Dikmen-Sokullu, Söğütözü-100.Yıl, Esenboğa gibi yeni metro hatları,
Bilişim Vadisi,
Kongre ve fuar merkezi,
Stadyum ve spor tesisleri,
Turizm yatırımları ihtiyacımız vardı.
Yeri göğü betona, asfalta boğacaktık!..
Ankara il sınırları dışında birçok yere, Ankara’ya vermediğimiz hizmetleri götürecektik daha.
Ankara Boğazı fantezisi
Hizmet olarak borç
ASKİ ve EGO’nun gelirleri ipotek edilerek alınan borçlar nereye gitmiş? 2 yıl önce 6 katrilyon borcu olan şehir, borca borç mu katmış hizmeti de vermeden? Hizmet olarak borç almış oluyoruz bu durumda. E 2 katrilyon emen kara delik Ankapark da ‘işlemez’ deniyor. Başa dönüyoruz yani...

Vallahi daha yeni belediye başkanımız belli olmadan söylemiştik “Gelecek başkanın Allah yardımcısı olsun” diye. Sıcak kestaneler, Mustafa Tuna’ya nasip oldu.

Süpermen olsa Ankara’yı 2019’a yetiştiremez” de demiştik. Çok çalışsa iki seçim döneminde anca normale döner bazı şeyler. Tuna’ya çok çalışmak, bize borçları ödemek düşüyor bu durumda.

Şizofren şehir
Mirasyedi akrabanın nimetlerinden hiç nasiplenmediğiniz borçlarını ödemek zorunda kalmaktan farkı yok. Farkı; 5 buçuk milyonluk bir şehrin ödemek zorunda kalması borcu.
Suyu arıtılamaz denilen Kızılırmak

3 ayrı boru  hattıyla 384 kilometre hat döşeyip 128 kilometre uzaktan getirilen ama ‘arıtılamaz’ denilen Kızılırmak suyunu içmek zorunda kalan 5 buçuk milyonluk şehre kaldı borçlar. Bir kara deliği de güzergahı 3 katına çıkartıldığı için bir türlü getirilemeyen ancak asıl Ankara İçmesuyu Master Planı’nda olan ve içilebilir Gerede suyu. Bekliyoruz faturayı.

Meğer çalışanların maaşını ödeyemez duruma gelmiş tamtakır kuru bakır kasayla ne çılgın hayaller kuruyor, olmayan paramızla amma caka satıyormuşuz. Gerçeklikten kopuk, sahip olmadığı dünyayı yaşayan, şizofren bir şehir görmüş müydünüz?

8 Kasım 2017 Çarşamba

YAŞANILABİLİR KENT ANKARA



07.11.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi


Başkent, üçüncüsü yapılan ‘En Yaşanabilir Kentler’ araştırmasının sıralamasında birinci oldu. Bakıyoruz habere, bir Ankara daha mı var bizim yaşadığımızdan başka diye. Arabalar için yapıldı herhalde araştırma. Öyleyse doğrudur, hatta bu konuda zirveyi uzun yıllar da bırakmaz arabasever Ankara. Ama içinde yaşayanlar, özellikle yayalar, bizim gibi boş gözlerle süzmüş, anlamaya çalışmıştır isim benzerliği mi acaba adı geçen şehrinki şüphesi içinde.

Kağıt üzerinde mi?
Şehir plancıları öyle demiyor, mimarlar öyle demiyor, orman ve çevre mühendisleri öyle demiyor da bizim bildiğimiz Ankara, nasıl birinci olabiliyor? Diğer şehirler mi o kadar kötü de biz birinci oluyoruz yoksa kağıt üzerinde öyle mi görünüyor acaba?
Geç geçebilirsen karşıya
İçinden otoban gibi yolların geçtiği ama yayaların karşıdan karşıya geçemediği, geçebildiği yerde de arabalar önünde tavuklar gibi kaçışılan bir şehir Ankara. Kırık dökük, düzensiz kaldırımları dip dibe büfe, bitmeyen reklam tabelaları ve saksılarca tam tabiriyle işgal edilmiş, engelliyi gözetmeyen, yayaların yürüyemediği bir şehir. Yağış olmaya görsün; ne yoldan geçilen ne kaldırımında yürünen...

Ulaşım özürlü ama..
50 kilometre çaplı şehirde 5 kilometre çaplık toplu taşıma ağı olan, bu kadarını bile birbirine uyumlu bağlayamayan bir şehir. 17 yıl çivi çakılmadan bekleyen, dünyanın gar ve havaalanına uğramayan tek örneği, hala 6 hattı yapılmamış, yapılanda da aynı hat üzerinde kesintili yolculuk edilen, kapasitesinden 10 kat düşük yolcu taşıyan metrosu var bu şehrin. Tramvayın ‘T’si uğramadı henüz. Nasıl birinci olunabiliyor böyle?

Metro ve otobüs saatleriyle sosyal yaşama sınır koyan, hastayı, yolcuyu, öğrenciyi, vardiyalı çalışanları düşünmeyen şehir, tavuklar için doğru da insanlar için nasıl yaşanılabilir kabul edilebiliyor acaba?

Suyu, yeşili ve selleriyle
2007 yılında bitip hizmete girmiş olması gereken Işıklı-Gerede suyu dururken 1968’deki ‘Ankara İçmesuyu Master Planı’nda bile ‘arıtılamaz’ denilen Kızılırmak’ın kirli suyu içirilen bu şehir, nasıl yaşanabilir birinci olabiliyor?
Kızılırmak

Kişi başına düşen yeşil alan 17 metrekareye çıkarıldı” denen rakamları uzmanlar, “4, hadi en fazla 4 buçuk metrekaredir” diye açıklıyor. ODTÜ, ilgili kamu kurumlarının gözü önünde bir gecede 135 hektar ormanından oldu. Şehrin ihtiyacı olan yeşil kuşak, orman ile yapay yeşillendirme ya da park arasındaki farkı ayırt edemeyen şehir, nasıl birinci seçilebiliyor?
Bir gecede yangınsız 135 hektar ormanını kaybetti Ankara
Her yağışta dereleşen sokakları, nehirleşen caddeleri, havuzlaşan altgeçitleriyle tüm Türkiye’nin alay konusu olan şehrin, yaşanılabilir olan kısmı neresidir?

Yağ lekesiyle birinci
Tarihi dokusu ve eserleri korunacağına ya da restore edileceğine bildiğiniz yepisyenilenen, 2 bin yıllık kalesine sahip çıkamayan, ödüllü mimari eser değeri taşıyan yapılarını baraka kadar kolay yıkabilen şehre, hangi ölçüye göre birincilik veriliyor?
Yıkılan birçok Cumhuriyet yapısından biri de ödüllü İmar Bankası'ydı  
Ayrıntılara girmeden bu kaba değerlendirmenin ardından şehir plancılarının ‘yağ lekesi’ dediği düzensiz, gelişigüzel şehirleşmesi, kendi yaptığı planı binlerce kez ihlal eden belediyesiyle demek birinci olunabiliyor.
Şehrin 2 katrilyonunu emen Ankapark

Nerede?
Ülkenin öncelik sıralaması olmayan, bu nedenle kaynaklarını doğru kullanamayan, borcu bitmeden borçlanan başkentinden bahsediyoruz. Bu şehir, uzmanları dinleyip rantın ihtiraslarına bu kadar teslim edilmese, kıt kaynaklarıyla bile bozkırın ortasında vaha, ülkeye örnek bir şehir olurdu.

Kağıt üzerinde değilse eğer, soruyoruz: “Söyleyin bize o birinci olan Ankara nerede? Orada yaşamak istiyoruz!

16 Ağustos 2017 Çarşamba

GEZEGEN BULAN ŞEHRİN İÇ TEMİZLİĞİ



15.08.2017 Milliyet - Ankara Gazetesi

Geçen yılki yoğunlukta olmadı ama geleneksel yazlık ishal günlerimizin Haziran ayında başladığından haberdarız. Sosyal medyada Ankaralılar, paylaştıkları fotoğraflar eşliğinde “Çeşmeden çikolata akıyor” diye minnetlerini iletmişti Belediye’ye. Yavaş yavaş iç temizliğiyle ilgili memnuniyet ifadeleri duymaya başladık çevremizdeki insanlardan. Şanslı sakinlerindendi mevsimin açılışını yapan başkentliler.

Soru ve yanıt
Bu yaz da Kızılırmak suyu, son dakikada gündeme geldi nihayet. CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi geçen hafta Meclis’e soru önergesi verdi, Belediye Başkanımız Melih Gökçek de beklemeden, önergeyi tivıtırından (twitter) yanıtladı hemen: “Evet Ankara’da barajlar alarm verdiği için biz aylardır Kızılırmak’tan su veriyoruz. Elbette Kızılırmak suyu diğer barajlarımızdan gelen su kadar lezzetli değil. Ama ‘Susuzluk mu yoksa lezzeti olmasa da su mu?’ derseniz, senin kafana yatmasa da biz su deriz..” diyerek devam etti “..Kızılırmak’tan ağustos ayında mümkünse su vermeyelim diye talimat verdim. Kaldı ki Sağlık Bakanlığı yetkilileri 2017 yılındaki ishal vakalarında geçmiş yıllara nazaran artış olmadığını açıkladı.
Sodyumu, klorürü, alüminyumu, sülfatı bol çikolata renkli nehir: Kızılırmak
Kiri pası çözüyor
Eylül 2014’de, Kızılırmak suyunda sodyum, klorür, alüminyum gibi bolca olduğu tespit edilen sülfatın, borulardaki kiri, pası çözdüğünü, o yüzden çeşmelerden suyun kirli aktığını bir basın toplantısıyla açıklamıştı zaten Büyükşehir Belediye Başkanımız. Biz de “Boruyu temizleyen, insanların tahliye sisteminde de bir temizliği sağlayabilir pekala” diye düşünmüştük.
Temsili Kızılırmak suyu kullanılan boru ile kullanılmayan kirli boru

Ancak geçen yıl biraz daha ağır geçen temizlik işlemi nedeniyle ‘alttan-üstten’ tahliyeye maruz kalan vatandaş, aklı ve kalbi sokaklarda, 15 Temmuz darbe girişimini televizyondan izlemekle yetinmişti. Burukluğunu açıklayamadılar açık açık.

Müthiş keşif
Tam Kızılırmak suyu yine başkentin gündemine gelmişken bir haber: “Türk bilim insanları, ilk kez bir gezegen keşfettiler.” Ankara Üniversitesi merkezli, Türkiye’de değişik üniversitelerden bilim insanlarının katıldığı, Rusya ve Japonya’nın da teknik desteğiyle güneş sistemimizin dışında bir gezegen bulunmuştu. Olumsuz haberlerden bunaldığımız, göğüs kabartan başarı haberlerine açken gelmişti müjde. Çok yaşasınlar, helal olsun bilim insanlarımıza.

Biliniyordu zaten
Demek çeşme suyu içmiyorlarmış” diye geçti aklımızdan başarılı çalışmayı değerlendirirken. Çok donanımlı bir teleskop tuvalete sığmayacağına göre, mantıksız büyüklükte bir tane inşa etmek gerekir. E açıklayamazsınız dünya bilim camiasına. Zaten teşneler, “Türkün aklı ya kaçarken ya...” diye yapıştırıverirler önyargıyı. Oysa uygun ortam sağlandığında, aklımızın gayet zehir çalıştığı bu başarılı sonuçta da görülüyor.
Bilim insanlarımız, suyu musluktan içmeyip başarılı oldu
Kızılırmak suyuyla ilgili tartışma, içildiği sürece bitmeyecek anlaşılan. Bu suyun içmeye elverişli olmadığı, 1968 yılında Amerikalı CAMP-HARRIS-MESARA ortak girişim grubuna yaptırılan  Ankara İçmesuyu Master Planı’ için düzenlenen raporda da yer alıyordu. Ama yaptık, oluyor işte. Su fiyatına temizlik işlemleri de yanında bedava.