1 Nisan 2015 Çarşamba

HOŞGELDİN ÇİĞDEM



01.04.2015 Milliyet-Ankara Gazetesi


Her bahar yazmak ister mi insan? Öyle insanın içini açan bir çiçek ki bahar coşkusunun karşılığı sanki. Ankara’ya baharın gelişi, en renkli onunla karşılanır. Grileştirilen başkentin, ademoğlundan önce de ev sahibidir. Grileştirilen başkentin, hem griliğini hem kıraç toprağını, yırtarak fışkırır sarısı. Ruhu grilere nispet “Merhaba”sıyla canımıza güneş dolar, ümidimiz canlanır. Her baharı coşkuyla uyandıran Ankara çiğdemi vardır başkentin. En güzel karşılama onunla selamlaşmaktır, biliyor da o yüzden her bahar “Bir daha yaz” diyor gönül.

Bilgelik var çiğdemde

Ademoğlundan önce ev sahibidir ancak daha yaklaşık 150 yıl önce keşfedilmiştir. Sadece Ankara’da yetişir, sarı çiğdemlerden daha sarı, yaprakları daha incedir, karıştırmayınız. Renginin aksine serin havayı, az güneşi sever. Rahata değil mücadeleye yatkın; kayalık, çalılık, çamlık gibi açtı mı ümit gibi doğacağı zor arazilerde yetişir. Bir bilgelik var çiğdemde. Pir Sultan Abdal, 400 yıl önce keşfetmiş kerametini:

Sordum sarı çiğdeme

Sen nerede kışlarsın

Ne sorarsın hey derviş

Yer altında kışlarım


Sordum sarı çiğdeme

Yer altında ne yersin

Ne sorarsın hey derviş

Kudret lokması yerim


Sordum sarı çiğdeme

Senin benzin ne sarı

Ne sorarsın hey derviş

Hak korkusun çekerim


Sordum sarı çiğdeme

Anan baban var mıdır

Ne sorarsın hey derviş

Anam yer babam yağmur


Sordum sarı çiğdeme

Asacığı elinde

Hak kelamı dilinde

Çiğdemde dervişlik var


Pir Sultan'ım erlerle

Yüzü dolu nurlarla

Ak sakallı pirlerle

Çiğdemde dervişlik var

Sürdük dervişi
Ev sahibiydi, kentin dışına sürdük dervişi. Bitkibilimci, doğa aşığı Hikmet Birand hocanın İncesu Deresi yamaçlarında söyleştiği çiğdemleri yok ettik. 1963’de yazdığı nefis eseri ‘Anadolu Manzaraları’ndaki sohbetin satırları kaldı geriye. Pazar günü Ankaralılar, Elmadağı, Yakupabdal köyü Söbüçimen Yaylası ve Tekke köyü civarında ziyaretlerine gitti, en yakınları o uzaklıkta şimdi.



Sevgi Çiçeği’nden iyi
Bir an sadece Gölbaşı’nda yetişen, kendine has Sevgi Çiçeği’nin en sevdiği, en çok açtığı yere at çiftliği yapıldığını hatırlıyor, seviniyoruz; uzakta da olsa güneş sarısıyla baharı müjdeleyen çiğdemlerimiz hala açıyor diye. Doğayla baş edip de insanın vahşetini anlayamayan dervişlerin selamını alabilecek kadar şanslı olduğumuza seviniyoruz. Bu yıl da içimize güneş dolduran, ümidimize can katan Ankara çiğdemine “Hoşgeldin çiğdem!” diyor, onun şahsında bütün çiçekleri, yapraklarından öpüyoruz!

Hiç yorum yok: